Yargıtay Kararı Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu 2014/247 E. 2014/283 K. 13.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu
ESAS NO : 2014/247
KARAR NO : 2014/283
KARAR TARİHİ : 13.11.2014

Görevsizlik Kararı veren
Yargıtay Daireleri : 4 ve 15. Ceza Daireleri
Mahkemesi :Asliye Ceza
Günü : 04.10.2011
Sayısı : 539–833

Sincan Cumhuriyet Başsavcılığının 07.05.2011 gün ve 3328–1233 sayılı iddianamesi ile; sanık … hakkında kasten yaralama, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret, tehdit ve kamu malına zarar verme, sanık … hakkında kasten yaralama, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret ve silahla tehdit suçlarıdan cezalandırılmaları talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Sincan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2011 gün ve 539–833 sayı ile, sanıkların aynı suçlardan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
Hükmün sanıklar tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesince 16.06.2014 gün ve 25094–21782 sayı ile;
“Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İddianamede açıklanan eylemlere, Yargıtay Kanunu’nun 14. maddesine, Yargıtay Büyük Genel Kurulunun kararına ve temyizin kapsamına göre, işin incelenmesinin Yüksek 15. Ceza Dairesinin görevine girdiği”,
Dosyanın gönderildiği Yargıtay 15. Ceza Dairesince 09.07.2014 gün ve 15417–13884 sayı ile;
“6545 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle, 04.02.1983 tarih ve 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 14. maddesinde yapılan değişikliğin, 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği dikkate alınarak ve söz konusu Kanun değişikliğine göre, ‘Ceza dairelerinde, daireler arasındaki iş bölümünün belirlenmesinde; mahkeme kararındaki nitelendirme, mahkumiyet dışındaki kararlarda ise iddianamede veya iddianame yerine geçen belgedeki nitelendirme esas alınır, çeşitli suçlara ait davalarda, suçların en ağırını incelemeye yetkili olan daire görevlidir’ hükmüne yer verilmiştir.
Çeşitli suçlara ilişkin açılan davalardan en ağırı saptanırken, hapis cezasının üst sınırı daha fazla olan suça ilişkin dava daha ağır kabul edilmeli, üst sınırların eşit olması halinde bu kez alt sınırı daha fazla hapsi gerektiren suça ilişkin davanın daha ağır olduğu sonucuna varılmalıdır. Hapis cezası ile birlikte öngörülen adli para cezaları ise, her iki suça ilişkin hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının eşit olması halinde dikkate alınmalıdır.
04.10.2011 tarihli kararda, sanık …’in mala zarar verme suçundan 5237 sayılı TCK’nın 152/1-a, 168, sanık …’ın tehdit suçundan aynı Kanunun 106/2-a, 43/2 maddeleri gereğince mahkumiyetlerine karar verilmiş olmakla,
İncelenen dosya içeriğine göre; temyiz incelemesine konu suçlardan mala zarar verme suçunun cezası, 5237 sayılı TCK’nın 6545 Sayılı Kanunun 65. maddesi ile değişik 152/1-a maddesinde bir yıldan dört yıla kadar hapis; tehdit suçunun cezası ise aynı Kanun’un 106/2. maddesi uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasından ibaret olduğu gözetildiğinde;
Mahkumiyet kararındaki nitelendirme ve Yargıtay Kanunu’nun Değişik 14. maddesi gereğince temyiz incelemesinin Yüksek (4.) Ceza Dairesi’nin görevi dahilinde olduğu” gerekçesiyle karşılıklı görevsizlik kararları verilmiştir.
Oluşan olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULU KARARI
Yargıtay 4. ve 15. Ceza Daireleri arasında oluşan ve çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; kasten yaralama, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret, tehdit, silahla tehdit ve kamu malına zarar verme suçlarından açılan kamu davasının yargılaması sonucunda kurulan hükmün temyiz incelemesinin hangi Özel Dairece yapılması gerektiğinin belirlenmesine ilişkindir.
Temyiz incelemesine konu olan suçların yaptırım miktarlarında suç tarihinden sonra değişiklik yapılması halinde hangi aşamadaki ceza miktarlarının görevli ceza dairesinin belirlenmesinde esas alınması gerektiği hususu öncelikle ele alınıp değerlendirilmelidir.
2797 sayılı Yargıtay Kanununun ceza dairelerinin görevini düzenleyen 14. maddesinde, 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6110 sayılı Kanunla yapılan değişikliğe dayanılarak Yargıtay Büyük Genel Kurulunca alınan 09.02.2012 gün ve 1; 21.01.2013 gün ve 1; 24.01.2014 gün ve 1 sayılı kararlarda, işbölümü kararlarının tebliğnamesi bu tarihten sonra düzenlenen işler için geçerli olacağı hükme bağlanmıştır.
6545 sayılı Kanunun 37. maddesi ile 2797 sayılı Yargıtay Kanununa eklenen geçici 13. maddesi uyarınca, 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 6545 sayılı Kanunun 31. maddesi ile değişik 14. maddesine göre hazırlanarak 31.07.2014 tarihinde yürürlüğe giren 17.07.2014 gün ve 2014/2 sayılı Yargıtay Büyük Genel Kurulu Kararı’nın “Ceza Daireleri İşbölümü Ortak Hükümler” başlıklı bölümünün 1 ve 2. maddelerinde de;
“1- Bu iş bölümündeki düzenlemeler, yürürlüğe girdiği tarih itibariyle geçerlidir.
2- İş bölümünün yürürlüğe girdiği tarih itibariyle düzenlenen tebliğnameler, iş bölümündeki düzenlemeler esas alınarak görevli Ceza Dairesine gönderilir” düzenlemeleri hüküm altına alınmıştır.
Diğer taraftan, Yargıtay Daireleri arasındaki görev ilişkisi adli yargı ilk derece mahkemeleri arasında varolan ve kamu düzenine ilişkin bulunan görev ilişkisi niteliğinde olmayıp, 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 6545 sayılı Kanunla değişik 14. maddesinde yer alan “Hukuk daireleri ile ceza daireleri kendi aralarında işbölümü esasına göre çalışır” şeklindeki düzenlemeden de açıkça anlaşılacağı üzere idari nitelikte bir işbölümü ilişkisidir. Dairelerin bakacağı işler, işbölümü ilişkisine ait ilkeler ile işbölümündeki düzenlemelerin hangi tarihten itibaren geçerli olacağını belirlemek 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 14. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak Yargıtay Büyük Genel Kuruluna aittir.
Bu düzenlemeler gözönüne alındığında, temyiz incelemesine konu olan suçların yaptırım miktarlarında suç tarihinden sonra tebliğname tarihine kadar yapılan değişikliklerin dikkate alınması ve tebliğname tarihindeki yaptırım miktarları gözönüne alınarak görevli ceza dairesinin belirlenmesi gerektiğinin kabulünde zorunluluk bulunmaktadır.
Temyiz incelemesine konu olan suçların tebliğname tarihindeki yaptırım miktarları gözönüne alınarak yapılan değerlendirmede;
2797 sayılı Yargıtay Kanununun, 6110 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değişik 14. maddesinin üçüncü fıkrasının, tebliğname tarihinde yürürlükte bulunan halinde;
“Ceza dairelerinde:
a) Daireler arasındaki işbölümünün belirlenmesinde dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda, açıklamaya itibar edilir.
b) Çeşitli suçlara ait davalarda, suçların en ağırını incelemeye yetkili olan daire görevlidir” hükmü yer almaktadır.
Yargıtay Başkanlar Kurulunun istikrarlı kararlarıyla sürdürülen uygulamaya göre, çeşitli suçlara ilişkin açılan davalardan en ağırı saptanırken, suçun temel şekline göre hapis cezasının üst sınırı daha fazla olan suça ilişkin dava daha ağır olarak kabul edilmeli, üst sınırların eşit olması halinde bu kez alt sınırı daha fazla hapsi gerektiren suça ilişkin davanın daha ağır olduğu sonucuna varılmalıdır. Hapis cezası ile birlikte öngörülen adlî para cezaları ise, her iki suça ilişkin hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının eşit olması halinde dikkate alınmalıdır.
Temyiz incelemesine konu suçlardan iddianamede anlatılan ve sevk maddeleri gösterilen;
Kamu malına zarar verme suçunun yaptırımı TCK’nun suçun temel şekline göre müstakil ceza öngören 152/1-a maddesi uyarınca bir yıldan altı yıla kadar hapis,
Silahla tehdit suçunun yaptırımı, TCK’nun suçun temel şekline göre müstakil ceza öngören 106/2-a maddesi uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis;
Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçunun yaptırımı TCK’nun 125/1-3-a maddesinde bir yıldan iki yıla kadar hapis veya adli para,
Kasten yaralama suçunun cezası TCK’nun 86/2 maddesinde dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para,
Cezasından ibaret olup, kamu malına zarar verme suçunun müeyyidesi daha ağır olduğundan, temyiz incelemesinin 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 14. maddesi uyarınca bu suça ilişkin temyiz davalarına bakmakla yetkili ve görevli olan Yargıtay 15. Ceza Dairesince yapılması gerekmektedir.
Bu itibarla, Yargıtay 4. Ceza Dairesince verilen görevsizlik kararı isabetli olduğundan, Yargıtay 15. Ceza Dairesi görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan 15. Ceza Dairesi Başkanı …; “Yargıtay Dairelerinin Görevleri 2797 sayılı Yargıtay Kanunun 14. maddesinde belirlenmiştir.
Bu madde; 28.6.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı, Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 31. maddesiyle değişikliğe uğramış olup, yeni metin Ceza Daireleri için :
‘a)Daireler arasındaki iş bölümünün belirlenmesinde mahkeme kararındaki nitelendirme, mahkûmiyet dışındaki kararlarda ise iddianamede veya iddianame yerine geçen belgedeki nitelendirme esas alınır’ şeklinde düzeltilmiştir.
Aynı kanunun 62. maddesiyle:
5237 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi yürürlükten kaldırılmış, aynı fıkrada yer alan ‘iki yıldan beş’ ibaresi ‘üç yıldan yedi’ şeklinde değiştirilmiş, ikinci fıkrasının (d) bendine ‘kilit açmak’ ibaresinden sonra gelmek üzere ‘veya kilitlenmesini engellemek’ ibaresi eklenmiş, (g) bendinde yer alan ‘Barınak yerlerinde, sürüde veya açık yerlerde bulunan’ ibaresi madde metninden çıkarılmış, aynı fıkraya aşağıdaki bent eklenmiş, fıkrada yer alan ‘üç yıldan yedi’ ibaresi ‘beş yıldan on’ şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
‘h) Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında’,
‘(5) Hırsızlık suçunun işlenmesi sonucunda haberleşme, enerji ya da demiryolu veya havayolu ulaşımı alanında kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde, yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır’ hükmü getirilirken, 65. maddesiyle:
5237 sayılı Kanunun 152 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan ‘altı’ ibaresi ‘dört’, ikinci fıkrasında yer alan ‘iki’ ibaresi ‘bir’ şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
‘(3) Mala zarar verme suçunun işlenmesi sonucunda haberleşme, enerji ya da demiryolu veya havayolu ulaşımı alanında kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde, yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır’ hükmü getirilmiştir.
Değişiklik yapan kanunun 104. maddesi ‘Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer’ hükmünü amirdir.
Kanun 28.6.2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir. İleriye doğru derhal uygulanmak zorunluluğu oluşmuştur.
Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun istikrar kazanmış tüm kararlarında belirlendiği gibi: 2797 Sayılı Yargıtay Yasasının görevlerini düzenleyen 14. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinde; ‘Daireler arasında işbölümünün belirlenmesinde dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda, açıklamaya itibar edilir’, (b) bendinde de; ‘Çeşitli suçlara ait davalarda, suçların en ağırını incelemeye yetkili olan daire görevlidir’ hükmüne yer verilmiştir.
Çeşitli suçlara ilişkin açılan davalardan en ağırı saptanırken, hapis cezasının üst sınırı daha fazla olan suça ilişkin dava daha ağır kabul edilmeli, üst sınırların eşit olması halinde bu kez alt sınırı daha fazla hapsi gerektiren suça ilişkin davanın daha ağır olduğu sonucuna varılmalıdır. Hapis cezası ile birlikte öngörülen adli para cezaları ise, her iki suça ilişkin hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının eşit olması halinde dikkate alınmalıdır, hükmünü amirdir.
Temyiz incelemesine konu suçlardan iddianamede silahla tehdit suçunun cezası, mala zarar verme suçundan daha ağır yaptırım içermektedir. Bu itibarla, Yargıtay 15. Ceza Dairesince verilen görevsizlik kararı isabetli olduğundan ve yargılama konusu suçlarla ilgili temyiz incelemesinin, silahla tehdit suçundan açılan kamu davası sonucunda kurulan hükmü incelemekle görevli özel Ceza Dairesince yapılması gerektiğinden, özel Ceza Dairesi görevsizlik kararının kaldırılmasına ve dosyanın anılan Daireye gönderilmesine karar verilmelidir” görüşüyle karşı oy kullanmıştır.
SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle,
1-Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 09.07.2014 gün ve 15417–13884 sayılı görevsizlik kararının KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, temyiz incelemesi yapılması için Yargıtay 15. Ceza Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 13.11.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.