Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/1942 E. 2023/2969 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1942
KARAR NO : 2023/2969
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede;

1. 7201 sayılı Tebligat Kanunu, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun’la değiştirildikten sonra, gerçek kişilere yapılacak tebligatla ilgili olarak iki aşamalı bir yol benimsenmiştir.

2. Bu kanun değişikliğine göre, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresine, Kanun’un 21/2 nci maddesi uyarınca doğrudan tebligat yapılması mümkün değildir. Muhataba çıkarılan ilk tebligatın, öncelikle bilinen veya gösterilen en son adresine, mavi renkli zarf kullanılmaksızın ve adres kayıt sistemindeki adres olduğuna ilişkin şerh verilmeksizin Kanun’un 10 uncu maddesine göre normal bir şekilde çıkarılması gerekir. Muhatabın bu adreste bulunmaması durumunda, tebliğ memurunca Kanun’un 20 ve 21 inci maddesinin birinci fıkrası ile Tebligat Yönetmeliği’nin 29 uncu maddesi uyarınca, muhatap lehine olan araştırmalar yapılarak tebligatın kendisine ulaşması ve bilgilendirme işlemlerinin yerine getirilmesi gerekir.

3. Muhatabın gösterilen adresten sürekli olarak ayrılması ve yeni adresinin de tebliğ memurunca tespit edilememesi durumunda, tebliğ evrakının tebligatı çıkaran mercie geri gönderilmesi gerekir. Ancak bu aşamadan sonra, Kanun’un 10/2 ve Yönetmeliğin 16/2 nci maddeleri nazara alınarak, tebliğ evrakının açık mavi renkli zarfla, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek, Kanun’un 21/2 nci maddesine göre tebliği mümkün olabilecektir.
4. Tebligat Kanunu’nun 10/2 ve 21/2 nci maddeleri farklı şekilde yorumlanarak, başka adresi bilinmediği gerekçesiyle muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine doğrudan doğruya Tebligat Kanunu’nun 21/2 nci maddesine göre tebligat çıkartılması muhatabın savunma hakkını kısıtlayacağından, Anayasa’nın “Hak arama hürriyeti” kenar başlıklı 36 ncı maddesine ve Tebligat Kanunu’nun yukarıda bahsi geçen hükümlerine aykırı olacaktır.

5. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince; davalı …’a yapılan gerekçeli karar ve temyiz dilekçesi tebligatının 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na aykırı olarak ilk seferde, doğrudan Tebligat Kanunu’nun 21/2 nci maddesine göre adı geçen davalının adres kayıt sistemindeki adresine yapılması nedeniyle usulüne uygun olmadığı anlaşılmıştır.

6. İlk Derece Mahkemesince gerekçeli kararın adı geçen davalını adresine yukarıda belirtilen ilkelere uygun şekilde tebliğinin sağlanması ve kanuni temyiz süresinin beklenilmesi,

7. Davalı … ve …’ın mirasçılık belgesine dava dosyası içerisinde ve UYAP ile oluşturulan elektronik ortamda rastlanmadığından; mirasçılık belgesinin ilgilisinden temini ile mirasçılarına gerekçeli kararın tebliğ edilip edilmediği kontrol edilerek; tebliğ edilmişse tebliğ belgelerinin eklenmesi, tebliğ edilmemiş ise tebliğ edilerek, kanuni temyiz süresinin beklenmesi,

8. Bu itibarla sözü geçen eksiklikler giderildikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Dairemize gönderilmesi gerekir.

KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Belirtilen işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın hükmü veren İlk Derece Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE,

30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.