Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2017/10351 E. 2020/10310 K. 25.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/10351
KARAR NO : 2020/10310
KARAR TARİHİ : 25.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Sanık … hakkında beraat, sanık … hakkında hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1. Katılan Gümrük İdaresi vekilinin sanık … hakkındaki beraat hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık …’ın iş yerinde hırsızlık malı cep telefonu satışı yaptığına dair ihbar üzerine alınan mahkeme kararına istinaden sanığın iş yerinde yapılan aramada cep telefonlarından başka 890 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiş olup, sanığın tüm aşamalarda sigaraların bulunduğu iki koliyi diğer sanığın emaneten iş yerine bıraktığını, içinde sigara olduğunu bilmediğini savunması ve sanık …’nun da benzer beyanlarda bulunması karşısında, olay tutanağında suça konu sigaraların nerede bulunduğu ve ele geçirilme şeklinin de gösterilmediği gözetilerek tutanak tanıkları dinlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre ise;
UYAP ortamında yapılan incelemede sanığın iş yerinde yapılan aramada aynı gün ele geçirilen cep telefonlarıyla ilgili olarak Dairemizin 2019/7602 Esas sırasında kayıtlı aynı mahkemenin 2015/439 E. – 2015/585 K. sayılı dosyası bulunmakta olup anılan dosyanın getirtilip incelenmesi ve gerektiğinde birleştirilmelerine karar verilerek, delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2. Sanık … hakkındaki hükmün incelenmesinde ise;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre ise;
Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra aynı Yasanın 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 25/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.