Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/24045 E. 2015/39490 K. 08.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/24045
KARAR NO : 2015/39490
KARAR TARİHİ : 08.12.2015

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Ç.. F.. hakkında Mersin 1. Çocuk Mahkemesi’nin 2009/203 esas, 2009/641 karar sayılı 15/12/2009 tarihli kararı ile tehdit suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 10/12/2012 tarihinde kesinleştiği, bu dosyada sanık sıfatı bulunmadığı ve temyize konu bir hükümde bulunmadığı anlaşıldığından, Ç.. F..’in temyiz isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2-Sanık İ.. F.. hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının, kapsam ve içerik itibariyle infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceği,
Anlaşıldığından sanık İ.. F..’in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
3-Sanık C.. A.. hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a)Müştekinin bozma sonrasındaki beyanında, sanık C..’in kendisini tehdit etmediğini, diğer sanıklar Ç.. ve İ..’ın şikayetten vazgeçmesi için tehdit ettiğini, sanık C..’in sadece müştekiye verilen zararın karşılanacağını ancak şikayetten vazgeçmesi gerektiğini söylemesi karşısında, tehdit suçunu birlikte işlediklerine ilişkin başkaca bir delil bulunmamasına karşın eylemin, TCK’nın 288.
maddesindeki adil yargılamayı etkileme suçunu oluşturduğu gözetilmeden yerinde görülmeyen gerekçeyle aynı Kanunun 106/2-c maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
b)09/01/2007 olan suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında, 09/01/2006 olarak yazılması,
c)Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak verilmiş olduğu iptal kararlarının, kapsam ve içerik itibariyle infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceği,
Kanuna aykırı ve sanık C.. A..’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.