Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2017/12316 E. 2018/12398 K. 05.12.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/12316
KARAR NO : 2018/12398
KARAR TARİHİ : 05.12.2018

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tapu tescil ve …… davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davacının tescil talebinin reddine, …… talebinin kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, 1974 yılında yapılan …… çalışmaları sırasında taşlık olması nedeniyle tespit harici bırakılan taşınmazı, davalı …den encümen kararı ile satın aldığını kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşulları oluştuğunu ileri sürerek, adına tescilini talep etmiş; yargılama sırasında tescil talebinin kabul edilmemesi halinde davalı …ye ödediği arsa bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümleri nedeniyle davalı …’nden tahsili isteminde bulunarak davasını ıslah etmiştir.
Davalı Maliye Hazinesi, dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, bu nedenle MK nun 715. maddesi uyarınca zilyetlik nedeniyle kazandırıcı zamanaşımına tabi olmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Davalı … ise, zamanaşımı itirazı ile birlikte, dava konusu taşınmazın malikinin hazine olduğunu bu nedenle …ye husumet yöneltilemeyeceğini, davacının dava açma ehliyeti olmadığını harici satım sözleşmesinin geçerli olmadığını, dava konusu yerin tapu kaydının incelenmesinde tapu harici taşlık alan olduğunu, bu tür yerlerin satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Anılan karar 16.Hukuk Dairesi’nin 02.03.2015 tarihli ve E.2014/13082-K.2015/1545 sayılı kararı ile, “ Mahkemece, davacı tarafından hem tescil hem de sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre …… talep edilmesinin çelişkili olduğu kabul edilmek sureti ile …… talebinin reddine karar verilmiş ise de mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun değildir. Davacı aynı anda tescil ve …… talebinde bulunmamış; çekişmeli taşınmazı davalı …den satın aldığını iddia ettiğinden, tescil talebinin kabul olunmaması halinde davalı …ye ödediğini iddia ettiği taşınmaz bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince …… olarak iadesini talep etmiştir. Bu şekilde ileri sürülen seçimlik talebin birbiri ile çeliştiğinden söz edilemez. Hal böyle olunca mahkemece …… talebi yönünden de işin esasına girilerek, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda bildirecekleri deliller toplanıp sonucuna göre karar verilmelidir. Kabule göre de; tescil davası yönünden Hazine lehine, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası yönünden ise davalı … lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi de doğru olmamıştır. ” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak; davacının davalı … karşı açmış olduğu tescil talebinin reddine, davacının …… talebinin kabulü ile; 11.483,00.TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … … Başkanlığından alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince davacının taşınmaz bedelini davalı …’den talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Sebepsiz zenginleşme, haklı bir sebep olmaksızın bir başkasının malvarlığından ya da emeğinden yararlanma olarak tanımlanır. Sebepsiz zenginleşme için, bir taraf zenginleşirken diğer tarafın fakirleşmesi, zenginleşme ile fakirleşme arasında nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir.
Somut olayda; davacı, taşınmazı davalı …den encümen kararı ile satın aldığını ileri sürerek …… isteminde bulunmuş, mahkemece tanık beyanı esas alınmak sûretiyle, davaya konu taşınmazın bedelinin davacı tarafından ödendiği kabul edilerek davanın kabulü ile, arsa bedeli değeri üzerinden yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Dosya kapsamından, davacının taşınmaz bedelini ödediğine dair dosya içerisinde herhangi bir belge bulunmadığı gibi davalı …nin davacıya gönderdiği 24.02.1975 tarihli yazıda açıkça arsa bedeli olan 2.192,40 TL nin yatırılması gerektiği yoksa ihalenin feshedileceği bildirilmektedir.
Halböyle olunca, davaya konu taşınmazın satış bedelini davalı …ye davacının ödediğini ispat etmesi gerekir. Bu durumda, mahkemece davacıdan ödeme belgelerinin ibrazı istenmeli, bedelin tamamı ödendi ise davanın kabulüne, kısmi ödeme mevcut ise taşınmazın yüzölçümü ve ödenen miktar oranlanmak sûretiyle ödenen miktarın karşılığında davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiş bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK’un 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nın Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 05.12.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.