Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2013/5843 E. 2014/243 K. 17.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5843
KARAR NO : 2014/243
KARAR TARİHİ : 17.01.2014

MAHKEMESİ : Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/01/2012
NUMARASI : 2010/84-2012/3

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arsa sahipleri arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince, müvekkilinin inşaatı tamamlayarak davalılara dairelerini teslim ettiğini, sadece davalı Y.. O.. ve eşinin birlikte 1,5 daire alacağının kaldığını, ancak davalıların sözleşmeye konu 259 sayılı parselde kat irtifakını kurmayarak müvekkiline düşen payı vermediklerini ileri sürerek, 259 sayılı parselde davalı F.. G..’in hissesinin tamamı ile davalı Y.. O..’a ait hissenin 3/4’ünün iptali ile müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı F. G. vekili ile davalı Y.. O.. vekili, davacının sözleşmeye göre, 259 parselde yapılacak binada vermesi gereken iki adet daireyi müvekkillerine teslim etmediğini savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili ile müdahil davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 15. Hukuk Dairesince, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalı F. G. ve Yüksel’e 6’şar dairenin verilip verilmediği ve bu kişilerce üçüncü şahıslara tapuda yapılan devirlerin yüklenici davacının talimatıyla gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplandığı, diğer yandan yükleniciye ait dairelerin son %25’lik kısmının devri sözleşmeye göre iskân ruhsatının alınmasına bağlı tutulduğundan bu hususun da değerlendirilmesi gerektiği, yine davadan önce bir kısım arsa sahipleri tarafından yüklenici aleyhine açılan ve yüklenicinin de %75 tapu paylarının iptâli istemiyle arsa sahipleri hakkında ikame ettiği davaların da eldeki davayı etkileyeceği, ancak bu konularda gerekli inceleme ve araştırmanın yapılmadığı, kural olarak tapuda 3. şahsa pay devreden arsa sahibinin bu devrin yüklenicinin talimatıyla yapıldığını aynı derecede delillerle
İspat etmesi gerektiği, yani arsa sahipleri davalılar tarafından 3. kişilere tapu ile devredilen bağımsız bölümlerin yüklenici adına satıldığını davalıların ispat etmek zorunda olduğu, bu nedenle davalılardan bu konudaki delilleri istenip, satışla ilgili 3’ncü kişiler elinde delilleri varsa bunların da HUMK’nın 333. vd. maddeleri uyarınca celbi ile davalılara 6’şar dairenin verilip verilmediğinin tesbiti ve daha önce açılıp müracaata bırakılan 2000/1806 Esas sayılı dosyada bozma ilâmında gösterilen incelemeler tamamlanarak daireler verilmemiş ise şimdiki gibi davanın reddine karar verilmesi, arsa sahiplerine 6’şar dairenin verildiğinin saptanması halinde ise son %25’lik tapu devri iskân şartına bağlanmış olduğundan davacıya iskân ruhsatı alması için gerekli yetki ve mehil verilmesi, iskân ruhsatı alındığı takdirde tapu iptâl ve tescil isteminin kabul edilmesi, aksi takdirde ruhsat alındığında ayrıca dava açma hakkı saklı kalmak üzere davanın reddedilmesi gerektiği belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen 28.05.2007 tarihli bilirkişi esas ve 04.12.2007 tarihli ek raporu, uyulan Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşme ve protokollere göre 370 ve 259 parsel üzerinde inşa edilen D blok üzerinde davalılara verilmesi gereken iki adet dairenin davalılara verilmediği, davacı tarafın sözleşmeye göre teslim etmesi gereken miktardaki daireleri davalılara teslim ettiğini ispat edemediği, edimlerini yerine getirmeyen davacı yükleniciye karşı davalıların BK’nın 81. maddesine göre devir edimlerini yerine getirmekten kaçınma hakkına sahip oldukları, ancak davacının eksik kalan daireleri davalılara teslim ettikten sonra kendisine düşen arsa payının ferağını talep edebileceği ve ruhsat alındığında da davalılar hakkında dava açılabileceği gerekçesiyle davanın reddine; celseleri takip etmeyen müdahil davacılar yönünden ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 03.04.1991 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve eki sözleşmeler ile 21.01.1993 tarihli, davacı yüklenici şirket ile davalı F.. G.. arasında imzalanan ek sözleşme uyarınca, davalı arsa sahibi F.. G..’e 6 daire verilmesi gerektiği kararlaştırılmış olup, buna göre, 248 parselden 3 numaralı, 257 parselden 7 numaralı, 254 parselden 9 numaralı, 256 parselden 6 numaralı dairelerin verildiği, 259 parselden ise daire verilmediği taraflar arasında uyuşmazlık dışı olup, davacı tarafça 259 parselden verilecek olan 2 daire yerine 256 parselden 2 daire daha verilerek 256 parselden toplam 3 daire verildiği ve F.. G..’in 6 dairesini aldığı ileri sürülmüştür. Yine 30.07.1991 tarihli, davacı yüklenici ile davalı arsa sahibi Y.. O.. arasında imzalanan ek sözleşme uyarınca, davalı Y.. O..’a 6 daire verilmesi kararlaştırılmış olup, buna göre, Y.. O..’a 248 parselden 5 numaralı, 254 parselden 7 numaralı, 256 parselden 9 numaralı, 257 parselden 4 numaralı dairelerin verildiği, 259 parselden ise daire verilmediği uyuşmazlık dışı olup, davacı tarafça davalı Y.. O..’ın 259 parselden 1.5 daire alacağı kaldığı ileri sürülmüştür.
Dosyada bulunan tapu kayıtlarının incelenmesinden, davalı Y.. O..’a verildiği taraflar arasında uyuşmazlık dışı olan daireler dışında, davalı Y.. O..’a 257 parselden 11 numaralı dairenin 1/4 hissesi ile 12 numaralı dairenin 6/32 hissesi olmak üzere toplamda 7/16 daire hissesinin verildiği, davalı Y.. O..’ın bu hisseleri 11.04.1996 tarihinde üçüncü kişi Ö. U. devrettiği anlaşılmış olup, bu devrin davacı yüklenici adına yapıldığına ilişkin davalı tarafından her hangi bir delil ibraz edilmediğinden davalı Yüksel’in toplamda 4 daire ile 7/16 daire hissesi aldığı, geriye 1 daire ile 9/16 daire hissesi kaldığı sabit olmuştur.
Davalı F.. G..’e verildiği uyuşmazlık dışı olan daireler dışında, 256 parselden 2 ve 3 numaralı dairelerin de davalı adına tescilli olduğu görülmüş ise de, 3 numaralı daireye tekabül eden arsa payının, davalıya hangi parselden ne kadar daire verileceği kararlaştırılan 20.01.1993 tarihli ek sözleşmeden önce 21.10.1992 tarihinde davalı Fatma tarafından dava dışı Z. C. tapuda satış yapıldığı, 08.01.1993 tarihinde kat irtifakı kurulurken dairenin Z. C. adına tescil edildiği, ek sözleşme tarihi ile devir tarihi dikkate alındığında, bu dairenin yüklenici adına devredildiği ve davalıya 259 parselden verilecek daire yerine verilmiş dairelerden olmadığının kabulü gerekmiştir. 2 numaralı dairenin ise tapusunun kat irtifakı kurulurken tüm arsa sahipleri adına ayrı ayrı 1/4 (8/32) hisse payı ile kaydedildiği, davalı F.. G.. dışındaki diğer arsa sahiplerinin toplam 24/32 oranına isabet eden hisselerini 12.01.1993 tarihinde alt yüklenici R. Ç. devrettikleri, kat irtifakı kurulurken daire tapusunun tüm arsa sahipleri adına çıkarılması ve arsa sahiplerinin hisselerini devretmesinden bu dairenin yükleniciye kalan dairelerden olduğunun anlaşıldığı, R. Ç. diğer arsa sahiplerince kendisine devredilen 24/32 hisseyi 22.01.1993 tarihinde davalı F.. G..’e tapuda satış yaptığı, davalı F.G. bu hisseyi de satın alarak tamamına sahip olduğu bu daireyi 02.02.1993 tarihinde U.. K..’ya sattığı, böylelikle bu daireyi R. Ç. parasını ödeyerek satın aldığını savunan davalı Fatma’nın, bu dairenin 24/32 hissesi yönünden tapuda yapılan resmi satış senedi ile savunmasını ispat ettiği ve 2 numaralı dairenin 24/32 hissesinin davalı tarafından satın alındığının sabit olduğu ancak geriye kalan, davalı Fatma tarafından yüklenici R. Ç. devredilmesi gereken 8/32 hisse yönünden davalı tarafça bu hisseyi parasını ödeyerek satın aldığına yahut yüklenici adına U.. K..’ya devrettiğine ilişkin her hangi bir delil ibraz edilmediğinden, davalı F.. G..’e toplamda 4 daire ile 8/32 daire hissesinin verildiği, geriye 1 daire ile 24/32 daire hissesinin kaldığı sabit olmuştur.
Bu açıklamalara ve dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve dairelerin eksik teslimine göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.