Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/7072 E. 2014/6488 K. 18.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7072
KARAR NO : 2014/6488
KARAR TARİHİ : 18.03.2014

MAHKEMESİ : Ankara 6. İş Mahkemesi
TARİHİ : 12/11/2012
NUMARASI : 2010/195-2012/1607

Hüküm süresi içinde davalı Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkili işçinin davalı kurumun öğrenci yurdu işyerinde, alt işveren şirket işçisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı sebep olmadan feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini beyanla, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, aylık ücret, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Kredi ve Yurtlar Kurumu vekili, müvekkilinin asıl işveren konumunda bulunmayıp işçilik alacaklarından sorumlu olmadığını, dava konusu alacaklara hak kazanılmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı Kredi ve Yurtlar Kurumu vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, davacının fazla çalışma ücreti alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları yazılı delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, mahkemece davacı tanık beyanlarına itibarla, davacının haftalık yirmibir saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek fazla çalışma ücreti alacağı hüküm altına alınmıştır.
Dinlenen davacı tanığı Y..D.. davacının kardeşi olup, her ne kadar aynı işyerinde kendisinin de bir yıl çalıştığını beyan etmiş ise de, tanığın hizmet döküm cetvelinin incelenmesinden, uyuşmazlığa konu dönemde, 12.03.2009 ve 13.03.2009 tarihlerinde toplam iki gün davalıya ait işyerinde davalı K.. Ltd. Şti. işçisi olarak çalışmasının kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Diğer davacı tanığı ise, işyerinde davacıyla birlikte üç ay çalıştığını bildirmiş ise de, hizmet döküm cetvelinde uyuşmazlığa konu tarihlerde, tanığın kayıtlı bir çalışmasının bulunmadığı görülmektedir. Davacı tanığının davacıyla yakınlığı, her iki tanığın da işyerindeki çalışmaları hakkındaki beyanlarının resmi kayıtlarla çelişmesi nazara alındığında, davacının çalışma düzenini bilmelerinin mümkün olup olmadığı hususu şüpheli olup, dosya içeriğinde beyanlarını denetlemeye elverişli başkaca delil bulunmamaktadır. İşin niteliği, davacının görevi ve işyeri özellikleriyle birlikte dosya kapsamı nazara alındığında, davacı fazla çalışma yaptığı iddiasını ispatlayamamıştır. Anılan sebeplerle, fazla çalışma ücreti alacağının reddi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.