Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/17366 E. 2014/14776 K. 23.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17366
KARAR NO : 2014/14776
KARAR TARİHİ : 23.06.2014

MAHKEMESİ : Mersin 5. İş Mahkemesi
TARİHİ : 11/07/2013
NUMARASI : 2012/326-2013/193

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine, sigortalılık başlangıç tarihinin 01/09/2010 olduğuna karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Dava; davacının, murisi İ. G.’in 01/09/2010-31/10/2010 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde “Aşçı” olarak kesintisiz geçen ve Kurum’a bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.
Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu, niteliği, başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma
olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; davacı murisi İ G’in 20/03/2011 tarihinde vefat ettiği, müteveffa sigortalının hizmet cetveli incelendiğinde 1973/01- 02/08/2010 tarihleri arası toplam 722 gün hizmetinin bulunduğu, Kurum tarafından ihtilaflı döneme ait bordroların Kurum’a verilmediğinin Mahkeme’ye bildirildiği, davalı Ş.. S..’ a ait kuru temizleme faaliyetinde bulunan, 1077991 sicil no lu işyerinin 01/01/2010 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alınmış olduğu, davalının ütüleme-paketleme faaliyetlerinden dolayı 12/10/2009-31/05/2011 tarihleri arasında vergi kaydının bulunduğu, yargılama aşamasında yapılan zabıta araştırması neticesi komşu işyerleri tanıklarının tespit edilemediğinin 07/02/2013 tarihinde tutanağa bağlandığı, 21/05/2013 tarihli Kaymakamlığa ait yazı cevabı ile davacı murisine ait 01/09/2010-31/10/2010 tarihleri arasında yeşil kart kaydına rastlanmadığının bildirildiği, davacı tanıklarının beyanlarının alındığı, tanıklardan komşu işyeri tanığı olduğunu iddia eden tanığın “davacı murisinin davalı işyerinde çalıştığını, zaman zaman kendisinden tavuk aldığını, zaman zaman da kendi çalışanlarının siparişi işyerine götürdüğünü” beyan etmesine rağmen bu tanığın komşu işyeri tanığı olup olmadığı hususunda araştırma yapılmadığı ve buna göre Mahkeme tarafından karar altına alınan şekilde çalışmanın kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, duruşmada tanık olarak dinlenmiş olan tavuk ürünleri ticareti ile uğraşan işyeri sahibine ve yanında çalışan kişilere ait çalışma süresini tereddütsüz belirlemek amacıyla Kurum’dan işyeri tescil dosyasını, çalışanlara ait hizmet döküm cetvellerini, işe giriş bildirgelerini getirtmek, kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
23/06/2014 gününde oy birliği ile karar verildi.