Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2016/13017 E. 2019/3785 K. 29.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/13017
KARAR NO : 2019/3785
KARAR TARİHİ : 29.05.2019

………
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
…….sayılı Kanunun (5831 sayılı Kanunun 8. maddesiyle) eklenen ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmalarında tarla niteliğiyle, beyanlar hanesinde “…, …, …, … ve …’ın kullanımında olduğu” belirtilerek Hazine adına tesbit edilmiştir.
Davacı … Yönetimi 15.06.2010 havale tarihli dilekçesi ile, dava konusu taşınmazın 3626 m² bölümünün……..23.02.2010 gün ve 72 sayılı olurları ile orman niteliğiyle tahsis edildiğinden, kendi kullanımlarında olması nedeniyle bu bölüme ilişkin olarak beyanlar hanesindeki şerhin iptali ile kullanıcısının……olduğunun tesbitini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, “…, …, …, … ve …’ın kullanımında olduğu” şerhinin iptaline, taşınmazın Orman Yönetimi tarafından kullanıldığının beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş, hüküm Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalı …’ın 01.12.2011 tarihli dilekçesi uyarınca, 04.02.2011 günü verilen ek karar ile 01.12.2010 günlü verilen kararda maddi hata yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazın 3626 m² bölümünün…… orman olarak kullanılmak üzere tahsisine, dava konusu taşınmazın ….. bölümünün eşit hisselerle …. evlatları ….. d.lu …, 1963 d.lu ……. evlatları …, …, ….kızı …’ın kullanımında olduğunun tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmesine, 01.12,2010 gün ve 2010/39 E.- 2010/289 K sayılı kararın HUMK’nun 459. maddesi gereğince bu şekilde düzeltilmesine ilişkin ek karar verilmiş, bu ek kararın da davacı … Yönetimi vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 11/03/2013 gün ve 2013/1218-2467 E. K sayılı kararıyla hüküm bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma ilamında “1) Orman Yönetiminin 04.02.2011 tarih ve 2010/39 – 289 sayılı ek karara ilişkin temyiz incelemesinde; mahkemece, 01.12.2012 tarihli kararda maddi hata yapıldığı gerekçesiyle talebe uygun şekilde düzeltme yapılmasına karar verilmesi doğru değildir. Şöyle ki; H.M.K’nun 304. (H.U.M.K’nun 459) maddesi uyarınca maddi hata nedeniyle hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar düzeltilebilir. Hüküm fıkrasının tamamen değiştirilmesi ve yeniden hüküm tesis edilmesi H.M.K.’nun 304 ve 305. maddeleri uyarınca mümkün değildir. Somut olayda, mahkemece 01.12.2012 tarihli hükümde dava konusu taşınmazın tamamı hakkında orman niteliğiyle tescil hükmü kurulduğu halde, ek karar ile bu hüküm tamamen değiştirilerek 3626 m² bölümü hakkında hüküm kurulmak suretiyle hüküm fıkrası tamamen değiştirilmiştir. H.M.K.’nun 305/2. maddesi uyarınca hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Bu nedenle; Orman Yönetiminin ek karara ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile
…….

mahkemenin 04.02.2012 tarih 2010/39 – 289 sayılı ek kararının bozulmasına ve ek karar ile buna ilişkin tüm usûlü işlemlerin ortadan kaldırılmasına, alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
2) Davalı Hazinenin 01.12.2012 tarih ve 2010/39 – 289 sayılı karara ilişkin temyiz itirazlarına gelince; davacı … Yönetimi, nitelik yitirdiği gerekçesiyle orman sınırları dışına çıkartılan çekişmeli taşınmazın 3626 m² bölümünün Hazine tarafından orman niteliğiyle tahsis edildiği gerekçesiyle 3402 sayılı Kanunun (5831 sayılı Kanunun 8. maddesiyle eklenen) ek 4. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosuna itiraz etmiş, mahkemece keşif yapılmadan, tahsisi yapılan orman alanının neresi olduğu tesbit edilmeden ve taleple bağlılık ilkesini aşacak şekilde taşınmazın tamamı hakkında hüküm kurulması doğru değildir.
Bu nedenle, Orman Yönetimine tahsis edilen tüm alana ilişkin belgeler getirtildikten sonra; bir harita mühendisi, bulunamadığı takdirde fen elemanı vasıtasıyla keşif ve inceleme yapılarak, 6831 sayılı Kanunun 11. maddesi gereğince orman olarak tahsis edilen, dava açılan bölüm belirlenmeli, bu konuda bilirkişiden bilimsel verileri içeren rapor alınmalı; davalı taşınmaz orman olarak tahsis edilmekle 3402 sayılı Kanunun 2/B niteliğini kaybettiğinden 3402 sayılı Kanunun (5831 sayılı Kanunun 8. maddesiyle eklenen) ek 4. maddesi uyarınca fiili kullanım durumlarının belirlenmesi amacıyla yapılan kadastro çalışmasına tâbi bulunmadığı gözönünde bulundurularak toplanan delillere göre bir karar verilmelidir.
Kabule göre de; dava konusu edilen bölüm orman olarak tahsis edilen 3626 m² yüzölçümlü alan olduğu halde, çekişmeli taşınmazın tamamı hakkında hüküm kurulması da doğru değildir. ” hususlarına değinilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu; davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile,……kain 101 ada 5 parsel sayılı taşınmazın bilirkişiler ……birlikte tanzim ettikleri 22/04/2015 tarihli krokili raporlarında (A) harfi ile işaretli 2599,00 m2’lik kısmına yönelik kadastro tespitinin iptali ile, bu kısmın parselden ifraz edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline,
İfraz sonrası geride kalan 33750,71 m2 yüzölçümlü kısmın 101 ada 5 parsel numarası ile tespit gibi tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesine “6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkartılmıştır. Eşit hisselerle …..evlatları 1967 doğumlu …, 1963 doğumlu …, …… evlatları …, …, …. kızı …’ın kullanımındadır.” şeklinde şerhine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından davanın reddine karar verilen kısım yönünden temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazda 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanun ile eklenen ek 4 madde gereğince yapılıp 18.05.2010 – 16.06.2010 tarihlerinde ilân edilen fiilî kullanım durumlarının belirlenmesine ilişkin kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve temyize konu edilen 1145 m²’lik kısmın Hazine tarafından orman olarak kullanılmak üzere 23.02.2010 tarihinde tahsis edilen saha içinde kalmakta ise de, bu bölümün dava dışı 101 ada 10 parsel içinde bulunduğu anlaşıldığından, yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 7139 sayılı Kanunun 33. maddesi uyarınca Orman Yönetiminden harç alınmasına yer olmadığına
29/05/2019 gününde oy birliği ile karar verildi.