Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/12798 E. 2010/13191 K. 27.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12798
KARAR NO : 2010/13191
KARAR TARİHİ : 27.10.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı …, 15.03.2006 tarihinde; ırsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak dava dilekçesinde sınırlarını belirttiği … Köyünde bulunan 1 parça taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılması ve adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır..
Davacı … 12.05.2006 tarihinde; vergi kaydı, ırsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak dava dilekçesinde sınırlarını belirttiği … Köyünde bulunan iki parça taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılması ve adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece dava edilen taşınmazların … Devlet Ormanı sınırları içinde bulunduğu gerekçesi ile dava dosyaları birleştirildikten sonra, davanın kabulüne fen bilirkişileri tarafından düzenlenen krokili raporda … tarafından dava edilen (D) ile işaretlenen 6.332,63 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, … tarafından dava edilen (A, B ve, C) ile işaretlenen sırasıyla 1.005,80 m2 – 6.958,87 m2 – 3.952 m2 yüzölçümlü taşınmazların orman sınırları dışına çıkarılmasına, orman sınırları dışına çıkarılan yerlerle ilgili davacıların tescil istemleri yönünden ilgili hukuk mahkemesinde dava açmakta muhtariyetlerine karar verilmiş , hüküm davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir
Dava, orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 20.10.2005 tarihinde ilan edilerek kesinleşmeyen orman kadastrosu vardır.
1- İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye … tarafından dava edilen (D) ile işaretlenen 6.332,63 m2 yüzölçümlü taşınmaz ile … tarafından dava edilen (A) ile işaretlenen 1.005,80 m2 yüzölçümlü taşınmazın, kadastro çalışmaları sırasında orman olduğu için kadastro tespit tutanağı düzenlenmeyen … Devlet Ormanı içinde kaldıkları, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılmayan yerlerden oldukları anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile bu parsele yönelik hükmün ONANMASINA,
2- Orman Yönetiminin … tarafından dava edilen (B ve C) ile işaretlenen taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince mahkemece bu yerler hakkında verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöy le ki; çekişmeli taşınmazlardan (B ve C) ile işaretlenen sırasıyla 6.958,87 m2 – 3.952 m2 yüzölçümlü taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında orman olduğu için kadastro tespit tutanağı düzenlenmeyen ve davalı olması sebebiyle tapuya tescil edilmeyen
… Devlet Ormanı içinde kaldıkları, (B) ile işaretlen yerin dört tarafının, (C) ile işaretlenen taşınmazın ise çevresinde bulunan parsellerle birlikte dört tarafının … Devlet Ormanının kesinleşen bölümleri ile çevrili olduğu anlaşılmaktadır. Davacı … tapu kaydına tutunmamışlardır. Bu durumda çekişmeli yerler orman bütünlüğü içinde bulunmakta ve 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi uyarınca orman içi açıklığı niteliğindedir..
6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu, gerek 26.05.1958 tarihli Orman Tahdit ve Tescil Talimatnamesinde gerekse 25.06.1970 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 31.05.1970 gün ve 531 sıra no’lu Orman Tahdit ve Tescil Yönetmeliğinin 33/3 ve 19.08.1974 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 25.07.1974 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliğinin 40/A ve 30.05.1984 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 30/1 ve 02.09.1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/1 ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/a maddesinde “… 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesinde yer alan orman içinde bulunan doğal olarak ağaç ve ağaççık içermeyen, genel olarak otsu bitki veya bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren açıklıkların orman olarak sınırlandırılacağı” öngörülmüştür.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle yeni açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR]. Bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir.
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazların memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar, özel mülke dönüşüp tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan toprak kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek davacılardan …’in B ve C ile işaretlenen taşınmazlara yönelik açtığı davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazların özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1- Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; davalı … Yönetiminin (A) ve (D) ile işaretlenen taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu taşınmazlara yönelik bölümünün ONANMASINA,
2- Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle; davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (B) ve (C) işaretlenen taşınmazlar yönünden BOZULMASINA, 27/10/2010 günü oybirliği ile karar verildi.

..