YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10659
KARAR NO : 2009/16717
KARAR TARİHİ : 13.11.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Yolgözler Köyü 101 ada 1 parsel sayılı 1682 Hektar 4194 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacılar, taşınmazın değişik bölümlerinde zilyet oldukları iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin (A1) 66 m2 (A3) 37 m2, (A4) 1102 m2, (A5) 1455 m2, (A6) 1217 m2 bölümlerinin … …, (A2-E2) 1092 m2 bölümlerinin … ve …; (B1) 3801 m2, (B2) 4027 bölümlerinin …; (C1) 945 m2, (C2) 854 m2, (C3) 385 m2, (C4) 2765 m2, (C5) 1153 M2, (C6) 1071 m2 bölümlerinin … …; (D1) 2798 m2, (D2) 1170 m2, (D3) 504 m2, (D4) 163 m2, (D5) 98 m2 bölümlerinin …, (E1) 35 m2, (E3) 93 m2, (E4) 233 m2, (E5) 647 m2, (E6) 2927 m2, (E7) 2848 m2 bölümlerinin …, (F1) 2150 m2, (F2) 2755 m2, (F3) 1079 m2, (F4) 934 m2, (F5) 913 m2, (F6) 6436 m2, (F7) 783 m2 bölümlerinin … …, (G1) 1130 m2 bölümünün … …, (H1) 1659 m2 ve (H2) 671 m2 bölümlerinin … ve … adına, kalan kısımların tespit gibi tesciline, … …’ın davasının kesin süre içinde keşif giderinin yatıralmaması nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve OrmanYönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
1) Orman Yönetimi ve Hazinenin; … ve … adlarına tesciline karar verilen (H2) işaretli 671 m2 taşınmaz bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu, sınırlarında yol ve kişiler adına tescile karar verilen 129 ila 134 numaralı kadastro parselleri bulunması nediniyle orman içi açıklık konumunda da bulunmadığı, 3402 Sayılı Yasanın 14. Ve 17 maddelerinde öngörülen koşulların adlarına tescil kararı verilen davacılar yararına oluştuğu belirlenerek hüküm kurulmuş olduğuna göre, (H2) bölümüne yönelik temyiz itirazlarıyerinde görülmemiştir.
2) Orman Yönetimi ve Hazinenin (A1), (A2), (A3), (A4) (A5), (A6), (B1), (B2), (C1), (C2), (C3), (C4), (C5), (C6), (D1), (D2), (D3), (D4) VE (D5), (E1), (E2), (E3), (E4), (E5), (E6).. (E7), (F1), (F2),, (F3), (F4), (F5), (F6), (F7), (G1), (H1) işaretli bölümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince; taşınmazların dört tarafının 101 ada 1 parsel numaralı orman parseline sınır olduğu ve tamamının 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesine göre orman içi açıklık niteliğinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu, gerek 26.05.1958 tarihli Orman Tahdit ve Tescil Talimatnamesinde gerekse 25.06.1970 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 31.05.1970 gün ve 531 sıra no’lu Orman Tahdit ve Tescil Yönetmeliğinin 33/3 ve 19.08.1974 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 25.07.1974 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliğinin 40/A ve 30.05.1984 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 30/1 ve 02.09.1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/1 ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/a maddesinde “… 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesinde yer alan orman içinde bulunan doğal olarak ağaç ve ağaççık içermeyen, genel olarak otsu bitki veya bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren açıklıkların orman olarak sınırlandırılacağı” öngörülmüştür.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle yeni açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR]. Bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir.
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar, özel mülke dönüşüp tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan toprak kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek yukarıda yazılı taşınmaz bölümleri hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. Bendde açıklanan nedenlerle; (H2) işaretli bölüme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu bölüme yönelik hükmün ONANMASINA,
2) 2. Nolu bendde yazılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile bu bölümler hakkında verilen hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde .. iadesine 13/11/2009 günü oybirliği ile karar verildi.