Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/13835 E. 2006/16231 K. 23.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/13835
KARAR NO : 2006/16231
KARAR TARİHİ : 23.11.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 102 ada 22 parsel sayılı 2.000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1981 tarih 7 yazım numaralı emlak beyannamesi uygulanarak tarla niteliği ile davalı adına tespit edilmiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki, çekişmeli taşınmazın dört tarafı ormanla çevrili olup davalı tapu kaydına tutunmamış, kadastro tespiti ise emlak beyannamesi uygulanarak davalı kişi adına yapılmıştır. Bu durumda, çekişmeli taşınmaz 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi uyarınca orman içi açıklık niteliğinde olup zilyetlik yoluyla kazanılmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Hukuk Genel Kurulunun 10.12.1997 … 1997/20 – 808 E., 1997/1039 K.; 13.10.1999 … 1999/8-689E, 1999/822 K; 10.11.2004 … 2004/7-531-E, 2004/582 sayılı kararları da bu yöndedir.Diğer taraftan tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan toprak kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 … ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 … ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 … ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş, kalan fıkraları da 3.3.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca; bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan toprak kazanımından söz edilemez. 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi uyarınca taşınmazın 4 tarafının ormanla çevrili olması ve mülkiyet belgesinin bulunmaması halinde orman bütünlüğünün bozulduğu, orman içi açıklığın oluştuğu kabul edilmektedir. Bu durumda, çekişmeli taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 23.11.2006 günü oybirliği ile karar verildi.