Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/8885 E. 2008/12020 K. 04.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8885
KARAR NO : 2008/12020
KARAR TARİHİ : 04.12.2008

Mahkemesi :İstanbul 2.İcra Mahkemesi

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Şikayet eden vekili, müvekkili bankanın alacaklı olduğu 2000/20984 Esas sayılı takip dosyasında düzenlenen 06.09.2006 tarihli sıra cetvelinde satış bedelinin şikayet edilenlere ait dosyalarla garameten paylaştırılmasına karar verildiğini, yapılan sıra cetvelinin iptali ile satış bedelinin müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, Garanti Bankasının kesin haczinin şikayet edenin kesin haczinden sonra olduğu …’nin alacaklı olduğu, dosyaların imtiyazlı sayılmasını gerektirecek koşulların bulunmaması nedeniyle şikayetin kabulüne ve sıra cetvelinin iptaline evrak üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verilmiştir.
Şikayet edilenler vekili kararı temyiz etmiştir.
1-17/07/2003 T. ve 4949 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesiyle yeniden düzenlenen İcra ve İflâs Kanunu’nun 18,III maddesine göre, “Aksine hüküm bulunmayan hâllerde icra mahkemesi, şikayet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir.” Kanunda açıklık bulunmayan hâllerde, duruşma yapılıp yapılmayacağı hâkimin takdirine bırakılmış ise de; öngörülen takdir hakkı mutlak bir seçimlik hak olmayıp, halin icabına göre değerlendirilmesi gereken bir takdir hakkıdır. Sıra cetveline karşı şikayette bulunulması hâlinde bu takdir hakkının duruşma yapılarak kullanılması kanunun amacına uygun düşer. Mahkemenin takdirine göre duruşma açılmasının gerekli görüldüğü hâllerde ilgililerin duruşmaya çağrılması yasal bir gerekliliktir. Bu nedenle şikâyet nedeniyle verilecek karardan etkilenecek olanların duruşmaya davet edilerek bir karar verilmesi gerekirken, evrak üzerinden karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2- Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (HUMK’un) 45,I hükmü uyarınca, “ Aynı mahkemede görülmekte olan davalar, aralarında bağlantı bulunması halinde, davanın her safhasında, istek üzerine veya kendiliğinden mahkemece birleştirilebilir.” Dosya içeriğinden aynı taraflar arasında ve aynı tarihli sıra cetveline ilişkin olarak karar veren mahkemede 2006/1023 E, 2008/149 K. ile 2006/1043 E, 2008/395 E. sayılı dosyaların bulunduğu anlaşılmaktadır. Davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması hâlinde bağlantının varlığının kabulü gerekir (HUMK m.45,III). Bu nedenle söz konusu dosyaların birleştirilerek görülmesi gerektiği gözetilmeden, aralarında bağlantı olan dosyaların ayrı ayrı tahkikatının yapılarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.12 .2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.