YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/534
KARAR NO : 2018/8896
KARAR TARİHİ : 04.12.2018
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma
HÜKÜM : CMK 223/8, TCK 73/1 maddeleri gereği düşürülme
Bedelsiz senedi kullanma suçundan sanıklar hakkında verilen düşme kararları katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanıkların…. Mobilya yetkilileri oldukları, katılanın damadı ….,…. ın buradan mobilya alışverişi yaptıkları ve bir bono verdikleri, sanıkların bono miktarını yeterli bulmadıkları ve bu durumu ilettikleri, bunun üzerine katılanın sanıklara 8100 TL kefalet amacı ile başka bir bono daha verdiği, katılanın kızı ve damadının borçlu oldukları bono bedelinin ödenmelerine karşın sanıkların katılan tarafından kendilerine kefalet amacı ile vermiş olduğu 8100 TL’lik bonoyu …. İcra Dairesinde takibe koydukları olayda; nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının olayda bulunmadığı, eylemin 5237 sayılı TCK.nun 156 maddesinde öngörülen “bedelsiz senedi kullanma” suçu kapsamında kalabileceği; ancak şikayete tabi bu suç için TCK.nun 73/1. maddesinde öngörüldüğü üzere altı aylık şikayet süresinin – zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla-şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlayacağı yönündeki düzenleme dikkate alındığında; katılan … Işık’ın bedelsiz kaldığı iddia olunan senedin tahsiline yönelik başlatılan icra takibinin ödeme emrinin tebliğ tarihi olan 01/12/2011 tarihinde bu durumu öğrendiği, bu tarihten itibaren katılanın 6 aylık yasal şikayet süresi geçmesinden sonra 05/06/2012 tarihinde şikayette bulunduğu gerekçelerine dayanan mahkemenin kabulünde isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine; ancak,
CMK.nun 223/8 ve TCK.nun 73/1. maddeleri uyarınca şikayet yokluğu sebebi ile davanın ‘’düşmesine’’ hükmedilmesi gerekirken ‘’düşürülmesi’’ denilmek sureti ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasının “düşürülmesine’’ ibaresinin çıkarılıp ‘’düşmesine’’ ibaresinin eklenmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04/12/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.