Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/2785 E. 2014/19307 K. 19.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2785
KARAR NO : 2014/19307
KARAR TARİHİ : 19.11.2014

Tebliğname No : 11 – 2011/67174
MAHKEMESİ : Bursa 15. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 22/07/2010
NUMARASI : 2008/519 (E) ve 2010/924 (K)
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, katılana ait toptan ev tekstil ürünleri ticareti yapan şirkette satış elemanı olarak çalıştığı sırada, çeşitli tarihlerde katılana ait malların satışını yaptığı halde bedellerini katılana ödemediği, son olarak 14.01.2008 tarihinde müşterilere teslim edilmek üzere teslim aldığı 380 adet battaniyeyi araca yükleyerek götürüp kendi uhdesine geçirdiği ve aracı da boş olarak işyerine bıraktığının iddia edildiği olayda,
Katılanın sanığın işten çıkışını 14.01.2008 tarihinde yaptığını beyan etmesi, buna karşın söz konusu battaniyelerin sanığa aynı gün teslim edildiğinin iddia edilmesi, yine iş yerindeki stok eksiğinin 13.01.2008 tarihinde maliye görevlilerince yapılan denetimde ortaya çıktığının belirtilmesine karşılık 14.01.2008 tarihli teslim alan kaydı ve imzası bulunmayan sevk irsaliyesinin hükme esas alınması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer verilmeyecek şekilde açığa çıkarılması amacıyla, şirkete ait sevk irsaliyeleri, tahsilatlara ilişkin kayıt ve defterler üzerinde inceleme yapılarak, kayıtların delil niteliğinde kabul edilebilecek özellikte olup olmadığı, sanığa teslim edilen mal ve tahsil edilip kayıtlara intikal ettirilen para miktarları belirlenerek, gerektiğinde ilgili şirket ve şahıslar da dinlenip, sanığın uhdesinde kalan mal veya sanık tarafından tahsil edildiği halde şirket hesabına aktarılmayan paranın bulunup bulunmadığının araştırılması, tanık F.. İ..’a sevk irsaliyesinde teslim alan olarak sanığın imzasının bulunmama sebebinin açıklattırılması, şirkette çalışan S. V. ile diğer personelin tanıklığına başvurularak sanığın fiili olarak hangi tarihte işten ayrıldığının, malları uhdesine geçirdiği iddiasıyla ilgili bilgilerinin olup olmadığının ve sevk irsaliyeleri konusunda şirketteki işleyişin ne şekilde olduğunun sorularak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz değerlendirme ile suçun sübutuna ilişkin deliller yeterince toplanmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.