Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/12366 E. 2013/15175 K. 09.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12366
KARAR NO : 2013/15175
KARAR TARİHİ : 09.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk,
ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Katılan sanık …’nun … İlçesi’nde … Caddesi üzerinde beklemekte iken yanına diğer katılan sanık …’ün gelerek burada duramayacağını söylediği, akabinde de …’e vurduğu olayı gören …’in kardeşi ölen …’in de olay yerine geldiği, …’nın …’e de vurduğu, … ve …’nun basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları, kavga esnasında … ve …’in …’yı “seni artık yaşatmayacağız, öldüreceğiz!” şeklinde tehdit ettikleri, devamın da …’nın katılan …’nun aracının camlarını kırdığı olayda;
Katılan sanık …’in, hüküm tarihinden sonra 03/12/2009 tarihinde öldüğünün UYAP’tan temin edilen nüfus kaydından anlaşılmasıyla verilen düşme kararında; katılan sanık …’in, …’yı tehdit ettiğine dair katılan sanık …’nın tek taraflı soyut iddiası dışında mahkumiyetine yeter derecede delil bulunmadığından bahisle verilen beraat kararında; katılan sanık …’un katılan …’na karşı mala zarar verme suçunu; ölen … ve katılan sanık …’na karşı kasten yaralama suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan sanık …’un yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 09.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.