Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2014/1482 E. 2014/5531 K. 24.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/1482
KARAR NO : 2014/5531
KARAR TARİHİ : 24.04.2014

Tebliğname No : 14 – 2014/6516
MAHKEMESİ : Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 10.10.2013
NUMARASI : 2012/230 Esas, 2013/245 Karar
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı

Mahalli mahkemece verilen re’sen de temyize tâbi hüküm temyiz edilmekle ve sanık müdafiin temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasını talep etmesi üzerine; dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 16.04.2014 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından E. D. Y. hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği, ayrıca bir talepte de bulunmadığı anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazların reddine,
Ancak;
Olayın tek tanığı konumunda ve beyanlarına yan delillerle desteklendiği takdirde itibar edilebileceği anlaşılan mağdurenin 09.08.2012 tatihli kolluk beyanında abisi olan sanığın kendisini yere yatırdıktan sonra cinsel organını arka kısmından soktuğu şeklinde anlatımda bulunmasına karşın, aynı tarihli Manisa Merkezefendi Devlet Hastanesince düzenlenen raporda fiili livataya delalet eden yırtık, çatlak, ekimoz, kanama bulgusunun bulunmadığının tespit edilmesi, yine mağdurenin 10.08.2012 tarihli savcılık beyanında da sanığın cinsel organını kendi cinsel organına sokup sokmadığını bilmediğine dair mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları dışında sanığın olay günü mağdureye yönelik organ sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, kanıtlanan eyleminin çocuğun basit cinsel istismarı niteliğinde olduğu gözetilmeden TCK.nın 103/1-3-4 madde ve fıkraları yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden re’sen de temyize tâbi hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.