Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2013/2924 E. 2014/4468 K. 13.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2924
KARAR NO : 2014/4468
KARAR TARİHİ : 13.02.2014

Tebliğname No : 6 – 2011/131903
MAHKEMESİ : Elazığ Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 01/02/2011
NUMARASI : 2011/19 (E) ve 2011/30 (K)
SUÇ : Hırsızlık

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Sanıkların, 29/12/2010 günü mağdur O.. K..’nın ikamet ettiği binanın dış kısmında bulunan doğalgaz panosundaki elektriği toprağa ileten bakır çubuk ve kabloyu çalmaları şeklinde gerçekleşen somut olayda; hırsızlık eyleminin sıvı veya gaz hâlindeki enerji hakkında işlenmeyip, suç konusunun bakır tel ve kablodan ibaret olduğu; diğer yandan, apartmanların dış kısmında bulunup, ana şebekeden gelen doğalgazı binalara dağıtan panonun, sıvı veya gaz halindeki enerjinin nakline, işlenmesine veya depolanmasına ait tesis niteliğinde de bulunmadığı; sanıkların eyleminin, kullanımı gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık suçunu oluşturup, haklarında 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması gerektiği halde, hatalı nitelendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurularak fazla ceza tayin edilmesi;
2)5237 sayılı TCK’nın 61/1. maddesine göre malın değerinin az ya da çok olmasının, temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşmak için bir kriter olduğu; hırsızlık suçuna konu malın değerinin az olmasının ise TCK’nın 145. maddesinde ayrı olarak düzenlenmesi nedeniyle kanun koyucunun hırsızlık suçunda malın değerinin az olmasına ayrıca verdiği önemi gösterdiği;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.12.2009 gün ve 6/242-291 sayılı içtihadında belirtildiği üzere, “…daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma” görüşünün TCK’nın 145. madde uygulamasında bütünüyle reddedilmesi mümkün değil ise de; maddenin, yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılmasının da olanaklı olmadığı; 145. maddenin gerek ilk şekli, gerekse değiştirilmiş biçiminin; ortak tanımlama ile, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan değerin az olmasını temel aldığı;
TCK’nın 145. maddesine göre, faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması yeterli olup, hâkimin indirim oranını TCK’nın 3. maddesinde öngörüldüğü üzere “işlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptayacağı;
Değer azlığı nedeniyle ceza vermekten vazgeçme kararı verilecek ise; malın değerinin azlığı yanında “suçun işleniş şekli ve özelliklerinin” de dikkate alınmasının gerektiği; TCK’nın 145. maddesinin uygulanmasında hâkime takdir hakkı tanınmış olup, hâkimin takdir hakkını kullanırken keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle uygulama yapacağı anlaşılmakla;
Somut olayda; mağdurun, hırsızlık olayı nedeniyle, çalınan eşyaların değeri de dahil toplam 30,00 – 40,00 TL zarara uğradığını beyan etmesi karşısında; sanıklar hakkında, suçun işleniş şekli ve özellikleri itibariyle ceza vermekten vazgeçilemeyecek ise de, hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle TCK’nın 145. maddesi gereğince verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar S.. K.. ve Ç.. G.. müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 13/02/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.