Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3523 E. 2021/742 K. 02.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3523
KARAR NO : 2021/742
KARAR TARİHİ : 02.02.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Emirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 16/10/2018 tarih ve 2016/37-2018/416 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin asıl ve birleşen davada davacılar …, … ve … vekili ve asıl davada davalı …A.Ş vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacılar …, … ve … vekili, davalı banka ile müteveffa … arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde davacı … ve …’in müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, davacı …’in ise müteveffa …’in mirasçısı olduğunu, davalı banka ile yapılan sözleşme gereğince borcun sigorta edildiğini, buna rağmen davalı banka tarafından alacağın tahsili için davacılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, itiraz sonucu takibin durduğunu, alacağın sigorta şirketinden tahsil edilmesine rağmen davalının bu hususu Emirdağ Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/682 Esas sayılı itirazın iptali dava dosyasına yansıtmadığını, davacıların mükerrer tahsilatla karşı karşıya kaldığını ileri sürerek, söz konusu icra takibinden dolayı borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. … mirasçılarından davacılar …, …, … ve …, fazla ödenen paranın tespiti ile davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, davalı banka tarafından kullandırılan kredinin ödenmemesi üzerine girişilen icra takibinin itirazla durduğunu, açılan itirazın iptali davasında davanın kabulüne karar verildiğini, sonrasında davalı bankanın sigortadan ödeme aldığını, bu miktarın borçtan düşüldüğünü, bakiye borcun istendiğini, bunun üzerine davacıların eldeki menfi tespit davasını açtıklarını belirterek, davanın reddine ve %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Birleşen Emirdağ Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/501 Esas sayılı dosyasında davacılar vekili, müteveffa …’in asıl davanın davalısı Şekerbank A.Ş’den kredi kullandığını, akabinde vefat ettiğini, kredi borcunun tahsili için başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında bankanın davalı … şirketinden vefat ödemesi almasına rağmen, bunu itirazın iptali davasında ileri sürmediğini, dolayısıyla davacıların tüm dosya borcunu icra inkar tazminatı ve faiziyle birlikte bankaya ödemek zorunda kaldığını, fazla ödemeden dolayı davalı … şirketinin de banka ile birlikte sorumlu olduğunu ileri sürerek, icra dosyasına ödenen bedelin davalı … şirketinden istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … A.Ş vekili, müteveffanın 08.03.2009 tarihinde vefat ettiğini, 2 yıllık zamanaşımı süresinden sonra davanın açıldığını, davacıların davalı şirkete yaptığı herhangi bir ödeme bulunmadığını, dolayısıyla davalının istirdat davasının muhatabı olmadığını, poliçe teminatı olan 10.000.- TL’nin daini mürtehin bankaya ödendiğini, davalının hiçbir sorumluluğunun kalmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, muris …’in 18.12.2008 tarihinde kredi kullandığı, 08.03.2009 tarihinde vefat ettiği, bankanın, diğer davalı … şirketine durumu 14.04.2009 tarihinde bildirdiği, kredinin vade tarihinin 18.12.2009 olduğu, sigorta şirketine karşı başvuru yolları tüketilmeden kredinin kat edilerek Emirdağ İcra Müdürlüğü’nün 2010/322 Esas sayılı dosyasından kredi borçlusu vefat etmesine rağmen onunla birlikte kefillere karşı 14.10.2010 tarihinde takibe geçildiği, kefillerin itirazı üzerine davalı banka tarafından itirazın iptali davası açıldığı, Emirdağ Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 17.02.2011 tarih ve 2010/682 Esas, 2011/99 Karar sayılı ilamı ile itirazın iptaline ve takibin devamına karar verildiği, 13.01.2011 tarihinde, takip tarihinden sonra, itirazın iptali davası karara bağlanmadan önce, sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığı, davalı bankanın bu tutarı kredi borcuna mahsup ettiği, bu durumun itirazın iptali dava dosyasına bildirilmediği, davalı bankanın sigorta şirketine karşı başvuru yollarını tüketmeden davacılara karşı takip başlatması ve ödenen meblağı itirazın iptali davasında mahkemeye bildirmemesi nedeniyle %100 kusurlu olduğu, diğer davalı … şirketinin kusurunun bulunmadığı, 16.02.2018 tarihli bilirkişi raporuna kısmen itibar edilerek mahkemece resen yapılan hesaplamaya göre, davalı bankanın dava tarihi itibariyle 8.287,29 TL alacaklı olmasına karşın 18.494 TL daha tahsil ettiği, fazladan tahsil ettiği 10.206,71 TL’nin iadesinin gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 10.206,71 TL’nin davalı bankadan alınarak davacılara ödenmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl davalı …A.Ş. vekili tarafından ve asıl ve birleşen davada davacı …, … ve … vekili tarafından asıl dava yönünden temyiz edilmiştir.
Temyiz eden davacılar ve davalı …A.Ş’nin temyiz istemleri asıl davaya yöneliktir. Asıl dava İ.İ.K. m. 72 uyarınca açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Menfi tespit istemine ilişkin dava açılmadan önce birleşen dosya davalısı … A.Ş tarafından davalı bankaya 13.01.2011 tarihinde 10.000.- TL ödeme yapılmıştır. Yine davacılar tarafından dava devam etmekte iken, icra takibine konu borç nedeniyle 11.04.2011 tarihinde davalı bankaya 18.494.- TL ödenmiştir. İİK 72/7 maddesi uyarınca icra takibine konu olan yargılama devam ederken fazla ödeme yapıldığı takdirde, menfi tespit davası yasa gereği istirdat davasına dönüşür. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, bankacılık konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla banka kayıt ve defterlerini yerinde incelettirmek suretiyle dosya içerisindeki deliller değerlendirilerek, muris borçluya ölü olması nedeniyle hesap kat ihtarının tebliğ edilmediği dikkate alınarak borçluların temerrüdünün icra takip tarihi itibarıyla başladığı değerlendirilmek suretiyle, öncelikle
icra takip tarihi itibarıyla davalı bankanın söz konusu kredi sözleşmesinden kaynaklanan asıl alacağının tespit edilerek, icra takip tarihinden, dava dışı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılan 13.01.2011 tarihine kadar temerrüt faizi işletilerek, bu tarih itibarıyla asıl alacak ve işlemiş temerrüt faizi toplam miktarı bulunarak, yine sigorta şirketi tarafından yapılan 10.000.- TL ödemenin öncelikle işlemiş temerrüt faizinden mahsubuna, bakiye kısmın ise asıl alacaktan mahsubuna, daha sonra bu tarihten davacıların 11.04.2011 tarihinde yapmış oldukları 18.494.- TL ödemenin, öncelikle bu tarihe kadar işlemiş temerrüt faizinden mahsubuna, bakiye kısmın ise asıl alacaktan mahsup edilmesine, bilirkişi tarafından yapılan hesaplama sonucu davacılar tarafından davalı bankaya fazla ödeme yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra, şayet davacılar tarafından fazla bir ödeme varsa bu miktarın davalıdan istirdatına dair bir hüküm kurulması gerekir.
Mahkemece yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılmaksızın, yetersiz bilirkişi raporu ve konusu uzmanlık alanı gerektiren hususta mahkemece resen hesaplama yapılarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden asıl ve birleşen davada davacılar …, …, … ile asıl davada davalı …A.Ş’ye iadesine, 02/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.