Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2016/390 E. 2017/1430 K. 10.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/390
KARAR NO : 2017/1430
KARAR TARİHİ : 10.04.2017

Adalet Bakanlığı’nın, 27.10.2015 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkındaki erteli cezanın aynen infazına dair Antalya (kapatılan) 7. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 24/12/2014 tarihli ve 2013/499 esas, 2013/847 sayılı ek kararına yönelik itirazın kabulü ile aynen infaz kararının kaldırılmasına ilişkin Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 26/02/2015 tarihli ve 2015/173 değişik iş sayılı kararının kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 08/12/2015 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- 10.01.2013 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle sanık hakkında Antalya (kapatılan) 7. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 25/04/2013 tarihli ve 2013/63 esas, 2013/455 sayılı kararı ile TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik kararı verildiği ve kararın yasa yoluna başvurulmadan kesinleştiği,
2-Bu kararın infazı sırasında, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin ihlal edildiğinin bildirilmesi üzerine, mahkemece yargılamaya devam edilerek, Antalya (kapatılan) 7. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 25/10/2013 tarihli ve 2013/499 esas, 2013/847 sayılı kararı ile sanığın TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 51. maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine karar verildiği, kararın yasa yoluna başvurulmadan kesinleştiği,
3-Sanığın ertelemeye bağlı denetim süresi içinde işlediği kasıtlı suça ilişkin mahkûmiyetin kesinleşmesi üzerine, Antalya (kapatılan) 7. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 24/12/2014 tarihli ve 2013/499 esas, 2013/847 sayılı ek kararı ile erteli cezanın aynen infazına karar verildiği,
4-Cumhuriyet savcısının aynen infaz kararına karşı, “6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği, erteli cezanın aynen infazına karar verilemeyeceği” gerekçesi ile itiraz etmesi üzerine, mercii Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 26/02/2015 tarihli ve 2015/173 değişik iş sayılı kararı ile itiraz gerekçesi yerinde görülerek aynen infaz kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “Dosya kapsamına göre, her ne kadar sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/9. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği, erteli cezanın aynen infazına karar verilemeyeceği gerekçesi ile itiraz kabul edilmiş ise de, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/9. maddesinde “Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır.” şeklinde düzenleme yer aldığı, yine 6545 sayılı Kanun ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 7. maddede;
“(1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında hâlen denetimli serbestlik veya tedavi kararı uygulananlar bakımından Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesi hükümleri çerçevesinde bu tedbirlerin uygulanmasına devam olunur.
(2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.
(3) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi kararı verilmiş olup da bu yükümlülükleri ihlal eden kişilerin yargılanmasına devam olunur.”
Şeklinde düzenlemeler yer aldığı cihetle, 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/9. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için öncelikle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesinin objektif uygulama koşulları olan 2 yıldan daha az hapis cezası almak ve daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunmamak şartlarının mevcut olması gerektiği, somut olayda daha önce kasıtlı bir suçtan sabıka kaydı bulunan ve hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanan sanık bakımından 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulları bulunmadığı cihetle, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek, Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 26/02/2015 tarihli ve 2015/173 değişik iş sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
Sanık hakkında Antalya (kapatılan) 7. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 25/04/2013 tarihli ve 2013/63 esas, 2013/455 tarihli kararı ile 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının infazı sırasında, sanığın yükümlülüklerini ihlal ettiğinin bildirilmesi üzerine yargılama devam edilerek sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğu ve cezasının ertelendiği, ancak sanığın ertelemeye bağlı denetim süresi içinde işlediği kasıtlı suça ilişkin mahkûmiyetin kesinleşmesi üzerine, mahkemece 24/12/2014 tarihli ek karar ile erteli cezanın aynen infazına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’la 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 3. fıkrasında yer alan “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi kararı verilmiş olup da bu yükümlülükleri ihlal eden kişilerin yargılanmasına devam olunur.” şeklindeki düzenleme uyarınca sanık hakkında yargılama devam edilerek hüküm kurulması yasaya uygundur.
Kaldı ki, aynen infaz kararına itirazın kabulüne gerekçe gösterilen 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/8. maddesinde, “Bu Kanunun;a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklinde düzenleme bulunup, somut olayda soruşturma ve kovuşturma en baştan beri kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapıldığından bu maddenin olaya uygulanma imkanı bulunmamaktadır.
Ayrıca, dosya kapsamına göre sanık yargılama konusu suçu daha önce hakkında hükmedilen bir tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin denetim süresi içinde işlemediği anlaşıldığından, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmününde uyarlama yargılaması ile sanık lehine uygulama imkanı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, somut olayda sanık hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi kararı verilmiş olup bu yükümlülükleri ihlal ettiğinden, 6545 sayılı Kanun’la 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 3. fıkrası uyarınca yargılamaya devam edilerek cezaya hükmedilmesi ve mahkemenin takdirine bağlı olarak ertelenmesi, ertelemeye bağlı denetim süresi içinde işlediği kasıtlı suça ilişkin mahkûmiyetin kesinleşmesi üzerine ise aynen infaz kararı verilmesi yasaya uygun olup, 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191. maddesinin 8 ve 9. fıkralarının olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. Bu nedenle aynen infaz kararına karşı yapılan itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesi yasaya aykırı ve kanun yararına bozma talebi yerindedir.
D) Karar :
Açıklanan nedenlere göre, Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 26/02/2015 tarihli ve 2015/173 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA; aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, 10.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.