Emsal Mahkeme Kararı Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2023/1042 E. 2023/1111 K. 08.06.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2023/1042
KARAR NO: 2023/1111
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/06/2022
ESAS NO: 2021/418
KARAR NO: 2022/548
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/06/2023
İSTİNAF KARAR
YAZIM TARİHİ: 13/06/2023
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 28/06/2022 tarih ve 2021/418 Esas – 2022/548 sayılı kararı davalı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı …’ın dava dışı … ‘den 20.000,00 TL borç almak için diğer davacı … ile birlikt … ‘nin … ilçesine gittiğini, dava dışı … ’ün davacılar … ve … ‘dan vereceği borç karşılığı iki adet senet istediğini, fakat senet üzerine isim yazdırmadığını, dava dışı … ’ün vereceği borç para karşılığında davacılardan ayrıca davacı …’a ait … plakalı araç üzerine İncesu Noterliğine … tarihinde giderek rehin koydurduğunu, fakat rehin alacaklısının … değil, … l’ün eşi … olduğunu, davacıların senetleri imzaladıktan ve dahi araç üzerine de rehin koydurduktan sonra dava dışı … ‘den paralarını istedilerse de … ’ün, para yerine davacılara düzenle … ‘e ulaşamadıklarını, davalı …’nun, dava dışı … ‘ün çalışanı olduğunu, davalı ile davacılar arasında alacak verecek kapsamında herhangi bir hukuki ilişki olmadığını, ancak dava dışı … ve davalı …’nun kötü niyetli davranarak bahse konu senetlerden birini davalı … adına vade tarihi ve diğer unsurları başkalarına doldurtarak 13.01.2020 tarihinde icra takibine koyduğunu, bahsi geçen takip dosyasının Kayseri Genel İcra Dairesi’n … Esas numarası ile işlem gördüğünü, dosyada … asıl borçlu ve …’ın ise kefil olarak yer aldığını, davacıların, davalıya borçlu olmadığını, davalıların davacılardan alacaklı olduğunu gösteren herhangi bir hukuki ilişki, herhangi bir evrak ya da banka dekontunun söz konusu olmadığını, davalının, davacılara 35.000 TL borç verebilecek gelire sahip olmadığını, davacıların, konu ile ilgili 27/01/2020 tarihinde … Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde şikâyetçi olduğunu, … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2020/86 soruşturma numaralı soruşturma dosyasında şüpheliler hakkında uyuşmazlığın çözüm yerinin hukuk mahkemeleri olduğu gerekçesi ile takipsizlik kararı verildiğini ve kararın da kesinleştiğini, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL üzerinden, davalı ile davacılar arasında mevcut ve geçerli bir hukuki ilişkinin bulunmadığının tespitine, menfi tespit talebimizin kabulüne, teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek Kayseri Genel İcra Dairesi … esas numarası ile başlatılmış icra takibinin durdurulmasına, bu dava sebebiyle uğranılan zararların yasa gereği alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak dav … arasındaki ticari ilişkiden, çekten ve buna karşılık verilen rehinden, … ile davacılar arasında gerçekleşen telefon görüşmelerinden bahsedilmişse de söz konusu olguların dava konusu icra takibi ve senetle ilgisinin davalı tarafça anlaşılamadığını, söz konusu dava dilekçesinin … ile davacılar arasındaki hukuki ihtilafa yönelik olduğu, davalı ve dava konusu bonoyu ve icra takibini ilgilendirmediğini, davalı tarafça davacıların davacıya borcundan kaynaklı vermiş oldukları senede istinaden icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibinin başlatılmasından yaklaşık bir buçuk yıl sonra dava konusu alacak üzerinde anlaşma sağlanamadığından sonra davacılarca bu yola başvurulduğunu, dava dilekçesinde davalının davacılardan alacaklı olduğunu gösteren herhangi bir hukuki ilişki evrak ya da dekont olmadığı belirtilmişse de kambiyo senetlerinin sebepten mücerret belgeler olduğunu, davacıların davalıya karşı borcu olduğunu gösteren belgenin de bizzat kambiyo senedi olduğunu, borçlunun senedin bedelsiz olduğunu ispatla mükellef olduğunu, davacıların borcu olmadığı takdirde birine senet vermesinin hayatın olağan akışına açıkça aykırılık teşkil ettiğini, davacılar tarafından … ile aralarındaki hukuki ilişkiye karşılık rehin verirken davalı ile aralarında bulunan borç ilişkisine istinaden de senet verildiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen olguların ve olayların dava konusu senetle herhangi bir bağlantısı bulunmadığını, davalı ile davacılar arasındaki borç ilişkisinin davalının davacılara vermiş olduğu borca dayandığını, dava dilekçesinde bahsi geçen hususların tamamının soyut ve tutarsız iddialar olduğunu, davacıların özetle 20.000-TL borç para taleplerine karşı dava dışı … ’ün kendilerine 48.000-TL bedelli çek verdiğini, buna karşılık teminat olarak hem noter üzerinden 2015 model araca rehin koyulduğu hem de 2 adet boş senet verildiği iddia edildiğini, davalının ise dava dışı … ’ün çalışanı olduğunu, bu hususların tamamının soyut iddia olup ispata ilişkin herhangi bir belge sunulmadığını, eldeki davanın görülebilmesi için harcın tamamlatılması gerektiğini, aksi halde usul yönünden eksik davanın reddi gerektiğini beyan etmiş, öncelikle menfi tespit davasının kısmi olarak açılamaması sebebiyle Harçlar Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca eksik harcın tamamlattırılmasına, tamamlanmadığı takdirde davanın usulden reddine, bu talebimiz uygun görülmezse esasa girilerek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine, bu davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötü niyetli olan davacının İ.İ.K.m.72/4 uyarınca alacağın %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; “…..Davacılar dava dilekçesi ile dava dışı … den borç almak için gittiklerini ilgilinin kendilerinin iki adet senet aldığını senedin üzerine isim yazdırılmadığını ayrıca davacı …’a ait araç üzerine rehin koydurduklarını müvekkillere … ün para vermediğini para vermediğini yerine 48.000,00 çek verildiğini çekin tarihi eski olması nedeni ile tahsil edemediklerini Davacı …’nin … ün çalışanı olduğunu davalı ile arasında herhangi bir borç alacak ilişkisinin bulunmadığını belirterek menfi tespit dilemiştir.Davalı cevap dilekçesi ile ise, senedin illetten mücerret olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.Olayla ilgili İncesu Cumhuriyet Başsavcılığının tarafından 2020/86 esas sayılı soruşturma yapıldığı soruşturmanın kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile sonuçlandığı, soruşturmadaki … ün beyanında dava konusu olan senedin kendisine ait borçtan kaynaklı olduğunu senedin asıl alacaklısının kendisi olduğunu beyan etmiştir yine … polis merkezinde vermiş olduğu ifadesinde senetten doğan alacağın … ün alacağı olduğu kendisinin herhangi bir alacağı olmadığını beyan ettiği görülmüştür davalı …’nin beyanı mahkeme dışı ikrar niteliğinde olduğundan kendisinin senetten dolayı alacaklı olmadığı alacaklının başkası olduğu beyan edildiğinden davacıların davalıya borcu olmadığı anlaşıldığından menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmiştir.Kötüniyet tazminatına dair değerlendirmede;Somut olayda sırf davacıların zararına hareket edilmediği, esasında … ’ün alacağını tahsil edebilmek için takip yaptıkları davacı kötüniyetli görülmediğinden davalının kötüniyet tazminatı uygun görülmemiş……” gerekçesiyle Davanın kabulü ile; davacıların Kayseri Genel İcra Dairesi’nin … esas sayılı dosyasına konu keşidecisi … aval veren … ve lehtarı … olarak görünen 17/04/2019 keşide, 24/11/2019 vade tarihli 35.000,00 TL bedelli bono nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, Kötü niyet tazminatı talebinin reddine, Davalının şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İşbu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından verilen kararda gerekçelerin açıkça birbiri ile çeliştiğini, zira gerekçeli kararda önce davacıların borcu olmadığının tespitine karar verilmiş akabinde kötü niyet tazminatının değerlendirilmesine ilişkin kısımda “somut olayda sırf davacıların zararına hareket edilmediği, esasında … ün alacağını tahsil edebilmek için takip yaptıkları davacı kötüniyetli görülmediğinden davalının kötüniyet tazminatı uygun görülmemiştir.” demekle bir alacağın var olduğu kabul edildiğini, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2015/17844 Esas 2016/6913 Karar sayılı ilamının olduğunu, bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde hiç bir borcu olmadığını iddia eden davalıların hem kambiyo senedi vermeleri hem de araçları üzerine rehin koydurmaları hayatın olağan akışına açıkça aykırı olduğunu, ha keza taraflarınca davacıların borcundan kaynaklı vermiş oldukları senede istinaden icra takibi başlatılmış söz konusu icra takibinin başlatılmasından yaklaşık bir buçuk yıl sonra dava konusu alacak üzerinde borçlularla yapılan şifahi görüşmelerde anlaşma sağlanamadığı andan sonra davacılarca bu yola başvurulduğunu, davacıların özetle 20.000-TL borç para taleplerine karşı dava dışı … kendilerine 48.000-TL bedelli çek verdiğini buna karşılık teminat olarak hem noter üzerinden 2015 model araca rehin koyulduğu hem de 2 adet boş senet verildiği iddia edilmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun yerleşik içtihatlarında “…İmzası borçlu tarafından ikrar edilmiş kambiyo senedi niteliğindeki bir belge alacağın varlığına kesin kanıt oluşturur. Böyle bir yazılı belgenin aksi yazılı delille kanıtlanabilir…”. dolayısıyla salt “borcum yoktur” iddiasında olan davacıların neden davaya konu senetleri imzaladığını ve sonrasında sonlandı iddiasında ise bu senetteki borcun nasıl sonlandığını ispat külfeti kendisindeyken yerel mahkeme tarafından borcun nasıl sonlandığına ilişkin detaylı araştırma yapılmadan, senedin borçtan mücerret olduğu kabulü göz ardı edilerek verilen karar hatalı olup kaldırılması gerektiğini belirterek; Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/418 Esas sayılı dosyasının kaldırılmasına, davanın reddi ile işbu davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacının İ.İ.K.m.72/4 uyarınca alacağın %20 sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Dairemizce HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Dava, kambiyo senedine dayalı başlatılan takipten sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Senedi düzenleyen borçluların davacılar, lehdarın ise davalı olduğu görülmüştür.
Kural olarak; bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrar ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin yapıldıkları zamanki miktar veya değeri kanunda öngörülen sınırı geçtiği takdirde senetle ispatlanması gerekir. (HMK m. 200/1)Buna göre davacı, hukuki ilişkinin değeri itibarıyla iddiasını ancak yazılı delil ile ispat edebilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır. Yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı yoksa iddianın ikrar, yemin gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır.HMK’nın 187. maddesinde; ispatın konusunun, tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalardan oluştuğu ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilebileceği, herkesçe bilinen vakıalarla, ikrar edilmiş vakıaların çekişmeli sayılmadığı hükme bağlanmıştır.Yargılama usulü bakımından ikrar, açıklayan tarafından hasmının karara bağlanmasını istediği hakkın veya hukuki durumun meydana gelmesine esas olan ve hasmınca ileri sürülen maddi olayların tümünün veya bir bölümünün doğru olduğunun bildirilmiş olması demektir (YHGK 09.11.1955 gün E:4-79 K:78; YHGK 25.06.1975 gün E:4/681 K:879).İkrarın ispat kuvveti, yapıldığı yere göre belirlenir. Buna göre; ikrarın mahkeme içinde veya mahkeme dışında yapılmasına farklı hüküm ve sonuçlar bağlanmıştır.Kural olarak mahkeme dışı ikrar, kesin bir delil olmayıp, takdiri delildir. Bununla ancak takdiri delillerle ispat edilebilen hususlar ispat edilebilir. Bu bakımdan kesin delille ispatı gereken bir hukuki işlemin varlığı mahkeme dışı ikrar ile ispat edilemez. Ne var ki mahkeme dışı ikrar bir belge ile ispat edilebilirse kesin delil hükmünde olur.Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, savcılıkta, haciz sırasında ya da polis önünde yapılan ikrar, mahkeme dışı ikrar olup; bir belge ile ispat edilebilirse, kesin delil hükmünde olacağı ve ikrarda bulunanı bağlayacağı açıktır.Somut olayda, davalı tarafından her ne kadar davacının ileri sürdüğü hususlar kabul edilmemiş ise de, İncesu Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/86 soruşturma nolu dosyasında takipsizlik kararı verilen evraklar içerisinde yer alan davalının İncesu polis merkezinde verdiği 31.01.2020 tarihli imzalı ifade zaptında davalı alacaklı olmadığını, davacıların kendisine bu senetten ötürü borçlu olmadığını ikrar etmiştir. Dava dışı … ‘ün soruşturma aşamasında savcılık huzurundaki ifadesinde de senedi davalıya verdiğini, alacaklı olarak davalıyı gösterdiğini beyan etmiş olmakla davanın kabulü yönündeki ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğuna kanaat edilmiştir.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK’nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davalı tarafın söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK’nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’nin istinafa konu edilen 28/06/2022 tarih ve 2021/418 E. – 2022/548 sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 2.445,33 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 611,33 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 1.834,00 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-HMK. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, HMK. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 08/06/2023