Emsal Mahkeme Kararı Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/68 E. 2022/657 K. 20.09.2022 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : …
KARAR NO : …
HAKİM : …
KATİP : …

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVA : Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : …
KARAR TARİHİ : …
KARAR YAZIM TARİHİ : 20/09/2022

Mahkememize açılan Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, davacı kooperatifin üyesi olduğunu ve davalıya kooperatif tarafından tahsis edilen dairenin ferdileştirme suretiyle geçirildiğini davalı üzerine, kooperatif tarafından üyeye gerekli ifa yapıldığını, Kooperatifler Kanunu ve ana sözleşme hükümleri gereği kooperatif üyesinin kooperatifin aldığı daire için ana sözleşme hükümleri çerçevesinde yapacağı kesin maliyeti ödeyerek kooperatife karşı ifa yükümlülüğünü yerine getirmek zorunda olduğunu, ana sözleşmenin 61-63. maddelerine uygun olarak kurulan komisyon tarafından hesaplanan kesin maliyet bedelinin davalıya tebliğ edildiğini, üyelerin ana sözleşmenin 61-63. maddelerine uygun olarak komisyon tarafından hesaplanan kesin maliyeti ve varsa şerefiye bedelini ödemek zorunda olduğunu, davalıya tebliğ edilen kesin maliyet bedelinin tebliğine rağmen ödemeyi gerçekleştirmediğinden bahisle davanın kabulü ile müvekkilinin davalıdan 78.120,75-TL alacağının tahsiline, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin kooperatif üyesi olmadığını, kooperatifin 2012 yılından bu tarihe kadar yapılan tüm genel kurullarının yokluk ile malul olduğunu, müvekkili …’nin kooperatifin diğer 1460 ortağı gibi akçeli hükümleri yerine getirdiğini, kooperatifle hesaplaşarak tüm ödemelerini yaptığını ve nihayetinde genel kurul kararları doğrultusunda üyelik ilişiğinin kesildiğini, bu nedenle kooperatifin müvekkilden herhangi bir ödeme talep edemeyeceğini, tasfiye halinde olan kooperatifin kesin maliyet hesabı çıkartmasının kooperatif kanununa, ana sözleşmeye ve TTK m. 521-548 hükümlerine aykırı olduğunu, maliyet hesabının kesinleşmediğini, maliyet hesabının üyeler arasında eşitliği bozan bir hesaplama yöntemi ile yapıldığını ve hesaplamada endeksleme yapılmadığını, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, kooperatif tarafından çıkarılan kesin maliyet borcunun tahsili talebine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 99. maddesine göre ihtilaf ticari niteliktedir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama Tek Hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri 500 Bin TL’nin altında olması nedeniyle 7251 sayılı kanunla değişik 6102 Türk Ticaret Kanununun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar görüşmüş ancak anlaşmaya varamamışlardır.
Kooperatif tarafından belirlenen bedellerin (kesin maliyet v.s) ödenmesinden sonra kurada isabet eden dairenin tapusunun davalıya devredildiği taraflar arasında ihtilaf konusu değildir.
Yargılama aşamasında Resmi Gazetenin … tarihli … yevmiye numaralı sayısı ile ilan edilen ve yürürlüğe giren 7410 sayılı Çevre Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2. maddesinde “…inşaatların etaplar halinde yapılarak teslim edilmesi, terkin edilmemiş olması, yapımı tamamlanan etapta bağımsız bölüm malikine kooperatifçe tahakkuk ettirilen bedelin ödenmiş olması, kooperatif tarafından üyeye konutunun tapu devrinin yapılmış olması şartlarının birlikte sağlanmış olması halinde konutun tapu devrinin yapılmasından sonraki dönemler için yapı kooperatifi tarafından yönetim giderleri hariç olmak üzere her ne ad altında olursa olsun yapılmış borçlandırmalar veya bu kapsamda üçüncü şahıslara kooperatif tarafından yapılan alacağın devrine ilişkin işlemler hükümsüzdür.”şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Toplanan deliller yapılan yargılama sonucunda; kooperatif tarafından yapımı tamamlanan etap için bağımsız bölüm malikine tahakkuk ettirilen bedelin ödenerek tapunun davalıya verildiği, davacı kooperatifin teslim edilen daire yönüyle davalıdan inşaat bedeli talebinde bulunduğu, bu bedelin 7410 sayılı yasanın 2. maddesinde belirtilen yönetim giderlerinden olmadığı anlaşılmakla, 7410 sayılı yasanın 2. maddesi dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 80,70-TL ilam harcının, dava açılışı sırasında tahsil edilen 1.334,11-TL peşin harçtan mahsubuna, artan 1.253,41-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacıya iadesine,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama harç ve giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına,
5-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re’sen gönderilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalıya ödenmesine,
7-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK’nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. …

Katip …

Hakim …