Emsal Mahkeme Kararı Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/851 E. 2023/768 K. 13.09.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : ***
KARAR NO : ***

HAKİM : … …
KATİP : … …

DAVACI : … – … –
VEKİLLERİ : Av. …
Av. … –
DAVALI : 1- … – … –
2- … – …
VEKİLİ : Av. … –
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
KARAR YAZIM TARİHİ : ***

Mahkememize açılan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketlerin katlanır sandalye imal etme ve teslimi hususunda müvekkili ile anlaştıklarını, davalıların … tarihine kadar 20.000 adet katlanır sandalyeyi imal edeceklerini ve bu sandalyeleri fabrika teslimi olmak üzere müvekkiline teslim edeceklerini taahhüt ederek sözleşme imzaladıklarını, taraflar arasında imzalanan *** tanzim tarihli sözleşmenin 4. maddesinde; imalatçı firmanın (davalının) … tarihine kadar katlanır sandalyeleri hazır edememesi durumunda, müvekkil işverenin zararlarını karşılayacağının hüküm altına alındığını, sözleşmede imal olunacak sandalyelerin bütün ana ve sarf malzemelerinin müvekkil şirket tarafından temin edilerek ***tarihinde imalatçının fabrika adresi olan *** 5. Cadde No: 11/C Melikgazi/KAYSERİ adresine teslim edilmesinin kararlaştırıldığını ve müvekkilinin davalı şirketlere karşı tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve davalılara şu ana kadar 45.000,00-TL ödeme yaptığını, ancak davalı şirketlerin sözleşme hükümlerine uymadığını ve … tarihine kadar 20.000 adet katlanır sandalye imal etmediğini, bu durumun müvekkilinin maddi zarara uğramasına, müşterileri nezdinde yükümlülüklerini yerine getiremeyerek itibar kaybı yaşamasına ve kar kaybına uğramasına neden olduğunu, ayrıca davalı şirketlerce imal edilip de, müvekkile teslim edilmeyen sandalyeler bulunduğuna ilişkin duyumları bulunduğunu, gelişen olaylar sonucu müvekkili şirketin, davalı şirketlerin kusurları neticesinde sözleşmeyi haklı olarak feshetme dışında bir olanağı kalmadığını, sözleşmede 20.000 adet ürünün en geç … tarihine kadar üretilip teslim edileceği kararlaştırılmasına rağmen, bu güne kadar toplam 7081 adet teslimat yapıldığını, davalı şirketlerin, sözleşme konusu sandalyelerin kalan kısmını halen imal etmediklerini, bu sebeple müvekkili şirketin, ciddi boyutlarda zarar ve kar kaybı yaşadığını, imale çevrilmeyen ve tüm maliyetleri müvekkili şirket tarafından yüklenilerek davalı şirketlere teslim edilen hammaddelerin, davalı şirketlere ait depolarda bulunduğunu, HMK’nun 389-390-391-392 maddeleri gereğince davalı şirketlerin deposunda bulunan müvekkiline ait hammaddelere ve varsa katlanır sandalyelere ilişkin olarak öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve akabinde yapılacak yargılama sonucu 100.000,00-TL maddi zararın, 132,000,00-TL kar kaybının ve 5.000,00-TL itibar kaybının davalılarca ürünlerin teslim tarihi olan … tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı … … Ltd. Şti. vekili dosyaya sunduğu … havale tarihli cevap dilekçesinde; 19/04/2016 tanzim tarihli sözleşme ile 20.000 adet katlanır sandalyenin imalatına ait montaj işçiliği hususunda müvekkili ile davacının anlaşma yaptığını, davacı tarafın dosyaya sunduğu tek taraflı olarak el yazısı ile bir takım ilaveler yapılmış sözleşme üzerinde anlaşma sağlanmadığını, sözleşmede yazılı olduğu gibi imalat için gerekli ham maddenin davacı tarafından tedarik edildiği ve imalat için müvekkiline eksiksiz ve süresinde verildiği iddiasının doğru olmadığını, sözleşmede kararlaştırılan tarihten çok sonra malzemelerin müvekkiline teslim edildiğini, böyle olunca montajın da geciktiğini, davacı tarafa ait malzemelerin müvekkili şirketin depolarında halen yer işgal ettiğini, açılan haksız ve hukuka aykırı davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … Makine Mob. … Ltd. Şti. vekili dosyaya sunduğu … havale tarihli cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin taraflar arasında yapılan sözleşmenin tarafı olmadığını bu nedenle husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, esasa girilmesi halinde ise malzemelerin davacı tarafça geç teslim edilmiş olması nedeniyle imalat ve teslim sürecinin geciktiğini, davacı tarafın iddia ettiği hususlarda müvekkilinin bir kusuru olmadığını, haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizce verilen *** karar sayılı ilamı, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’nin *** karar sayılı ilamı ile kaldırılmakla, dosya mahkememizin *** esas sırasına kaydı yapılmış ve yargılamasına bu esas üzerinden devam edilmiştir.

YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinde (TBK 470.vdm) belirlenen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle davacının uğramış olduğu maddi zarar, itibar kaybı ve kar kaybının tazmini talebine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
6545 sayılı yasanın 45/3.maddesi uyarınca yargılama Tek Hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Yargılamanın İstinaf kaldırma kararı öncesi aşamasında alınan;
… havale tarihli bilirkişi raporunda; 20.000 sandalyeden 8.400 tanesinin sevk edilmiş olduğu, geriye 11.600 adet sandalye kaldığı, davalı … Mob. … Ltd. Şti.’nin elinde bulunan ham maddeler ile kalan sandalyelerin yapılabilmesi için gerekli olan ham madelerden kumaşın, perçinin ve galvanizli telin bu adedi karşılayacağı miktarda olmaması nedeniyle kalan sandalyelerin üretiminin gerçekleşemeyecek durumda olduğu yönünde görüş bildirmiştir.
02/07/2018 havale tarihli muhasebeci bilirkişi tarafından dosyaya sunulan bilirkişi raporunda; davalılardan Altınbey şirketinin ticari defterlerinde davacı ile herhangi bir ticari ilişkisinin görülmediği, davacı *** ile davalı … şirketi arasında ticari ilişkinin olduğu, davalı … şirketinin ticari defter kayıtlarına göre davacı … şirketinden 21.858,04-TL alacağı gözüktüğü ancak söz konusu tutarın net olarak ortaya konulabilmesi için davacı … şirketinin 2016 ve 2017 ticari defterlerinin de incelenmesi gerektiği yönünde görüş bildirmiştir.
Muhasebeci bilirkişiden alınan 07/01/2019 havale tarihli ek raporda; gelinen aşamada davalı tarafın 29.679,36-TL bedelli faturaya konu malların teslimlerini (icra müdürlüğü vasıtasıyla teslim edilmiştir.) ispatladığı, hal böyle olunca kök rapordaki sonuca dönüldüğünü, özetle davacının davalıdan alacaklı olmadığı, aksine 21.858,04-TL borçlu olduğu sonucuna vardığını bildirmiştir.
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nden talimat yoluyla alınan 27/11/2019 tarihli bilirkişi heyeti kök raporunda; davacı … şirketine ait 2016 – 2017 yılı yasal defterlerinin bilgisayar kağıtlı ortamda ve tek düzen hesap planı ve muhasebe kayıt ve nizamına uygun tutulduğu, davacı şirketin ticari defterlerinin kapanış tasdiklerinin yapıldığı, davalı … şirketine ait 2015 yılı defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yaptırıldığı, 2016 – 2017 yasal defterlerinin bilgisayar kağıtlı ortamda ve tem düzen hesap planı ve muhasebe kayıt ve nizamına uygun tutulduğu, davacı şirketin ticari defterlerinin kapanış tasdikinin yapıldığı, davalı Altınbey şirketinin yasal ticari defterlerinde davacı … şirketi ile herhangi bir ticari ilişkiye yönelik kayıt bulunmadığı, davacının müşteri nezdinde yükümlülüklerini yerine getiremediğinden dolayı zarar etmesi, itibar kaybına uğramasına sebep olduğu konusunda olumsuz görüşlerinin oluştuğu, davacı … ile davalı … şirketine 133.844,51-TL + KDV borçlu olup ödemesi gerektiğinin tespit edildiği yönünde görüş bildirmişlerdir.
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nden talimat yoluyla alınan *** tarihli bilirkişi heyet ek raporunda; dosya içeriğine göre tarafların defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, *** tarihinde işveren firma olarak davacı … … Ltd. Şti. ile davalılardan imalatçı firma olarak … Mob. … Ltd. Şti.’nin katlanır yazlık sandalye üretimi konusunda anlaştıkları, ticari ilişkilerinin muhasebe kayıt ve belgelerinde de görüldüğü, davacı şirket ile davalı … şirketi arasında ticari ilişki bulunduğu, davalılardan Altınbey şirketinin ticari defter kayıtlarında davacı ile herhangi bir hareket görülmemekle birlikte, davalı … ve davalı Altınbey şirketlerinin aynı adreste bulunan şirketler olduğu, dava dosyasında fotokopisi bulunan sözleşmeye taraf olarak davalılardan Altınbey şirketinin kaşeleyerek imza attığı ve dolaylı da olsa ticari ilişkinin bilgisinin var olduğu, ticari ilişki yönünden davalıların her ikisinin de sorumlu tutulabileceği, katlanır yazlık sandalye imalatı ile ilgili olarak ham madde ürün reçetesi incelendiğinde bitmiş ürün birim fiyatının kdv hariç 16,375-TL olduğu, 1536 adet sevke hazır bitmiş yazlık katlanır sandalye bulunduğu, ayrıca kalan ham madde ile yapılacak yazlık katlanır sandalye sayıları dikkate alındığında kalan kumaş miktarı kadar yanı 3836 adet daha sandalye yapılabileceğinin tespitinin yapıldığı ve kalan üretim için gerekli ham maddenin davalıların depolarında bulunmadığı, imalatın yetiştirilemeyeceğinin belli olduğu, davacı ve davalıların bu durumu önceden bildikleri, üretim yeri alanının yetersiz olduğu hususunun davalılar ve davacı tarafından üretim başladığından beri bilindiğinin anlaşıldığı, davalı tarafından üretilen 8400 adet yazlık katlanır sandalyelerin 24/08/2016 tarih ve 1466 nolu fatura ile davacı … şirketine fatura edilip gönderildiği, davacı şirket tarafından da 08/09/2016 tarih ve *** nolu fatura ile eksik çıkan 1319 adet yazlık katlanır sandalye sayısına göre iade faturası kesildiği, faturaya dayalı … şirketi tarafından herhangi bir itirazın yapılmadığı ve şirketin muhasebe kayıtlarına işlendiğinin görüldüğü, teslim edilen yazlık katlanır sandalyelerin sayısının 8400 – 1319 = 7081 olduğu, daha sonra mahkemece tesis edilen 10/01/2017 tarihli ara karar ile davacıya iade olarak teslim edilen yazlık katlanır sandalye miktarı 1536 adet olduğundan, davacı … şirketine teslim edilen yazlık katlanır sandalyelerin toplam sayısının 7081 + 1536 = 8617 adet olduğu, 18/11/2016 tarihli bilirkişi raporunda keşifle tespit edilen kalan ham madde ve yarı mamul halde bulunan malzemenin değerinin kdv’siz 98.904,03-TL olduğu, 1536 adet sevke hazır ambalajlı ürünlerin değerinin kdv’siz 25.152,00-TL toplam kdv’siz 124.056,06-TL olduğu, davalıların depolarında yapılan keşif ile tespit edilen kdv hariç 98.904,06-TL’lik ham madde ve yarı mamüllerin mahkeme kararı ile davacıya 65.735,93-TL’lik kısmının teslim edildiği, kalan 98.902,60 – 65.735,93 = 33.166,67-TL kadar davacının alacaklı olduğu, davalı tarafından kesilen 1536 adetlik faturaya davacı tarafından itiraz edildiği ancak bu 1536 adet katlanır sandalyenin 2 taraf arasındaki hesaplaşmada bitmiş ürün olarak dikkate alınması gerektiği, davacıya davalılar tarafından teslim edilemeyen yazlık katlanır sandalyelerin miktarının 20.000 -(7081 ve 1536) 8617 = 11383 adet olduğu, davacı … şirketine müşterisi BİM’e satış maksadıyla gönderilen katlanır yazlık sandalyelerin BİM’den kusurlu oldukları gerekçesi ile 347 adedinin dosyada bulunan iade faturaları ile … şirketine geri gönderildiği, … şirketi tarafından ikame edecek davalarda delil olarak kullanılmak üzere davalı şirketler tarafından imal edilen katlanır yazlık sandalyelerin kusurlu olup olmadıklarının tespiti talebi ile Hadımköy / İstanbul’daki kendi deposunda Gaziosmanpaşa 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce yapılan keşif ile tespit edilen depoda bulunan 1200 adet sandalyelerin işçilik kusurları dışında, davacı … şirketinin üretim için davalılara gönderdiği malzemelerin kalitesinin istenen vasıflara uygun olmadıkları dolayısıyla sandalyelerin kusurlu olduklarının tespit edildiği, BİM tarafından iade edilip edilmemiş olduğunun anlaşılamadığının bildirildiği, davacı … şirketinin deposunda keşifle kusurlu oldukları tespit edilen 1200 adet katlanır yazlık sandalyeler satılamayacağından toplamda 8617 – 1200 = 7417 adet katlanır yazlık sandalyelerin BİM’e satılabildiği, davacının müşterisi BİM’le 17411 adet katlanır yazlık sandalye satacağı konusunda anlaştığı ancak 17.411 – 7417 = 9994 adet katlanır sandalyelerin teslim edilememesinden dolayı BİM’e satılamadığı, davacı … şirketinin BİM’e eksik üretim ve kusurlarından dolayı satış yapamadığı 9994 adet katlanır yazlık sandalyelerin 1 adedinden elde edebileceği kâr 23,60 – 16,375 = 7,225-TL olacağından, 7,225-TL X 9994 adet = 72.206,65-TL + KDV kadar davacının kâr kaybının söz konusu olabileceği, ürün son teslim tarihinin … olduğu bu tarihten itibaren davacı ve davalılar bu tarihi 10 gün daha ötelediklerinden 30/06/2016 tarihi itibariyle borç muaccel olacağından bu tarihten itibaren gecikme faizi uygulanabileceği sonuç ve kanaatine vardıklarını bildirmişlerdir.
Mahkememizin 16/12/2020 tarih, *** Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddine, 33.166,67 TL maddi tazminat, 72.206,65 TL kar kaybı ve 5.000,00 TL itibar kaybının 30/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. Verilen kararın taraflarca istinaf kanun yoluna götürülmesi sonucu Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’nin *** karar sayılı ilamı ile “davacı tarafça davalıya teslim edilen ham madde ile … tarihli bilirkişi raporu ile imalatı tamamlanmış ve davacıya teslim edilen ile halen teslim edilmeyi bekleyen sandalyeler de olduğu tespit edildiğine ve imalatı tamamlanan sandalyelerin de davalıya teslim edilen ham madde ile yapıldığı göz önünde bulundurularak iade edilmesi gerektiği halde davacıya iade edilmeyen ham madde bedeli bulunup bulunmadığı konusunda hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı” olduğu gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
*** tarihli celse ve bundan sonraki tüm celselere davacı vekili mazeretsiz olarak katılmamış, davalı vekilinin tüm celselerde davayı takip ettiklerini beyan etmesi sebebiyle yargılamaya devam edilerek karar verilmiştir.
BAM kaldırma kararı doğrultusunda, davalı tarafın *** tarihli rapora itirazlarını karşılar mahiyette ek rapor düzenlenmesi amacıyla dosya önceki bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve Bakırköy 7. ATM’den talimat yoluyla alınan 11/10/2022 tarihli bilirkişi heyeti 2.ek raporunda; önceki kök ve 10.09.2020 tarihli ek raporlarındaki tespitlerde mutabık oldukları, ek raporda belirttikleri gibi 24.08.2016 tarihli ve 1466 nolu 137.550,00-TL + KDV bedelli fatura ile 8400 adet katlanır sandalyenin davacıya teslim edildiği, 1319 adet katlanır sandalyenin eksik geldiği gerekçesi ile iade faturası ile iade edildiği, iade faturasına itirazda bulunulmadığı, 1536 adet sandalyenin keşif sırasında tespit edildiği, 8400 – 1319 = 7081 adet + 1536 adet = 8617 adet olan davacıya teslim edilen katlanır sandalyelerin Toplam Maliyet Bedellerinin TL karşılığının ise 8617 adet X 16,375-TL = 141,103,38-TL + KDV olduğu, davalının itiraz dilekçesinde dosya muhteviyatında bulunan 21.11.2016 tarihli bilirkişi raporundaki tespitlerin eldeki mevcut faturalardaki miktarlar üzerinden hazırlanmış olduğu, daha önceden montajı yapılıp davacıya teslim edilen 8400 adet sandalye imalatında da bu hammaddelerin kullanıldığının belirtilmiş olduğu görüldüğü ancak ne kadarının 8400 adet sandalyenin üretiminde kullanıldığı veya kullanılmadığı hususunun teknik bir konu olduğundan dolayı anlaşılamadığı, kayıtlara göre 18.01.2016 tarihli tespit edilen ham madde miktarı ile davacıya icra yoluyla teslim edilen 12-13-17-18/01/2017 tarihindeki ham madde miktarlarının TL karşılıkları farkının (98.904,03-TL – 65.735,93-TL) = 33.168,10-TL olduğu görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmiştir.
Bilirkişi heyetinin teknik bilirkişiden rapor alınmasına gerektiğine dair tespiti üzerine dosya Endüstri Mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş ve 04/08/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda; fatura ve raporlar incelendiğinde davalı tarafın 8617 adet sandalye ürettiği, davacı tarafında 20 bin sandalye üretimi için bir kısım malzeme ve hammaddeleri temin edip davalı tarafa sevkini sağladığı, dava konusu sandalye ürün reçetesi, 21.11.2016 tarihli bilirkişi raporunda sunulan fatura ve ürün reçetesi referans alınarak tekrar oluşturulmuş ve hesaplar bu reçeteye göre yapıldığı, 8617 adet üretilen sandalye de kullanılan hammadde ve malzemenin davacı tarafından satın alınan miktarlardan kalan malzeme miktarının 12-18 Ocak 2017 tarihleri arasında gerçekleştirilen icrada tespit edilen miktar arasındaki fark hesaplandığı, davacının 22.159,347-TL iade edilmeyen hammaddeden kaynaklı alacaklı olduğu kanaatinde olduğunu belirtmiştir.
Toplanan deliller yapılan yargılama sonucunda; davacının kendi müştesi olan BİM’e 17411 adet sandalye satacak olması nedeniyle davacı ile davalı … … Ltd.Şti arasında 19.04.2016 tarihinde 20.000 adet katlanır sandalye imalatı konusunda sözleşme imzalandığı, bu sözleşmeyi diğer davalı …’nin imzaladığı, sözleşmeye göre sandalyelerin bütün ana ve sarf malzemelerinin davacı tarafından karşılanacağı, sandalyelerin 20.06.2016 tarihinde davacıya teslim edileceğinin taraflarca kabul edildiği, daha sonra 10 gün öteleme ile teslim tarihinin 30.06.2016 olduğu, ham maddelerin davalılara teslim edildiği, davalıların 7081 adet sandalyeyi teslim ettiği, 1536 adet sandalyenin de hazır hale geldiği, bu sandalyelerin de bitmiş ürün olarak değerlendirilmesi gerektiği, toplamda teslimi yapılamayan sandalyenin 20.000-(7081 ve 1536) 8617 adet olduğu, istinaf kaldırma kararına göre davacının maddi zararının, iade edilmesi gerektiği halde davacıya iade edilmeyen ham madde zararı kadar olduğu ve bu yönde bilirkişilerce tespit yapılması gerektiği, 04/08/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre 8617 adet üretilen sandalyede kullanılan hammadde ve malzemenin davacı tarafından satın alınan miktarlardan kalan malzeme miktarının davacının 22.159,34-TL iade edilmeyen hammaddeden kaynaklı alacağı olduğunun tespit edildiği, istinaf kaldırma ilamına konu davalı vekilinin 21/10/2020 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde 8400 adet montajı tamamlanmış sandalyede kullanılan hammadde tutarları düşülerek rapor hazırlanması yönündeki talebinin de anılan bilirkişi raporu ile karşılandığı, bu yönüyle raporun hükme esas alınabileceği, davacının maddi zararının 29.159,34-TL olduğu, kar kaybı ve itibar kaybı olarak hükmedilen alacak kalemleri yönünden ise istinaf kaldırma kararında bir hüküm bulunmadığı, bu alacak kalemleri yönünden önceki hükümdeki tutarların aynısına hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla davacı … şirketinin deposunda keşifle kusurlu oldukları tespit edilen 1200 adet katlanır yazlık sandalyeler satılamayacağından toplamda 8617 – 1200 = 7417 adet katlanır yazlık sandalyelerin BİM’e satılabildiği, davacının müşterisi BİM’le 17411 adet katlanır yazlık sandalye satacağı konusunda anlaştığı ancak 17.411 – 7417 = 9994 adet katlanır sandalyelerin teslim edilememesinden dolayı BİM’e satılamadığı, davacı … şirketinin BİM’e eksik üretim ve kusurlarından dolayı satış yapamadığı 9994 adet katlanır yazlık sandalyelerin 1 adedinden elde edebileceği kâr 23,60 – 16,375 = 7,225-TL olacağından, 7,225-TL X 9994 adet = 72.206,65-TL davacının kâr kaybının olduğu, davalıların sözleşme şartlarını yerine getirmemeleri nedeniyle davacının zararını ve kay kaybını karşılamak zorunda oldukları ayrıca davalıların yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle davacı şirketin kendi müşterisi olan BİM ile yapmış olduğu sözleşme gereklerini yerine getirememesi nedeniyle ticari itibarının zedelendiği, bu sebeple itibar kaybı olarak 5.000,00-TL’nin yeterli olduğu anlaşılmakla mahkememizde hasıl olan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
a-Maddi zarar olarak 22.159,34-TL’nin 30/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
b-Kar kaybı olarak 72.206,65-TL’nin 30/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
c-İtibar kaybı olarak 5.000,00-TL’nin 30/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
2-Reddedilen kısım yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 269,85-TL ilam harcının, dava açılışı sırasında tahsil edilen 4.047,37-TL peşin harçtan mahsubuna,
3-Kabul edilen kısım yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 6.787,69-TL ilam harcından, dava açılışı sırasında tahsil edilen 3.777,52-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 3.010,17-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafın yaptığı 29,20-TL başvurma harcı, 3.777,52-TL peşin harç, 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 97,70-TL tehiri icra karar harcı, 3.600,00-TL bilirkişi ücreti ve 745,80-TL posta masrafı olmak üzere toplam 8.412,32-TL yargılama giderinin kabul – ret oranına göre; (davalı tarafların yaptığı 2.620,00 TL yargılama giderinin kabul – ret oranına göre mahsup edilerek) 2.005,48-TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re’sen gönderilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 15.898,56-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 21.645,10-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalılara ödenmesine,
8-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davalılar vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi’nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 13/09/2023

Katip … Hakim …
e-imzalı e-imzalı