Emsal Mahkeme Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2023/1600 E. 2023/1602 K. 18.10.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1600
KARAR NO : 2023/1602

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/06/2023
NUMARASI : 2022/303 Esas – 2023/489 Karar
DAVA : Trafik Kazasından Kaynaklanan Bedensel Zarar Açılan Maddi Tazminat
DAVA TARİHİ : 31/03/2022
BAM KARAR TARİHİ : 18/10/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 18/10/2023
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 08/06/2023 tarihli 2022/303 Esas ve 2023/489 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK’nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05/12/2021 tarihinde dava dışı sürücü …’ın sevk ve idaresindeki … plakalı aracın, dava dışı sürücü …’ın sevk ve idaresindeki … plakalı aracın arkadan çarpması sonucu maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada yolcu konumunda olan davacı tarafın ağır şekilde yaralandığını, kazaya sebebiyet verenin … plakalı araç sürücüsü olup, davacının kusursuz olduğunu, … plakalı aracın, davalı tarafından kaza tarihini kapsar zorunlu trafik sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, davalının kaza tarihindeki poliçe üst limiti ile sınırlı olmak kaydı ile ve sigortalısının kusuru oranında davacı tarafa tazminat ödemekle yükümlü olduğunu, davalı … A.Ş.’ye yazılı başvuruda bulunulmasına rağmen 15 günlük yasal süre içerisinde verilen cevapta birtakım evrakların eksik olduğunun bildirildiğini, dava şartı olan zorunlu olan arabuluculuğa başvurulduğunu ancak görüşmelerin olumsuz sonuçlandığını ve anlaşma sağlanamadığını, eldeki davayı belirsiz alacak davası niteliğinde davayı açmış olduklarını bildirerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, kaza sonucu oluşan bedensel zarara dayalı 100,00- TL geçici iş göremezlik ve 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200,00 TL tazminatın, başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden sigortalısının kusuru oranında tahsiline, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. Maddesi uyarınca zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılan davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafça davalı sigorta şirketine usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından dava şartının yerine getirilmemiş olduğunu, davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalısının kusuru oranında bulunduğunu bildirerek, davanın esastan da reddine, davalı sigorta şirketinin davanın açılmasına sebep olmaması sebebiyle harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:
Mahkemece; “….Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 309. ve devamı maddeleri gereğince feragat, davayı sonlandıran işlemlerden olup, hüküm kesinleşene kadar her zaman yapılabileceğinden ve feragat beyanı verildiği anda kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağından ve etkisini de onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğuracağı..” gerekçesi ile “…Davanın feragat nedeniyle reddine, Harçlar Kanunu’nun 22. maddesine göre davadan feragat ön inceleme duruşmasından sonra gerçekleştiğinden, karar tarihindeki maktu ve karar ilam harcının 2/3’ü oranına isabet eden ve bu orana isabet edip alınması gereken harç 119,90 TL olduğundan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 39,23 TL eksik harcın davacı taraftan alınarak Hazine’ye gelir kaydına, davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 200,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yatırılan ve varsa artan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine…” şeklinde hüküm kurulmuştur.
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece feragat nedeniyle reddine, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verildiğini, feragatin hakkı özünden feragat niteliğinde olmayıp, feragatin davacının alacağına yargılama sırasında kavuştuğu için gerçekleştiğini, esasen davanın konusuz kaldığını, bu sebeple yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması gerekirken müvekkili üzerinde bırakılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın kaldırılması gerektiğini bildirerek, istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sonucu davacının uğradığı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatlarının zorunlu trafik sigorta poliçecisi olan davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın feragat nedeniyle reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK’nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2. fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı üç bin Türk Lirasıdır. Kararının verildiği 18/05/2023 tarihinde ise bu sınır 17.830,00-TL’dir. Davacının istinafa konu ettiği kararda hüküm altına alınan tutarın( harç ve vekalet ücreti) “239,23-TL” olması nedeniyle karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararlara karşı HMK’nun 346/1. maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK’nun 352. maddesi gereğince yapılan ön inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai bir karardır. (Tolga Akkaya, Medeni Usul Hukukunda İstinaf sayfa 176)
Tüm bu nedenlerle, HMK’nun m.352’deki düzenleme gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kesin olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine kesin olarak karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/06/2023 tarihli, 2022/303 Esas ve 2023/489 Karar sayılı kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK.’nun 341-(2) ve 346-(1) maddeleri gereğince kesinlik sebebiyle USULDEN REDDİNE,
2-Davacı tarafından istinafa gelirken peşin olarak yatırılan 269,85-TL istinaf karar harcı ile 738,00-TL istinaf kanun yolu başvuru harcının istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf posta giderinin (10,00-TL) uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 352/1-b ve 362/1-a maddeleri uyarınca kesin olmak üzere 18/10/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.