Emsal Mahkeme Kararı İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/448 E. 2022/840 K. 29.09.2022 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/448 Esas
KARAR NO : 2022/840

DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 25/05/2022
KARAR TARİHİ : 29/09/2022

Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından Mahkememize verilen 25/05/2022 tarihli dava dilekçesi, davacı şirketin yağlı, kuru tip güç ve dağıtım transformatörlerinin bakım, onarım, montaj, devreye sokma ve test konularında hizmet verdiğini, davalıya da mal sattığını ve hizmet verdiğini ancak davalıdan karşılığını alamadığını, davacının davalıdan tahsil edemediği alacağın vergisini ve KDV’sini ödemek zorunda kaldığını, davacının davalıdan alacağını tahsil amacıyla davalı aleyhine İzmir 13. İcra Müdürlüğü’nün …….. Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalının itirazında haksız olduğunu, davalı şirketin takip konusu edilen faturalara ilişkin de herhangi bir itirazının bulunmadığını, davalının kötü niyetli olduğunu, borca ödeme de zaman kazanma çabasında olduğunu, bu nedenle de mal kaçırma ihtimalinin bulunduğunu, açıklanan nedenlerle öncelikle alacaklarının karşılığında davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerde ki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, davanın kabulü ile davalının İzmir 13. İcra Müdürlüğü’nün ……. Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, takibin devamına, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmiş, davalı Belediye Başkanlığı vekili tarafından verilen yanıt dilekçesi ile, davalı belediyenin tacir sıfatını haiz olmadığını, dava konusu alacağın ticari işletmeden kaynaklanmadığını, işbu davanın mutlak ticari davalardan olmadığını, bu nedenle Mahkememizin görevsiz olduğunu, görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, bu nedenle öncelikle davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafından takibe ve iş bu davaya konu ettiği alacağın muaccel hale gelmediğini, davacının icra takibine konu ettiği 21.240,00 TL ve 22.420,00 TL olduğunu, her iki iş için toplamda 43.660,00 TL tutarında 2 adet faturadan 21.240,00 TL bedelli faturaya istinaden 170,64 TL damga vergisi kesintisi, 22.420,00 TL bedelli faturaya istinaden 180,12 TL damga vergisi kesintisi yapıldığını, ancak icra takibinin damga vergisi kesintileri düşülmeden yapıldığını, takip tarihi itibariyle davacının Belediyenin emanet hesaplarından toplam 43.309,24 TL bulunduğunu, ödeme dönemi için vadesi geçmiş borçlarının bulunmadığına ilişkin vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belgenin belediyeye sunulmadığını, bu nedenle de emanet hesaplarında bulunan miktarın davacıya ödenemediğini, açıklanan nedenlerle öncelikle takip tutarı üzerinden Mahkeme aksi kanaatte ise toplamda 350,76 TL damga vergisi kesintisi üzerinden davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin ve sonuçta davanın reddine karar verilmesinin istendiği görülmüştür.
İzmir 13. İcra Müdürlüğü’nün …….. Esas sayılı takip dosyası celp edilerek dosyamız içine alınmış, yapılan incelemesinde alacaklının dosyamız davacısı şirket olduğu, borçlunun dosyamız davalısı Belediye Başkanlığı olduğu, davacı tarafından davalı aleyhine 43.660,00 TL alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, takibe davalı tarafından süresinde itiraz edildiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Davalı Belediye Başkanlığı kamu hizmetinin görülmesi amacıyla kurulmuş ve tacir sıfatını taşımayan bir kuruluş olup, dosyadaki tespit edilen işlemlerin Belediye Başkanlığı adına yapıldığı, Belediye Başkanlığının herhangi bir işletmesi ve yahut da teşekkülü için yapılmış bir işlem olmadığı, TTK md 16/2 uyarınca, Devlet, İl Özel İdaresi, Belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, ticari işletmeyi ister doğrudan doğruya kamu hukuku hükümlerine göre, yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eli ile işletsinler kendileri tacir sayılamayacağından Belediye Başkanlığının tacir olarak kabulünün mümkün olmadığı tespit edilmiştir.
TTK mad. 4 ile ticari davaların tanımı yapılmış her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davalarında görevli Mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olduğu, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın hangi uyuşmazlıkların ticari dava olduğu hususu ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Bu açıklamaya göre TBK hükümlerine göre düzenlenen hizmet alım ilişkisine ilişkin uyuşmazlıkların doğrudan doğruya ticari dava niteliğinde kabul edilmediği madde metninden açıkça anlaşılmaktadır.
TTK md 5 uyarınca, Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu hususların açıklandığı ve buna göre Asliye Ticaret Mahkemesi ve Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu bu durumda göreve ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. HMK md 2 de Asliye Hukuk Mahkemelerinin genel görevli mahkeme olduğu hüküm altına alınmıştır.
Davalı Belediye Başkanlığının tacir olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hizmet ilişkisinden kaynaklandığı ve bu uyuşmazlığın genel hükümler uygulanmak suretiyle çözümü gerektiği, bu haliyle genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinin söz konusu uyuşmazlıkta görevli olduğu, HMK md 114/1-c hükmüne göre, görev hususunun dava şartları içinde sayıldığı, görevin, yargılamanın her aşamasında gerek taraflarca ileri sürülebileceği gibi gerekse mahkemece resen dikkate alınması gerektiği, bu haliyle mahkememizin görevli olmadığı, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın mahkememizin görevsizliği nedeni ile usulden REDDİNE, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,
Karar kesinleştiğinde ve yasal süresi içinde başvuru olduğu taktirde, dosyanın görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine Gönderilmesine,
Harç ve yargılama giderlerinin HMK md.331 uyarınca görevli/yetkili mahkeme tarafından ele alınmasına,
HMK 20. Md. Uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra başvuru olmadığı takdirde dosyanın mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun dikkate alınmasına,
Dair karar, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi’ne başvuru yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/09/2022

Yazman …
e-imza

Yargıç…
e-imza