Emsal Mahkeme Kararı İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/235 E. 2021/1155 K. 30.12.2021 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
.
ESAS NO : 2021/235 Esas
KARAR NO : 2021/1155

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/04/2021
KARAR TARİHİ : 30/12/2021

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; 23.10.2020 tarihinde …’e ait ve kendi idaresindeki … plakalı aracı ile müvekkil … ‘ye ait park halindeki … plakalı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluş şekli ve kaza tespit tutanağı nazara alındığında … plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğunu ve müvekkil aracında meydana gelen zarardan davalı tarafın sorumlu olduğunu , husumet davalıya kazaya sebep olan … plakalı aracın ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi sıfatıyla yöneltildiğini, iş bu davada asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu , dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, müvekkile ait ve Alman trafiğine kayıtlı aracın kaza sonrası tamir masrafının Almanya’da bulunan IBK Stutgart Motorlu Araç Bilirkişi Bürosu tarafından düzenlenen 12.01.2021 tarihli bilirkişi raporu ile KDV dahil 1837,66 Buro olarak tespit edildiğini, ayrıca müvekkile ait araçta meydana gelen zararın tespiti amacıyla zorunlu bilirkişi raporumun tanzimi için müvekkil tarafından 349,86 euro ödemede bulunulduğunu, müvekkil aracının yabancı plakalı olduğundan müvekkilin daimi ikametgahının da Almanya olduğundan araçtaki zararın Alman rayiç değerlerine göre belirlenmesini, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, müvekkil adına hasar ihbarının 15.02.2021 tarihinde davalı sigorta şirketine yapıldığını, 26.02.2021 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmolunması gerektiğini belirterek fazlaya dair her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ite davanın kabulünü kaza sebebiyle oluşan ve kaza tarihinde geçerli ZMMS sigorta teminatı dahilinde kalan 1.837,66 euro maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden temerrüde düştüğü 26.02.2021 tarihinden itibaren yabancı Para bakımından 3095 Sayılı Yasanın 4/a Maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline , bilirkişi ücreti olarak ödenen 349,86 Euro’nun fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak yargılama giderlerine dahil edilerek davalıdan tahsiline, kanuni vekalet ücretinin KDV hariç olarak bükmedilerek yargılama giderleri ile birlikte davalı tarafa yükletilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı yanın işbu talep ve davasının her yönden haksız , yersiz usul ve yasaya aykırı olduğumu, KTK 97.maddesi uyarınca davacı tarafça usulüne uygun şekilde kusur, hasar ve gerçek zarar miktarının tam olarak saptamaya yarar delil ve belgelerle yapılan bir hasar başvurusu bulunmadığını, öncelikle kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, kaza tarihinin 23.10.2020 olduğumu , Müvekkil şirketin kaza tarihi itibariyle maddi zararlarda araç başına teminat üst limitinin 39.000 TL ile sınırlı olduğunu, davacı yanın talep ettiği hasar miktarının tümü ile fahiş ve gerçek zararı yansıtmaktan uzak olduğunu, davacıya ait aracın Türkiye’den Almanya’ya trafiğe çıkmaya engel bir hali olmadan gidebilmiş bir araç olduğunu, fiilen somut şekilde onarımının gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin bilinmediğini, aracın kasko poliçesinden işlem görüp görmediğinin belli olmadığını, onarım gerçekleştirilmişse buna ilişkin fatura ve belgelerin dosyada mevcut olmadığını, ekli emsal Yargıtay kararları ve adli tıp raporları doğrultusunda aldırılacak rapor ile gerçek zarar bedelinin tespit edilmesi gerektiğini, dosyada mevcut olmayan davaya konu aracın kaza tarihine kadar geçen süre zarfında karışmış olduğu maddi hasarlı trafik kazası kayıtlarını gösteren belgelerin onaylı ve apostil tasdikli tercümelerinin temin edilmesini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın müvekkil şirket aleyhine açtığı başka davalarda yine Almanya’da yaptırmış olduğu bilirkişi incelemelerine dayandığı raporlar için 50 Euro civarında para ödediklerini beyan ettiğini, bilirkişi ücreti olarak kabul edilemez ve çok fahiş bir şekilde 349,86 euro talep edildiğini, davacı yanın dava konusu ihtilaflı maddi tazminat istemine 26.02.2021 tarihinden itibaren faiz işletilmesi yönündeki isteminin yerinde olmadığını, dava konusu alacağa ancak dava tarihinden itibaren ve Yasal faiz işletilebileceğini belirterek haksız yersiz , usul ve yasaya aykırı şekilde açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; 23/12/2020 tarihinde meydana gelen, trafik kazası nedeniyle, davacının aracında meydana gelen maddi tazminatın, fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru karşılığı TL olarak, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla açılmış Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasıdır.
Dosya içinde, 23/10/2020 tarihli maddi hasarlı kaza tespit tutanağı, kaza sonrası çekilen fotoğraflar , ruhsatı, sürücü belgesi, ZMMS poliçesi, davacıya ait araç ruhsatı, sürücü ehliyeti, yeşil kart poliçesi ve Türkçe tercümeleri, dosya içinde hazır edilmiş, bilirkişi heyetinden alınan raporda dikkate alınarak, 23/10/2020 tarihli kaza tespit tutanağında, kazalı otomobilin kaza ile uyumlu olduğu, dava konusu otomobilin onarımının ekonomik olacağı, hasarın giderilmesi için otomobilin rayiç bedelinin 5.680,00 EURO – 6.900 EURO olup, hasarın giderilmesi için gereken onarım bedelinin, 1837,66 EURO KDV dahil olduğundan, ekonomik olduğu ve KDV dahil ekspertiz işleminin, ödenen bedelin Almanya şartlarında makul olduğu da dikkate alınarak, kazada davacının herhangi bir trafik kazasına ilişkin kural ihlalinde bulunmadığı, davalı sigortalı aracın, meydana gelen kazanın oluşmasında, 2918 sayılı KTK 67/1-b maddesi ve 84/1j maddesine ihlal ettiği anlaşılmakla, davanın tüm dosya içeriğine göre kabulüne dair mahkememizdeki vicdani kanıyı yansıtan aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın KABULÜ İLE;
Davacının, kaza sebebiyle oluşan hasar miktarı olan, 1.837,66 EURO tutarındaki, maddi tazminatın (poliçe teminatı ile sınırlı olarak), temerrüt tarihi olan 26/02/2021 tarihinde itibaren yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/A maddesine göre yürütülecek, değişken faizi ile birlikte, ve fiili ödeme tarihindeki, Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı TL olarak tahsiline,
Davacının bilirkişi ücreti olarak ödediği, 349,86 EURO nun fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru karşılığı TL olarak, yargılama giderlerine dahil edilerek, davalıdan tahsiline,
2-Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanmış olan 1.230,34 TL nispi harca, peşin alınan 307,59 TL harcın mahsubu ile bakiye 922,75‬ TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak HAZİNE’ YE GELİR KAYDINA.
3-Dava tamamen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı ve karşıladığı 8,50 TL vekalet suret harcı, 59,30 TL başvuru harcı, 307,59 TL peşin harç olmak üzere toplam 375,39‬ TL harcın davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine.
4-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL’nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak HAZİNE’ye gelir kaydına,
5-Davacının yapmış olduğu 47,10 TL’si tebligat-posta gideri ve 1.500,00 TL’si bilirkişi ücreti, 3.429,01 TL (349,86 EURO fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satılı kuru karşılığı) olmak üzere toplam 4.976,11‬ TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 5.100,00‬ TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine.
7-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine.
8-Davalı taraf yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulün anlatıldı.

Katip …
¸E-imza

Hakim….
¸E-imza