Emsal Mahkeme Kararı İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/130 E. 2022/833 K. 18.10.2022 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/130
KARAR NO : 2022/833

DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 2022
KARAR TARİHİ : 18/10/2022

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalı şirketten araba satın aldığı, aracın taşınması sırasında davalı yan … firmasının beyanına göre lojistik firmasınca yükleme esnasında araç hasar görerek ve ayıplı hale geldiği, davalıya haber verildiği, davalının ise pandemi nedeniyle yaşanan lojistik, üretim gibi sıkıntılar yaşandığı bu nedenle araç değişimi yapılmadığı, Müvekkilinin satın almış olduğu araçta meydana gelen hasar, … tarafından tamir edilmiş, parça değişimi ve tamiratı yapılmışsa da araçtaki değer kaybına ilişkin bir anlaşma sağlanamadığı, İşbu dilekçe ekinde sunulu ibraname başlıklı belge ile … müvekkile 10.675,00-TL bedel ile araç değer kaybını ödemek istemişse de müvekkil bu belgeyi ihtirazi kayıt ile imzalamış ve bu bedeli kabul etmediğini beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu aracın iddia edilenin aksine hususi kullanıma özgülenmiş ve davacı da tüketici konumunda olduğundan işbu davada görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğu, davalı şirketçe davaya konu ………..marka ………….. şasi numaralı 2020 model araç davacıya teslim için ithal edilmiş ve fakat tedarik sürecinde taşıma esnasında ilgili lojistik firma çalışanı tarafından tıra yüklenirken sağ ön çamurluğu hasar görmüş ve davalı Şirkete bu şekilde teslim edildiği, Aracın mevcut durumu hakkında Müvekkil Şirketçe hemen davacıya bilgi verilmiş ve aynı marka ve modelde yeni araç temini teklif edilmişse de gerek yeni aracın tedarik süresi gerekse ilgili dönemde ÖTV oranlarının arttırılmasına yönelik 29.08.2020 tarihli 2912 sayılı kararı Cumhurbaşkanı kararı uyarınca davacı tarafça yeni araç talep edilmemiş ve hasar gören sağ ön çamurluğun orjinal yenisi ile değişimi ve değer kaybına ilişkin yapılacak bir ödeme karşılığında mevcut aracın teslim alınabileceği bildirildiği beyan edilmekle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu’un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının davalı şirketten satın aldığı aracın ayıplı tesliminden ilişkin değer kaybından kaynaklanan maddi tazminat isteminde bulunduğu, davacı ile ilgili olarak mahkememizce tacir araştırmasının yapıldığı, davacının …-PLASTİK İMALAT MÜHENDİSLİK TAAHHÜT SANAYİ TİCARET adı altında ticari işletmesinin bulunduğu ve tacir kaydının ticaret sicil müdürlüğünden istenerek dosyamız arasına alındığı, davaya konu edilen aracın tescil kayıtlarının, aracın satış faturasının dosyamız arasına alındığı, ayrıca aracın alımında kullanılan finansmana ilişkin olarak mahkememizce ilgili evrakların finans kuruluşundan istendiği, satış faturasında ve aracın tescil kaydında davacının ticari işletmesinin adının bulunmadığı, aracın ticari işletme adına kayıtlı olmadığı, zaten aracın tescil kaydındı kullanım amacının ticari değil hususi olarak tescillendiği, finans kuruluşundan gelen evraklarda tüketici hesap ekstresi adı altında işlemlerin yapıldığının tespit edildiği, bu haliyle davacı tarafça ticari işleri için kullanıldığının soyut iddiadan ibaret olduğu, aracın alımının tamamen kişisel kullanım amacına dayandığının gelen kayıtlarla tespit edildiği ve davacı tarafça yapılan işlemin bu haliyle tüketici işlemi olduğu, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3/1. maddesindeki tanımlara göre tüketici işleminin; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, tüketicinin ise ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, sağlayıcı, kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade ettiği, aynı Yasa’nın 73/1.maddesine göre tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu, ayrıca 6102 sayılı yasanın 4/1 maddesine göre uyuşmazlığın davacının ticari işletmesinden kaynaklanmadığı, bu haliyle davanın nispi ticari dava olarak nitelendirilmesinin söz konusu olmadığı, görev konusunun kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gerektiği, dava konusu uyuşmazlığa bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olduğu ve İzmir ilinde ayrı bir tüketici mahkemesi bulunduğundan mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın USULDNE REDDİNE,
2-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
3-Görevli mahkemenin İZMİR TÜKETİCİ MAHKEMELERİ OLDUĞUNA,
4-6100 sayılı yasanın 20.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra 2 haftalık kesin süre içerisinde taraflardan birinin talep etmesi halinde dosyanın görevli İzmir Tüketici Mahkemelerine gönderilmesine,
5-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı-davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/10/2022

Katip ….
e-imzalıdır

Hakim ……..
e-imzalıdır