Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi 2020/2138 E. 2023/1695 K. 29.11.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/2138
KARAR NO: 2023/1695
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/283
KARAR NO: 2020/173
KARAR TARİH: 25/02/2020
DAVA: Alacak (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 29/11/2023
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının … plakalı … 2008 marka model çekici&dorse kamyon maliki olduğunu, davalı … A.Ş. ile 09/11/2017 tarihinde akdedilen araç kiralama sözleşmesi uyarınca işbu kamyonun çekici ve dorse araç sürücüsü ile birlikte davalı şirkete kiraya verildiğini, 09/11/2017 tarihli sözleşme uyarınca gerek davacının gerekse davalının sözleşmeden doğan edimlerini eksiksiz ve tam olarak ifa ettiklerini, taraflarca 2018 yılı itibari ile sözleşmenin yenilendiğini ve 02/01/2018 tarihinde herkesle olduğu gibi davacı ile de yeniden araç kiralama sözleşmesi akdedildiğini, buna göre aracın aylık kira bedeli 01/06/2018 tarihine kadar aylık 10.000,00 TL + KDV, 01/06/2018 tarihinden 31/12/2018 tarihinden itibaren 31/12/2018 tarihine kadar ise aylık 12.000,00 TL + KDV şeklinde belirlendiğini, davacının 02/01/2018 tarihli sözleşme uyarınca diğer mesai arkadaşları gibi çalışmasına devam ettiğini davalının Hereke’de bulunan … firmasından Pelitli’deki beton santraline Klinker nakliyesini ihale usulüyle üstlendiği işinin davacı aracının da diğer mesai arkadaşları gibi tedarikçi sıfatıyla yerine getirdiğini, davalı şirketin 2018 tarihli yeni sözleşmenin akdinden ve 15 günlük çalışmadan sonra sözleşmeye aykırı surette hiçbir yazılı bildirim ve haklı sebep bulunmaksızın sözleşmeyi fesh ettiğini belirterek sözleşmenin bildirimsiz ve haksız feshedildiği belirtilerek haksız feshin tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla uğranılan her türlü zararın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğunu ve asliye ticaret mahkemesinin görevsiz olduğunu, feshedildiği iddia edilen sözleşme sonucu var olduğu iddia edilen tazminata ilişkin dava konusu tazminat değerinin belirlenebilir bir değer olduğunu, davacı taraf ile müvekkil şirket arasında imzalanmış herhangi bir sözleşmenin olmadığını, tanık dinlenilmesine muvafakatları olmadığını beyan etmiş, görevsiz mahkemede açılan davanın görevsizlikten dolayı reddine, esasa girilmesi halinde iddiasını ispat edemeyen davacı tarafın haksız ve mesnetsiz davasına ilişkin tespit ve tazmin dahil tüm taleplerinin reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ”… Hükme esas olarak alınan 19/03/2019 tarihli mali müşavir bilirkişi raporu ve taraflar arasında imzalanan taşıt kira sözleşmesi dayanak yapılarak; Taraflar arasında Kadıköy …. Noterliği’nin 09/11/2017 tarih ve … yevmiye numarası ile taşıt sözleşmesi imzalandığı, davalı … A.Ş. tarafından Kadıköy … Noterliği’nin 29/03/2018 tarih ve … yevmiye numarası ile taşıt kira sözleşmesinin feshedildiği, davacı tarafından 2018 yılında yeni taşıt kira sözleşmesi imzalandığını, davalı şirket tarafından yeni taşıt kira sözleşmesinin bildirimsiz ve haksız feshedilmesi nedeni ile maddi zararın olduğu iddiası ile, tazminat davası açmış ise de, davacı tarafça 2018 yılında imzalandığı iddia edilen taşıt kira sözleşmesini mahkememiz dosyasına ibraz edilemediği, davalı şirket tarafından taraflar arasında imzalanan 2017 yılına ait sözleşmenin ibraz edildiği, taşıt kira sözleşmesinin incelenmesinde sözleşmenin süresinin taraflarca imzalandığı tarihten başlayıp taşımacının yetki belgesinin bitim tarihine kadar devam edeceği, taraflardan biri noter kanalı ile fesihnamenin bir nüshasını ulaştırma bakanlığına, bir nüshasını da diğer tarafa göndermek kaydı ile taşıt sözleşmesini feshetmedikçe sözleşmenin geçerliliğinin aynı süre kadar uzayacağı, tarafların tek taraflı olarak sözleşmeyi feshetme hakkının olduğu, taraflardan birinin usulüne uygun bir fesih ihbarnamesi ile bu sözleşmenin bitim tarihinden önce fesih edilebileceğinin belirlendiği, davalı şirketin 2017 ve 2018 yılı ticari defterlerinin incelenmesinde, davalı ticari defterlerinin TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalı ticari defterlerine göre taraflar arasında Kasım 2017 itibari ile ticari ilişkinin başladığı Ocak 2018 sonuna kadar sürdürüldüğü, ilişkinin nakliye hizmet alım satımına dayalı olduğu, davacı tarafça düzenlenen fatura bedellerinin tamamının davalı tarafça ödenerek bakiyenin sıfırlandığı, davacı tarafından düzenlenen en son fatura tarihinin 31/01/2018 tarihi olduğu, davalı şirket tarafından fatura bedelinin 05/03/2018 tarihinde ödendiği, bu tarihten sonra taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkinin kaydına rastlanılmadığı, taraflar arasında imzalanan 09/11/2017 tarihli taşıt kira sözleşmesine göre tarafların tek taraflı ve bildirimsiz olarak sözleşmeyi feshetme hakkının bulunduğu, davalı şirket tarafından sözleşmenin Kadıköy … Noterliği’nin 29/03/2018 tarih ve … yevmiye numaralı ihbarnamesi ile feshedildiği, feshin taraflarca imzalanan taşıt sözleşmesine uygun olduğu, her ne kadar davacı tarafça 02/01/2018 tarihinde imzalanan yeni taşıt sözleşmesinin bildirimsiz ve haksız feshi nedeni ile maddi zararının olduğu iddia edilmiş ise de, davacı tarafça kesin süre içerisinde sözleşmenin mahkememiz dosyasına ibraz edilemediği, davacı tarafın uğramış olduğu zararı ispat edememiş olduğu anlaşılmakla, davacının ispatlanamayan davasının reddine” dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davalı kira sözleşmesinin haklı sebep olmaksızın feshettiği, iş bu kira sözleşmesinin tedarikçi sıfatıyla davacı imzalamış ise de bir suretinin teslim edilmediği, aynı durumun 2017 yılına ait sözleşmede söz konusu olduğu, bu sözleşmenin 7. maddesinde davalının bir ay önceden yazılı olarak bildirmek koşuluyla sözleşmeyi feshedebileceğini belirtildiği, davacının Ocak 2018 dönemine ait 15 günlük çalışmasının karşılığı olarak davalı şirkete fatura kesildiği ve davalı şirketin faturayı itiraz etmeksizin ödeme yaptığı, fesih ihbarnamesinde (Kadıköy … Noterliği) taşıt kira sözleşmesi olduğunu açıkça kabul ve beyan edildiği, sözleşmesel ilişkinin varlığı amacıyla ileri sürülen tanık dinletme talebinin de reddedildiği, cevap dilekçesinde davalının sözleşme ilişkisini reddettiği sözleşmeyi sonradan sunmalarının düşündürücü olduğu, taşıma işinde kullanılan araçlara ait yetki belgesi kullanımlardan Ulaştırma Bakanlığı’ndan bildiriminin yasal olarak gerektiği ve bu nedenle davalı tarafça ibraz edilen sözleşmenin yetki belgesinin kiralanmasıyla kullanımı sözleşmesi olması nedeniyle Ulaştırma Bakanlığı’na müzekkere yazılmasına gerektiği belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK’nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğranıldığı iddia olunan müspet zararın faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkindir.Dava dilekçesinde, davacının … plakalı çekici ve dorsenin maliki olduğu , davalı ile 09.11.2017 tarihinde araç kiralama sözleşmesi düzenlendiği ve bu sözleşme uyarınca kamyon ve çekici-dorsenin araç sürücüsü ile birlikte davalı şirketin kiraya verildiği, işbu sözleşmeden doğan edimlerin eksiksiz ve tam olarak ifa edildiği, taraflar arasında 2018 yılı itibarı ile sözleşmelerin yenilendiği ve 02.01.2018 tarihinde taraflar arasında yeniden araç kiralama sözleşmesi akdedildiği belirtilmiştir. Dosyada mübrez Kadıköy … Noterliğinin 9 Kasım 2017 tarih ve … yevmiye numaralı … plakalı çekiciye ilişkin olarak taraflar arasında düzenlenen taşıt sözleşmesinin incelenmesinde, sözleşme bedelinin 1 adet çekici yönünden 4.500,00 TL olduğu, iş bu sözleşmenin taraflarca imzalandığı tarihten başlayacağı ve taşımacılığın yetki belgesinin bitim tarihine kadar devam edeceği, tarafların tek taraflı olarak işbu sözleşmeyi feshetme hakkının bulunduğu ve taraflardan birinin usulüne uygun bir fesih ihbarnamesiyle bu sözleşmenin bitim tarihi süresince feshedebileceği belirlenmiştir. Kadıköy … Noterliğinin 29.03.2018 tarih ve … yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, davalı … A.Ş.’nin aralarında davacı ve dava dışı üçüncü kişilerinde bulunduğu kişiler muhatap kılınmak suretiyle gönderdiği fesih bildirimli ihtarnamede; … plaka numaralı araçlar için taşıt kiralama sözleşmesi yapıldığı, sözleşmedeki tek taraflı fesih maddesi uyarınca ve görülen lüzum üzerine … plaka numaralı araçları için yapılan taşıt kiralama sözleşmelerinin ihtarname (bugünden) itibaren feshedildiği ve araçların taşıt kartından da ihtarname tarihinden itibaren düşürüldüğü ihtar edilmiştir. Mali müşavir … tarafından düzenlenen raporda özetle; taraflar arasında ticari ilişkinin Kasım 2017 tarihi itibariyle başladığı ve Ocak 2018 yılına (31.01.2018) kadar devam ettiği, nakliye hizmet alım satım dayalı bir ticari ilişkinin kurulduğu, bu ilişki kapsamında toplamda 35.042,70 TL nakliye bedeli + 6.307,69 TL KDV olmak üzere toplam 41.350,39 TL fatura düzenlendiği ve tamamının davalı tarafça hesap bakiyesini sıfırlandığı, davacı yanın iddia ettiği yazılı sözleşmeye dayalı tazminat alacağı talebinin dosyada bu yönde sunulmuş yazılı bir sözleşme bulunmadığından ve incelenen davalı şirket defter kayıtları üzerinden tespitinin yapılamayacağı, hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair karar verilmiş olup, davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı tarafça gerek dava dilekçesinde ve gerekse yasa yolu başvuru dilekçesinde istinaf yasa yolu başvuru dilekçesinde, taraftar arasında düzenlendiği belirtilen kira sözleşmesinin davalı tarafça haklı sebep bulunmaksızın feshedildiği ve davacının sözleşmenin yerine getirilmesi güvenine dayanarak elverişli fırsatları kaçırdığı belirtilerek sözleşmeden doğan haklarına halel getirilerek maddi zarar oluştuğu ve oluşan bu zararın tazmini talep edildiği belirtilmekle öncelikle iddia olunan tazminatın niteliği üzerinde durulmuştur.Bilindiği üzere, müspet zarar (olumlu zarar) sözleşme tam olarak ifa edilmiş olsa idi alacaklının mal varlığının oluşacağı durum ile sözleşmeden ifa edilmemiş olması nedeniyle mevcut durum arasındaki farktır. Yani müspet zararın konusunu sözleşme gereği gibi ifa edilmiş olsaydı doğmayacak zararlar oluşturmakta ve müspet zarar borcun ifa edilmemesinden kaynaklanmaktadır. Bu kapsamda davacının zarar talebi değerlendirildiğinde; davacının talebinin iddia olunan müspet zararının karşılanmasına yönelik olduğu açıktır. HMK’nin ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu belirtilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi gereğince de, kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 06.05.2019 tarih ve 2017/8153 E. 2019/4133 K. sayılı ilamı kira sözleşmelerinin varlığının ispatı yönünden olayımıza ışık tutmaktadır. Anılan ilamda ”… Kural olarak, kira ilişkisinin varlığını ve aylık kira bedelinin ne kadar olduğunu ispat külfeti davacıya, davalı tarafından kabul edilen kira bedelinin ödendiğinin ispat külfeti ise davalıya düşer. Davacının talep ettiği yıllık kira miktarı HMK’nın 200. maddesi uyarınca belirlenecek senetle ispat sınırının üzerinde ise davacı kira bedelini yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır. Yazılı delille kanıtlanmadığı takdirde ise davalının kabulünde olan miktar var ise bu miktar esas alınmalıdır. Yine davalıda aynı koşullar altında yıllık kira bedelinin senetle ispat sınırının üzerinde olması durumunda kira borcunun ödendiğini yazılı belge ile ispat etmelidir. Yıllık kira bedelinin senetle ispat sınırının altında olması halinde ise davacı tanık deliline dayanabilmekle birlikte yukarıda da belirtildiği üzere hem kira sözleşmesnin varlığını hem de kira bedelini ispat yükü altındadır.” belirtilmektedir.Somut davada, mahkemece 24.10.2019 tarihli celsede davacının tanık dinletme talebinin HMK’nin 201. maddesi uyarınca reddine dair karar verilmiştir.6100 sayılı HMK‘nin 200. maddesinde “Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri dörtbinyüzseksen Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle dörtbinyüzseksen Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz.” düzenlemesi yer almaktadır. Davalı vekili tarafından 24.10.2019 tarihli celsede davacının tanıkla ispatına muvafakatlerinin bulunmadığı da belirtilmiştir. Bu nedenle, mahkemece davacının tanık dinletme talebinin reddine dair verilen kararının yerinde olduğu ve yıllık kira bedeli nazara alındığında HMK’nin 200. maddesi uyarınca kira sözleşmesinin ispatında tanık dinletilemeyeceğine karar vermek gerekmiştir.Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak birlikte değerlendirildiğinde ise, taraflar arasında … plakalı çekici ve dorsenin kiralanmasına yönelik 09.11.2017 tarihli araç kiralama sözleşmesi düzenlendiği ve bu sözleşme uyarınca söz konusu araçların sürücüsü ile birlikte davalı şirkete kiraya verildiği, bu sözleşmeden doğan edimlerin gereği gibi yerine getirildiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, davacının söze konu araçların aylık kira bedelinin 01.06.2018 tarihine kadar aylık 10.000 TL +KDV, 01.06.2018 tarihinden 31.12.2018 tarihine kadar ise aylık 12.000,00 TL+KDV şeklinde belirlendiğini iddia ettiği, ancak buna ilişkin düzenlenmiş kira sözleşmesinin dosyaya ibraz edilemediği, davalının ticari defterlerin incelenmesi sonucunda Kasım 2017 tarihinden Ocak 2018 tarihine kadar düzenlenen toplam 41.350,39 TL fatura alacağının davalı tarafça davacıya ödendiği ve hesap bakiyesinin sıfırlandığı, Kadıköy … Noterliği vasıtasıyla 29.03.2018 tarih ve … yevmiye numaralı fesih bildiriminin taraflar arasında 2018 yılında yenilendiği belirtilen sözleşmeyi ispatlamaya elverişli olmadığı, zira işbu ihbarnamede iddia olunan kira sözleşmesine atıf yapılmadığı gibi, davacının da maliki bulunduğu taşıtlara ilişkin düzenlenen kira sözleşmesinin feshediliğinin belirtildiği, bu haliyle davacının iddia ettiği taşıt kira sözleşmesinden kaynaklı müspet zararını ispat edemediği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı vekili, Ulaştırma Bakanlığı’na müzekkere yazılarak taşıma işinde kullanılan araçlara ait yetki belgesinin kiralanması ve kullanımına ilişkin belgelerin celbini talep etmiş ise de; davacı vekilinin sunduğu 09.04.2018 tarihli delil listesi nazara alındığında, iş bu delile yönelik yargılama aşamasında herhangi bir beyanda bulunulmadığı anlaşılmaktadır. HMK 357. madde gereğince istinaf aşamasında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlemeyeceğinden, davacı tarafın bu yöndeki talepleri incelenmemiştir. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, hükme esas alınan ve denetime elverişli bilirkişi raporuna, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re’sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan başvuru harcının hazineye GELİR KAYDINA,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45‬ TL’nin istinaf eden davacıdan tahsili ile hazineye GELİR KAYDINA,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.29/11/2023