Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi 2020/918 E. 2022/804 K. 23.06.2022 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/918
KARAR NO: 2022/804
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/12/2018
NUMARASI: 2016/459 Esas – 2018/1364 Karar
DAVA: İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/06/2022
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı … San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin, müvekkili bankanın Malatya Çarşı Şubesi ile akdettiği Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden kullanmış olduğu kredilerden dolayı; takip tarihi itibari ile; toplam 43.469,30.-TL ana para bakiye borcunun bulunduğunu, ilgili Genel Kredi Sözleşmelerinin taraflar arasında 24.09.2014 ve 30.01.2015 tarihinde imzalandığını ve davalı borçlu … da sözleşmelerin imzalandığı tarih itibari ile bu şirketin ortağı olduğunu, ilgili Genel Kredi Sözleşmelerini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış olduğundan kefalet limiti itibarı ile borcun tamamından sorumlu olduğunu, kredi borçlusunun sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmemesi üzerine, Malatya … Noterliği aracılığı ile 20.07.2015 tarih ve … yevmiye sayılı hesap kat ihtarnamesinin keşide edildiğini ve kredi hesaplarının kat edildiği bildirilerek toplam borç bakiyesinin ödenmesinin ihtar edildiğini, ihtarnamenin tebliğinden sonra bir kısım ödeme yapıldığını ancak borcun tamamı ödenmediği gibi alacakları rehinle teminat altına da alınmadığından, alacaklarını emniyetle tahsili için ihtiyati haciz başvurusunda bulundukları ve İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/9 D. İş sayılı dosyasından alınan ihtiyati haciz kararının, İstanbul … İcra Müdürlüğü’nün … E. sayılı dosyasından uygulandığını, davalıların başlatılan icra takibine ilişkin olarak borca ve ferilerine haksız ve kötüniyetle itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu belirterek, sonuç olarak, İstanbul …. İcra Müdürlüğü’nün … E. sayılı dosyasından davalılar tarafından borca ve ferilerine ilişkin haksız ve kötüniyetli itirazlarının iptaline, takibin devamına, takip konusu meblağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin de davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, “davacı banka ile asıl borçlu davalı kredi borçlusu …Şti. arasında 30/01/2015 tarihli 1.000.000,00-TL tutarında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, söz konusu sözleşmeyi diğer davalı …’un da 1.250.000,00-TL kefalet limiti dahilinde müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış olduğu, ayrıca 24/09/2014 tarihli 50.000,00-TL lik Genel Kredi Sözleşmesini davalı …Şti.’nin müşteri olarak davalı …’un müteselsil kefil olarak imzaladığı, kefalet tutarının 70.000,00-TL olarak belirlendiği, kredi borcunun ödenmemesi nedeni ile davalı asıl borçlu ve kefile Malatya … Noterliği’nin 20/07/2015 tarih, … yevmiye no.lu ihtarnamesini keşide ederek, kredi cari hesabı 20/07/2015 tarihi itibariyle kesildiği ve kat edildiği, ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 1 gün içinde toplam 50.832,26-TL nakdi kredi borcunun ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin davalıların genel kredi sözleşmesindeki adreslerine gönderilmiş olması nedeni ile davalıların 29/07/2015 tarihinde temerrüde düştükleri anlaşılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ayrıntılı şekilde belirtildiği üzere; TCMB yayınladığı 2013/8 sayılı tebliğ hükümleri nazara alındığında, kredi kartı ile kredili mevduat hesabı kredilerine sözleşme ile belirlenen faizlerin değil, kredi kartları için TCMB yayınladığı akdi ve gecikme faiz oranlarının KMH kredilerinde uygulanacağı, TCMB tebliğlerine göre kat tarihini kapsayan dönemde kredi kartlarına uygulanan akdi faiz oranı % 24,24 oranında, temerrüt faizinin ise % 30,24 oranında olduğu, ticari krediler yönünden ise davacı vekili, Merkez Bankasına bildirilen oran üzerinden temerrüt faizinin hesaplanması gerektiğini talep etmiş ise de; taraflar arasındaki sözleşmenin 10. maddesinde, temerrüt faiz oranının davacı bankanın temerrüt tarihinde fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacağı kararlaştırıldığı, nitekim Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 05/07/2017 tarih, 2016/4051 E., 2017/5602 K. Ve 23/10/2017 tarih, 2016/16260 E., 2017/7164 K. sayılı Yargıtay ilamında da belirtildiği üzere, taraflar arasındaki sözleşme maddesi dikkate alınarak bankanın fiilen uyguladığı faiz oranı belirlenmesi gerekirken T.C. Merkez Bankasına bildirilen oran üzerinden hesaplama yapılması bozma gerekçesi yapılmış olması da nazara alınarak, ticari destek kredileri ödeme palanında tespit edilen akdi faiz oranı % 12,84 ve % 16,20 oranında olduğu, sözleşme gereği akdi faiz oranının % 50 fazlası ile 19,26 ve % 24,30 oranlarında temerrüt faizi üzerinde hesaplama yapıldığı, 4 adet kredi nedeni ile icra takip tarihi itibariyle davacının talep edebileceği alacak tutarının 47.524,14 TL Anapara, 3.562,13 ” Akdi, temerrüt faizi ve BSMV, 324.51-TL ihtar masrafı, 400,00-TL vekalet ücreti, ( … nolu kredi kartı alacağı için ana para: 4.226,74 TL, temerrüt faiz: 159,77 TL, BSMV: 7,99 TL olmak üzere toplam: 4.394,50 TL , ….nolu KMH kredisi için ana para 3.872,74 TL, temerrüt faiz 478,21 TL, BSMV 23,91 TL olmak üzere toplam 4.374,86 TL , … nolu ticari kredi için ana para: 21.930,49 TL, temerrüt faiz: 1.687,55 TL, BSMV: 84,38 TL olmak üzere toplam: 23.702,42 TL , … nolu ticari kredi için ana para: 17.494,17 TL, temerrüt faiz: 1.066,97 TL, BSMV: 53,35 TL olmak üzere toplam 18.614,49 TL, ihtarname masrafı: 324,51 TL, vekalet ücreti 400,00-TL) olmak üzere toplam 51.810,78-TL olarak hesaplandığı, hesaplanan bu miktarlar üzerinden davalıların takip dosyasına yaptıkları itirazın kısmen iptali ile takibin devamına,” karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bilirkişi tarafından 1489-7815215 no.lu ticari kredinin temerrüt faiz oranını %19,26 ve 1489-7813207 no.lu ticari kredinin temerrüt faizi oranını da %24,30 olarak hesapladığını, Bilirkişinin, taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi’nin I.10 hükmünde açıkça yer alan “Bankaca tespit edilmiş en yüksek kredi faiz oranının %50 fazlasını”, kendi yorumuyla “kredi akdi faiz oranının %50 fazlası olarak” değerlendirmiştir. aynı bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda bu yanlış değerlendirmenin sürdürüldüğünü, Genel Kredi Sözleşmelerinin 10. maddesinde açıkça yazmasına ve söz konusu husus bilirkişi tarafından rapora da geçirilmiş olmasına rağmen Sayın Mahkemeye 08.06.2016 tarihinde sunmuş olduğumuz delil listesinin ekinde yer alan Ticari Kredilere uygulanacak faiz oranlarını gösterir belgelerde yer alan %32 oranında en yüksek faiz oranının %50 fazlası olarak %48 oranı üzerinden temerrüt faizi hesaplaması yapması gerekirken hatalı olarak akdi faizin %50 fazlası oranında hesaplama yapmış olup oysa Genel Kredi Sözleşmelerinde akdi faize değil, Bankaca tespit edilmiş olan en yüksek kredi faizine atıf yapıldığını, Kararın kaldırılarak, delil listemizin ekinde yer alan Ticari Kredilere uygulanacak faiz oranlarını gösterir belgelerde yer alanve ticari kredinin kullandırıldığı dönemde bankaca tespit edilmiş ve TCMB’ya bildirilmiş %32 oranında en yüksek faiz oranının %50 fazlası olarak %48 oranı üzerinden temerrüt faizi hesaplaması yapılması gerektiğini, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredinin ödenmemesi üzerine kredi alacağının kredi borçlusu ve kefilden tahsili istemi ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, davasıdır.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ticari kredilere uygulanacak temerrüt faizinin tespiti noktasındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçluları hakkında, İstanbul … İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı takip dosyasında, ödenmeyen kredi kartı, KMH kredisi, ticari krediye dayalı olarak kredi alacağının tahsili istemiyle 14/01/2016 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı taraf, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)’nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Mahkemece davacının kredi alacağının tespiti için bilirkişiden rapor alınmış ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda taksitli ticari krediler yönünden ödeme planında yazılı akdi faiz oranının %50 fazlası bulunarak temerrüt faizi tespit edilmiş ve banka alacağı da buna göre belirlenmiştir. Davacı tarafça, genel kredi sözleşmesinin 10. Maddesindeki düzenlemeye atıfta bulunularak bankaca tespit edilmiş en yüksek faizin Merkez Bankasına bildirlen faiz olarak nazara alınması ve bu oranın %50 fazlası üzerinden temerrüt faizinin tespit edilmesi gerektiğini beyanla rapora itiraz etmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Mevduat Ve Kredi Faiz Oranları Ve Katılma Hesapları Kâr Ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında 2006/1 sayılı Tebliğin 4/1. Maddesinde Bankalarca, reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile üye işyeri komisyonu hariç faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği düzenlenmiştir. Ayrıca Tebliğin 6/1. Maddesinde, Bankalarca serbestçe belirlenen mevduat ve kredi işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranları ile katılma hesaplarında uygulanacak kâr ve zarara katılma azami oranlarının uygulamaya konulmadan önce Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası İdare Merkezince tespit edilecek esaslar çerçevesinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin I.10 maddesinde, bankaca tespit edilmiş olan en yüksek kredi faiz oranının %50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizi ödeneceği düzenlenmiştir. Ayrıca davacı Banka tarafından ticari kredilere uygulanacak faiz oranının %32 olarak Merkez Bankasına bildirildiğine dair kayıtlar dosyaya sunulmuştur. Taraflar arasındaki ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesinde temerrüt faizinin ne şekilde hesap edileceği açıkça gösterilmiştir. Temerrüt faizi yönünden davacı bankanın T.C. Merkez Bankası’na bildirdiği kredi faizi oranı üzerinden değil, dava konusu krediler için bankanın temerrüt tarihindeki emsal kredilerde fiilen uygulanan en yüksek faiz oranına %50 ilave edildikten sonra taraflar arasındaki sözleşmede uygulanması gereken temerrüt faizi oranı saptanarak buna göre temerrüt faizi uygulanması gerekir.(Yargıtay 11. HD’nin 16.03.2021 tarihli 2020/5441-2021/2467 E.-K. Sayılı kararı, Yargıtay 19.HD’nin 30/10/2017 tarihli ve 2016/13171-2017/7393 E.-K. sayılı ve 11/06/2012 tarihli ve 2012/2383-2012/9839 E.-K. sayılı kararları) Davacı taraf, emsal kredilere fiilen uyguladığı faiz oranına ilişkin herhangi bir belge sunmamıştır. Bu haliyle, davacı bankanın Merkez Bankasına bildirdiği faiz oranının, emsal kredilere fiilen uyguladığı en yüksek faiz olduğunu ispatlayamamıştır. HMK’nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 23/06/2022