Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi 2019/4487 E. 2020/214 K. 06.02.2020 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ K A R A R I
DOSYA NO: 2019/4487
KARAR NO: 2020/214
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/09/2019
NUMARASI: 2019/603 Esas – 2019/639 Karar
(Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 12/09/2019 gün ve 2019/İHK-11290 sayılı kararı)
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Bedensel Zarar Tazminatı
KARAR TARİHİ: 06/02/2020
Yukarıda yazılı Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru dilekçesinde özetle; 02/12/2016 günü Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) bulunmayan … plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazası sonucu araçta yolculuk yapan müvekkili …’ın, sakat kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak belirsiz alacak davası hakkında 10.000,00 TL tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili dilekçesiyle talep ettiği maddi tazminat miktarını 118.182,00 TL’ye yükseltmiştir. Davalı Güvence Hesabı cevap dilekçesinde özetle; usul ve yasaya aykırı talebin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti 29/05/2019 gün ve 2019/2562 (E) – 2019/44097 (K) sayılı kararıyla, davacının başvurusunun kabulüne, 118.182,00 TL tazminatın 02/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Güvence Hesabından alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir. Davalı vekili 20/06/2019 tarihinde sunduğu dilekçeyle, tahkime başvuru şartlarının yerine getirilmediğini, davacı vekili lehine hatalı vekalet ücretine hükmolunduğunu ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyetinin anılan kararına yönelik itiraz başvurusunda bulunmuştur. İtiraz Hakem Heyeti 12/09/2019 gün ve 2019/9339 – 2019/İHK-11290 sayılı kararıyla somut olayda davacının ZMMS genel şartlarının da öngörülen biçimde Özürlü Sağlık Kurulu raporuyla sigorta şirketine başvuruda bulunmadığı, bu nedenle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 97’nci maddesinde öngörülen sigorta şirketine usulüne uygun belgelerle başvurma biçimindeki özel dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 27/02/2019 tarihli kararının kaldırılmasına, başvurunun dava şartı eksikliğinden usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, 01/10/2019 tarihinde sunduğu dilekçesiyle, mevcut dosyaya sunulan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporun yönetmelik hükümlerine uygun olduğunu belirterek İtiraz Heyetinin anılan kararına yönelik istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur. Dava ve uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle uğranılan bedensel zararın giderilmesi istemine ilişkindir. HMK’nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun’un 5’inci maddesiyle değiştirilen 2918 sayılı KTK’nin 97’nci maddesin de zarar görenin, dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği düzenlenmiş, aynı değişiklikle sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar görenin dava açılabileceği belirtilmiştir. Yasal değişiklikle, zarar gören hak sahiplerinin ZMMS sigortacısına karşı doğrudan dava açmayıp yazılı başvuruda bulunması dava şartı olarak öngörülmüştür. Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup davanın açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. HMK’nin 115/2’nci maddesi gereğince mahkeme dava şartı eksikliğini tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi olanaklı ise, bunun tamamlanması için süre verir. Bu süre içinde dava şartı eksikliği giderilmemişse, davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verir. Somut uyuşmazlıkta başvuru tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6704 sayılı Kanun’un 5’inci maddesiyle değişik 2918 sayılı KTK’nin 97’nci maddesi uyarınca davacı vekili tarafından tedavi belgeleri ile Adli Tıp Anabilim Dalı ile Beyin ve Sinir Cerrahisi ve Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyelerinden oluşturulan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Kurulu tarafından düzenlenen rapor ve kaza tespit tutanağı da eklenmek suretiyle uğranılan bedensel zararın giderilmesi için davalı Güvence Hesabına kargo şirketi tarafından 20/12/2018 günü teslim edilen belgelerle, birinci başvurunun ardından ikinci kez başvuruda bulunulmasına rağmen davalı Güvence Hesabı tarafından davacı vekilinin başvurusuna cevap verilmediği, davacı vekili de müvekkilinin trafik kazasından kaynaklanan bedensel zararının giderilmesi talebiyle 10/01/2019 günü Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurduğu, davacının talebinin kabulüne ilişkin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının davalı vekilinin itiraz başvurusu üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından kaldırarak, 2918 sayılı KTK’nin 97’nci maddesinde öngörülen özel dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından dava açılmadan önce davalı Güvence Hesabına başvuruda bulunulduğu konusunda uyuşmazlık yoktur. Davalı Güvence Hesabı, başvuru sırasında davacı vekili tarafından eksik belgelerle başvuruda bulunulduğunu ileri sürmüş ise de, sigorta kuruluşuna başvuruda bulunulmasına ilişkin 6704 sayılı Kanunun 5’inci maddesiyle değiştirilen 2918 sayılı KTK’nin 97’nci maddesinde hangi belgelerin ekleneceğine dair bir düzenlenmeye yer verilmediği gibi davacının da sigorta şirketine yazılı olarak başvuruda bulunduğunun anlaşılması karşısında, hak aramanın özünü kısıtlayabilecek nitelik taşıyan, sunulan raporun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olmadığı ilişkin gerekçeyle başvurunun reddine karar verilmesi doğru kabul edilmemiştir. Bu itibarla sigorta kuruluşuna dava açılması için öngörülen dava şartının gerçekleştiği kabul edilerek yargılamaya devam edilmeli ve taraf delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Bu bağlamda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK’nın 353/1-a/6’ncı maddesi gereğince İtiraz Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen biçimde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davacı … vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; yukarıda esas ve karar numarası yazılı İtiraz Hakem Heyeti kararının HMK’nin 353/1-a/6’ncı maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın yeniden değerlendirme yapılıp karar verilmesi için Sigorta Tahkim Komisyonuna iade edilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-6728 sayılı Yasa’nın 36. maddesi ile değişik 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı 1 sayılı Tarifenin “(A) Mahkeme Harçları” başlıklı bölümünün “III- Karar ve ilam harcı” başlıklı alt bölümünün birinci fıkrasının (a) bendi gereğince harç alınmasına yer olmadığına, 4-Peşin alınan karar harcının İlk Derece Mahkemesince istinaf talep edene iadesine, 5-İstinaf başvurusu için davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin, Sigorta Tahkim Komisyonunca verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7- İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK’nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/02/2020