Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2022/2118 E. 2022/3124 K. 05.12.2022 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2022/2118
KARAR NO: 2022/3124
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/07/2022
NUMARASI: 2021/217 E – 2022/697 K
İSTİNAF EDEN
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ: 05/12/2022
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde; “… Mah. … Sk. No: … Avcılar /İSTANBUL” adresinde bulunan iş yerinin kendisi tarafından işletildiğini, bu işyerinin pandemi süresince 7-8 ay gibi bir süre işletilemediğini, fatura gelmemesi üzerine yaptığı başvuru üzerine davalı şirket çalışanlarınca kendisinin haberi olma- dan işyerinde bulunan ve düzenli şekilde çalışan … nolu sayaç dışında … abone nolu sayacın işyerinin dış kısmına takıldığı ve kendisi adına 13.877,11 TL fatura çıkarıldığını öğren- diğini, iş bu davadan önce ileri sürdüğü itirazdan sonuç alamadığından 21/12/2020 tarihli 1.631,00 TL bedelli, 28/12/2020 tarihli 120,30 TL bedelli, 21/01/2021 tarihli 12.212,50 TL bedelli. 12/02/ 2021 tarihli 102,40 TL ve 19/03/2021 tarihli 26,17 TL bedelli olmak üzere toplam 14.092,04 TL tuta- rında ödeme yapmak zorunda kaldığını, iş yerinin kapalı ve enerjisinin kesik olduğu bir dönemde tahakkuk edilen fahiş bedelli ve haksız olduğunu, maddi ve manevi olarak mağduriyetine sebebiyet verildiğini beyanla dava konusu tahakkukların/para cezası nedeniyle borçlu olmadığının tespitini söz konusu tahakkukların iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; İş bu davada müvekkilinin adresi itibariyle İstanbul Çağlayan mahkemeleri yetkili olup davanın açıldığı Bakırköy mahkemelerinin yetkisinin , davanın “ticari dava” niteliği taşımasına rağmen dava açılmadan önce 6102 sayılı TTK’nun 5/A madesi gereğince arabuluculuk yoluna başvurulmadığını, dava konusu … hizmet noktasında 29/09/2020 tarihinde … seri numaralı Luna marka sayacın değiştirildiği yerine … seri numaralı Luna marka sayacın takıldığı, ilgili sayacın laboratuvar ön muayene raporunda “sayaç normal çalışıyor” denildiğini, ilgili mahalde 07/01/2021 tarihinde yapılan saha kontrolünde eski sayacın dükkan içinde bulunduğu ve dükkanın pandemi nedeniyle kapalı olduğu gözetilerek bina ortak panosuna … seri numaralı sayacın takıldığını, … seri numaralı sayacın sisteme … seri numaralı olarak sehven kaydedildiğinin anlaşılması üzerine bu tespite istinaden 29/09/2020 tarihli sayaç sökme endeksi … olacak şekilde düzeltilip 2020/10 ve 2020/11 dönem fatu- ralarının revize edildiğini, ayrıca alınan 5907,21 kWh ilave ek tüketimin iptal olunduğunu, davacının tahakkukun 13.877,11-TL olduğunu iddia etmesine rağmen 14.092,04-TL ödeme yapıldığı şeklinde çelişkili beyanda bulunduğunu, bu çelişkilerin sebebinin anlaşılamadığını, netice itibariyle davacı tarafından dava konusu edilen hususların müvekkil şirket yetkilileri tarafından düzeltildiğini ve söz konusu hatalı işlemlerin giderildiğini,bu hususlar dışında müvekkili şirketçe yapılan bütün işlem ve eylemlerin usul ve yasalara uygun olduğunu ,davanın konusuz kaldığını,davacının mağduriyetinin giderildiğiri, ayrıca Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/123 Esas sayılı dosyası ile konu hakkında dava görülmekte iken işbu davanın neden açıldığının da anlaşılamadığını, derdestlik itira- zında bulunduklarını beyanla davanın reddini savunmuştur İlk Derece Mahkemesi’nce:”Dosyanın 31/03/2022 tarihi itibari ile işlemden kaldırıl- dığı ve aradan geçen süre zarfında davanın yenilenmemiş olması nedeniyle 6100 sayılı HMK’nun 150/5 maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA” karar verilmiştir. İstinaf Başvurusu: Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde: Davacının 31/03/2022 tarihli duruşmaya mazereti nedeniyle katılamadığını, duruşma tutanağı kendisine tebliğ edilmediğinden dosyanın işlemden kaldı- rıldığından haberdar olamadığını, durumu gerekçeli kararın tebliği ile öğrendiğini beyanla davanın açılmamış sayılmasına dair kararın kaldırılmasını yenileme talebinin kabulü ile davanın kaldığı yer- den devamına karar verilmesini talep etmiştir. 6100 sayılı HMK’nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava, menfi tespit talebine ilişkin olup ilk derece mahkemesince “taraflarca takip edil- memesi nedeniyle dosyanın 31/03/2022 tarihinde işlemden kaldırıldığı, yasal 3 aylık süre içinde yenileme talep edilmediği ” gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmuştur. Verilen kararın niteliğine ve istinaf nedenlerine göre uyuşmazlık takip edilmeyen dos- yanın ” işlemden kaldırılmasına ” ilişkin 31/03/2022 tarihli ara kararın taraflara tebliğinin gerekip gerekmediği, buna göre mahkemece verilen “davanın açılmamış sayılmasına” dair 05/07/2022 tarihli nihai kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı hususunda toplanmaktadır. Öncelikle ” davanın açılmamış sayılmasına” ilişkin düzenlemenin yer aldığı HMK hükümlerine değinilmesi gerekmektedir. 6100 sayılı HMK’nun yazılı usuldeki yargılamaya dair düzenlemelerin yapıldığı bölü- münde “Tarafların Duruşmaya Gelmemesi, Sonuçları ve Davanın Açılmamış Sayılması” başlıklı 150.maddesinde ; “(1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. (2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. (3) Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır. (4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır. (5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. (6) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır. (7) Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır” hükmüne yer verilmiştir. Basit usulde yargılama ile ilgili olarak ise; HMK’nun 320/4 maddesinde ” Basit yargı- lama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır” denilmiştir. Bu düzenlemeye göre usulüne uygun biçimde çağrıldıkları hâlde, davanın taraflarından hiç biri duruşmaya gelmezse veya yalnız bir taraf gelip de takip etmeyeceğini bildirirse, mahkemece dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. Dosyanın işlemden kaldırılması hâlinde, üç ay içerisinde yenilenmeyen davalar sürenin dolduğu gün itibariyle açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava , yazılı usulde en çok iki defa, basit usulde ise bir kez takipsiz bırakılabilir. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır HGK’nun 2018/(19)11-1015 Esas- 2022/146 Karar 17/02/2022 tarihli ilamı) Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; taraflar tacir olup dava konusu uyuş- mazlık davacının işyerinde kullanılan elektrik enerjisi bedeli ile ilgilidir. Ticari dava niteliği arz eden davada, uyuşmazlık değeri 14.092,04 TL olup dava tarihi itibariyle tek hakimli ve basit usulde görülecek davalardandır. Mahkemece ön inceleme duruşmasını yapıldığı 20/01/2022 tarihli durumada davacı asil ile davalı vekili hazır bulunmuş, beyanları tespit edildikten sonra “bilirkişi incelemesi yapılmasına ve takdir olunan 800,00 TL bilirkişi ücreti ile 100,00 gider avansının iki haftalık kesin süre içinde davacı tarafça mahkeme veznesine yatırılmasına, aksi takdirde bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılacağının ihtarına karar verilmiş, ihtarat da yapılarak duruşmanın 31/03/2022 günü saat 11:15’e bırakılmasına” karar verilmiştir. Davacı her ne kadar “31/03/2022 tarihli celseye mazereti nedeniyle katılamadığını” beyan etmiş ise de ,incelenen duruşma tutanağına ve dosya içeriğine göre; davacı tarafın bu celse itibariyle sunulmuş bur mazeret beyanının bulunmadığı, duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu halde mazeretsiz olarak duruşmaya gelmediği, aynı duruşmada hazır bulunan davalı ve ihbar olunan vekilinin ise “davacı tarafça takip edilmeyen kendilerinin de takip etmedikleri ” yönünde beyanda bulun- dukları anlaşılmakla mahkemece “taraflarca takip edilmeyen davanın HMK. 150/1 madde uyarınca taraf- larca yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına” karar verilmiş, bu süre içinde yenileme dilek- çesi verilmediğinden 05/07/2022 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına hükmedilmiştir. Diğer yandan davacı dosyanın işlemden kaldırılmasına dair karar kendisine tebliğ edilmediğinden bu karardan haberdar olmadığını ve süresinde yenileme yapılamadığını beyan etmiş ise de , HMK’nun 150/4 maddesinde sadece “Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. ” denilmiş olup dosyanın işlemden kaldırılmasına dair kararın tebliğ edileceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden,davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmesi gerekmektedir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 80,70 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 05/12/2022