Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2020/2201 E. 2021/112 K. 28.01.2021 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/2201 Esas
KARAR NO: 2021/112
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/09/2020
NUMARASI : 2019/36 Esas, 2020/587 Karar
DAVA: KONKORDATO (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
KARAR TARİHİ: 28/01/2021
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi..
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA: Davacı vekili 17.01.2019 tarihli dava dilekçesinde, müvekkili şirketin 1987 yılında kurulduğunu, 32 senedir “ … “ markası ile hazır giyim ve aksesuar ürünlerinin, yurtiçi ve yurtdışı perakende pazarında kendi mağazaları ve bayii ağı vasıtası ile satış yaptığını, yurtiçinde 1.033 çalışanı ve 300 ‘e yakın tedarikçisi olduğunu, yurt içinde 200’e yakın ve yurt dışında 28 ülkedeki farklı satış noktalarında faaliyetlerine büyüyerek devam eden müvekkili şirketin yurtiçinde 65 şubesi olduğunu, müvekkili şirketin bugüne kadar hazır moda giyim sektörünün lider firmalarından olduğunu, ancak son yıllarda yaşanan ve dünyayı sarsan siyasal / sosyal çalkantıların ve ekonomik global belirsizliklerin kredi piyasalarının daralmasına neden olduğunu, özellikle tekstil sektöründe yaşanan ekonomik krizden müvekkili şirketinde kendisine düşen payı aldığını, müvekkili şirket tarafından satışı gerçekleştiren tüm ürünleri tedarikçilerinden temin ettiğini, tedarik edilen ürünlerin hammaddelerininde yurt dışı kaynaklı olduğunu, döviz kurunda yaşanan dalgalanmalar ve de sert yükselişler sebebiyle tedarikçilerin ürettikleri malların satışlarını döviz kuruna endeksleyerek, döviz kurundaki dalgalanmalar nedeniyle faaliyet giderlerinde büyük artış olduğunu, faaliyet karındaki istikrarlı artış nedeniyle 2018 yıl sonu itibariyle faaliyet zararına bıraktığını, yıl sonunu zararla kapattığını, faaliyet giderlerinin en büyük kısmını ise dövize endeksli kira giderlerinin oluşturduğunu, konkordato ön projesinde, vade konkordatosu ile borçların ödeneceğinin öngörüldüğünü, ödemelerin yapılması için gerekli konkordato kaynaklarının, varlıkların muhtemel satışı, stokların kar ile satışı ve sermaye artırımı olduğunu iddia ederek, müvekkili şirket için İİK 287. maddesi gereğince öncelikle 3 aylık geçici mühlet kararı verilmesini, gerekli görüldüğünde sürenin 2 ay daha uzatılmasına karar verilmesini, akabinde İİK 289. maddesi gereğince 1 yıllık kesin mühlet kararı verilmesini, gerekli görüldüğünde bu sürenin 6 ay uzatılmasına ve neticede İİK 305. maddede belirtilen şartları taşıyan konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir. Alacaklılardan bir kısmı, yargılamaya katılarak yazılı ve /veya sözlü beyanda bulunmuşlardır.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, konkordato talep eden vekilinin sonraki aşamada talebini tenzilat konkordatosuna dönüştürdüğünü, revize proje sunduğunu, tenzilat konkordatosu incelendiğinde, şirketin konkordatoya tabi olan borçları toplamının 163.264.646,08 TL ‘nin revize konkordato projesinde teklif edildiği haliyle yarısı olan 81.632.323,04 TL tutar ile oranlandığında alacaklıların alacaklarına yaklaşık %46,61 oranında kavuşacaklarının görüldüğü, olumlu oy veren alacaklıların alacak tutarları toplamının 109.520.092,88 TL (%67,08) olduğu, bu bakımdan İİK m.302 bendinde yer alan, kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini aşan bir çoğunluk tarafından imza edilmiş olma koşulunun gerçekleşmiş (%67,08) bulunduğunu, borçlu şirketin mühlet içerisinde komiserin onayı ile doğmuş borçlarının mevcut olmadığı, ancak, borçlu şirketin mevcut cari hesap ekstrelerinde yer alan bazı alacaklarının da feragatnameleri mahkemeye sunduğu, yine borçlu şirket tarafından İİK m.206.birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklar bakımından ilgili alacaklıların açıkça feragat ettiklerini gösteren belgeleri komiser heyetine sunulmadığı dikkate alındığında davacı tarafından gösterilen teminatın yerinde görüldüğü, İİK 305/1- e maddesi gereğince konkordatonun gerektirdiği yargılama gideri olarak toplam 3.650,00 TL gider avansı ile davacı şirketin konkordatonun tasdiki durumunda, alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden 163.264.646,08 TL alacak üzerinden binde %2,27 oranı üzerinden davacının 370.610,75 TL harcın yatırıldığı, marka üzerine İİK 305/1- d maddesi kapsamında 4.851.160,61 TL işçi alacağı ve mühlet sonrası oluşan kira giderleri toplamı 22.899.588,61 TL ‘lik konkordato sonrası oluşan borcuna karşılık teminat gösterildiği dikkate alınarak, şirketin mevcut durumuna göre konkordatonun tasdiki için İİK 305’te öngörülen tüm koşulların gerçekleştiği gerekçesiyle, konkordato projesinin İİK ‘nın 305. maddesindeki tasdik şartlarının gerçekleştiğinin anlaşılması nedeniyle tasdikine, davacı şirketin 21.07.2020 tarihinde hazırlanan konkordato projesindeki ödeme tablosundaki konkordato kapsamındaki mühlet öncesi borca İlişkin tutarın yeterli olmaması sebebiyle 31.08.2020 tarihli dilekçe kapsamında 1 yıl ödemesiz, 2021 yılı Haziran ayında, Eylül ayında ve Aralık ayında 4.000.000,00’er TL, 2022 yılı Mart, Haziran, Eylül, Aralık ayında 4.000.000,00’er TL, 2023 yılı Mart, Haziran, Eylül, Aralık ayında 4.250.000’er TL, 2024 yılı Mart, Haziran, Eylül, Aralık ayında 4.250.000’er TL, 2025 yılı Mart, Haziran, Eylül ayında 5.000.000,00’er, 2025 yılı Aralık ayında 5.363.000,00 TL 1 yıl ödemesiz toplamda 50 ay ödemeli olarak %50 tenzilatla ödenmesine, konkordatonun tasdik edilmesi nedeniyle kesin mühletin kendiliğinden kalktığının tespitine, tasdik kararıyla birlikte bağlayıcı hale geldiğinin tespitine, konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için kayyım atanmasına, İİK 308/b maddesi gereğince alacakları itiraza uğramış alacaklıların tasdik kararının ilanından itibaren 1 ay içinde dava açmakta muhtariyetine, komiser heyetinin görevine son verilmesine, tüm tedbirlerin kaldırılmasına, tasdik kararının ilanına, davacının İİK 307. madde kapsamında talebin şartları oluşmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar, yasal süre içerisinde, alacaklılar, … Limited Şirketi ve … Bankası A.Ş vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.Konkordatoya kabul oyu kullanmış alacaklı, …Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili istinaf nedenleri olarak, alacaklılar toplantısına müvekkilininde katıldığını, şirket yetkilisinin konuşmalarını ve revize proje açıklamalarını dinleyip buna inanarak konkordato revize projeye onay verdiğini, onay veren müvekkili yetkilisinin sonraki günlerde davacı şirket yetkilisi ile görüştüğünü, projede alacağının yarısına yakınını silmiş olmasına rağmen proje içeriğinin yerine gelmeyeceğine dair bir şüphe içine girdiğini, ilk ödemenin 2021 olmasına rağmen bu ödemelerin dahi yapılamayacağına dair şüpheye düştüğünü, bu durumu şirket yetkilisi ile hem yüz yüze hemde telefonda görüştüğünü, konkordato sürecine giden yolda resmî belge ve bilgilerde eksiklikler olduğunu ve mahkemeye tam olarak şirketin her işlemini bildirmediklerini tespit ettiklerini, alacaklılar toplantısı sonrasında bilirkişi heyeti atanarak bağımsız rapor alınması gerekirken bunun yapılmadığını, bu hususun konkordato mevzuatına açıkça aykırı olduğunu, dosyanın ehil bilirkişi heyetine tevdi edilerek İİK. 305. a,b, c maddelerindeki koşulların oluşup oluşmadığı, özelikle teklif edilen tutarın alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olup olmadığının, orantılı olup olmadığının tespitinin gerektiğini, bu süreçte son işlemlerin oldu bittiye getirildiğini, tasdik kararının, usul, esas ve resen nedenlerle kaldırılarak, esasa ilişkin işlemlerin tamamlanması ve bilirkişi raporu alındıktan sonra konkordato projesinin alacaklılar toplantısında yeniden oylanmasını talep etmiştir.İtiraz eden … Bankası A.Ş vekili istinaf nedenleri olarak, kararın dayanağı olan komiser heyetinin 21.08.2020 tarihli ek raporunun usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını, konkordato projesinin reddi ile şirketin iflasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, İİK 285 vd maddelerinde düzenlenen konkordato talebidir. Öncelikle, talebin niteliği ve mahkemece re’sen değerlendirilmesi gereken usul kurallarının incelenmesi uygun görülmüştür.2004 sayılı İİK ‘nun 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada, İflasa tabi olan borçlu için İİK ‘nun 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkrasında yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu vurgulanmıştır. Somut yargılamada, davanın, dava tarihi itibariyle yetkili ve görevli asliye ticaret mahkemesinde açıldığı, yargılamanın yetkili mahkemece gerçekleştirildiği sabittir. Diğer yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 74. maddesinde belirtilen şekilde, vekaletnamede konkordatoya ait özel yetkinin mevcut olduğuda anlaşılmıştır. İstinaf kanun yoluna başvuran alacaklılardan, …Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından, istinaf dilekçesinde, alacaklılar toplantısına katılarak konkordato revize projeye onay vermiş olduklarını beyan ettiklerinden, İş bu alacaklının, İİK 308/a maddesi gereğince istinaf kanun yoluna başvuru hakkının olup olmadığının değerlendirilmesi ve daha sonra uyuşmazlık konularının belirlenmesinin isabetli olacağı kanaatine varılmıştır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 308/a maddesinde “ Kanun yolları “ üst başlığı ile konkordato hakkında verilen karara karşı, borçlu veya konkordato talep eden alacaklının kararın tebliğinden, itiraz eden diğer alacaklıların ise tasdik kararının ilanından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabileceği düzenlenmiştir. Alacaklılar itirazları ile ya konkordatonun tasdikine engel olmaya ya da konkordato şartlarının kendileri açısından düzeltilmesini isteyebilecektir. ( İİK m.305 ) İİK 308/a maddesinde alacaklıların itirazlarına önemli bir sonuç bağlanmıştır. Madde gereğince, konkordato hakkında verilen karara karşı istinaf ve temyiz yoluna başvurmak isteyen alacaklının daha önce konkordatoya itiraz etmesi gerekmektedir. Konkordatoya kabul oyu kullanmış alacaklıların konkordatonun tasdikine itiraz etmeleri kural olarak mümkün olmamalıdır. Konkordatoya kabul oyu veren alacaklıların yalnızca kabul oyu kullanırken iradelerinde esaslı bir hatanın varlığını ileri sürerek konkordatoya itiraz etme hakkına sahip oldukları söylenebilecektir. İstinaf kanun yoluna başvuran alacaklının buna dair bir iddiası mevcut değildir. Burada dikkat edilmesi gereken kıstas, her kanun yoluna başvuruda olduğu üzere hukuki yararın bulunmasıdır. Diğer yandan, kamu düzenine aykırılık haricinde, kabul oyu verdikten sonra, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalarının dinlenemeyeceği, yeni delillere dayanılamayacağına dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 357/1. fıkrasına göre de istinaf nedenleri incelenemeyecektir. Şu halde, kabul oyu kullanan alacaklı … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekeceğinden, istinaf nedenlerine uyuşmazlık konuları arasında yer verilmemiştir. Uyuşmazlık, karara dayanak olan 21.08.2020 tarihli konkordatonun tasdiki hakkındaki gerekçeli ek raporun ve tasdik kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığıdır. Buna rağmen, talebin niteliği gereğince sürecin özetlenerek denetlenmesi uygun olacaktır. Dosya kapsamından, davacının 17.01.2019 tarihli dava dilekçesi üzerine, mahkemece, 18.01.2019 tarihli tensip ara kararı ile 18.01.2019 tarihinden başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği, yasal düzenleme kapsamında geçici komiser heyetinin atandığı, gerekli muhafaza tedbirleri hakkında ara kararlar oluşturulduğu, geçici komiser raporlarının görev tanımı çerçevesinde dosyaya ibraz edildiği, şirket malvarlıklarının rayiç değerlerinin tespitine dair rapor alındığı, 15.04.2019 tarihinde üç aylık geçici mühlet süresinin, sürenin dolduğu 18.04.2019 tarihinden itibaren 2 ay süre ile uzatıldığı, 13.06.2019 tarihli celsede, İİK 289 maddesi gereğince 18.06.2019 tarihinden itibaren 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiği, 17. 09. 2020 tarihli celsede tasdik harcının ve gider avansının yatırıldığı, komiser heyetinin tasdikle ilgili raporunu ibraz ettiğinin belirtilerek ve hazır bunalanların beyanları alındıktan sonra yukarıda belirtilen gerekçelere istinaden karar verildiği, komiserin bir önceki celsede dinlendiği anlaşılmıştır. Yukarıda ifade edildiği üzere, hükmün niteliği ve istinaf nedenleri ile uyuşmazlık konuları dikkate alınarak, 21.08.2020 tarihli konkordato komiser heyetinin, konkordatonun tasdiki hakkındaki raporunun, özellikle yapılan işlemlerede yer verilmiş olması da dikkate alınarak, incelenmesi ve değerlendirilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır.21.08.2020 tarihli konkordato komiser heyetinin konkordatonun tasdiki hakkındaki gerekçeli raporunda, geçici mühlet kararının ilan edildiği, geçici mühlet son raporun 07 Haziran 2019 tarihinde sunulduğu, mahkemece, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması üzerine 13.06.2019 tarihinden itibaren bir yıl süre ile kesin mühlet kararı verildiği, buna ilişkin kararın ilan edildiği, kesin mühlet içerisinde geçici komiser heyetinin görevinin devamına karar verildiği, heyet tarafından şirketin merkez adresine gidilerek toplantı yapıldığı, İİK 288. madde gereğince yapılan ilanla alacaklıların davet edildiği, İİK 300. madde gereğince borçlunun alacaklılar hakkındaki beyanı alındıktan sonra alacaklılar kurulunun oluşturulduğu, mutat aylık toplantıların yapıldığı, komiser heyeti tarafından İİK 300. maddesi gereğince borçlunun iddia olunan alacaklılar hakkında açıklama bulunmaya davet edildiği, borçlu tarafından bazı alacaklılara tamamen, bazı alacaklara kısmen itiraz edildiği, yapılan incelemede çekişmeli hale gelen alacakların ilgililere bildirildiği, dilekçeler kapsamında oluşturulan 302. madde kapsamında komiser heyeti tarafından çekişmeli hale gelen alacakların mahkemeye bildirildiği, İİK 308/h maddesi uyarınca rehinli alacaklılarla yapılacak müzakere toplantısının alacaklılara bildirildiği, toplantı sonrasında rehinli alacaklılarla anlaşmaya varılmasının mümkün olmadığı, İİK 302. maddesi gereğince alacaklılar toplantısının 07.08.2020 tarihinde icra edildiği, toplantıda öncelikle alacaklılara, komiser heyeti tarafından şirketin faaliyetleri ve revize konkordato projesi hakkında bilgilendirilmede bulunulduğu, borçlu şirket yetkilisinin bilgilendirme de bulunduğu, hazır bulunan alacaklılardan oy kullanmak isteyenlerin oylarını kullandıkları, iltihat müddeti içinde oy kullanabilecekleri konusunda bilgilendirildikleri, alacaklarını bildirmiş veya alacakları bilançoda kayıtlı alacaklıların alacak tutarlarının toplamı, mahkeme tarafından belirlenmiş olan çekişmeli alacakların hesaba katıldığında 163.264.646,08 TL olduğu, konkordato projesine ilişkin toplantıda ve / veya iltihak müddeti içinde oy veren alacaklıların alacak tutar toplamının 109.520.092,88 TL olduğu, şirketin kuruluş tarihinin 14.06.1993 olduğu, şirket merkezinin Mahmutbey Bağcılar / İstanbul olduğu, şirketin 38 adet açık mağazasının dolayısıyla şubesinin olduğu, yün, pamuk, ipek suni ve sentetik elyaf ve benzeri maddelerden mamul tekstil ürünlerinin ithalatını yurt içi alımını ve satımı ile ihracatını yapmak vb işler olduğu, şirketin 15.12.2018 tarihi itibariyle sermayesinin 70.000.000,00 TL olduğu tamamının ödendiği, şirketin tek ortaklı olduğu, mevcutlar ve alacaklar toplamının rayiç değerinin (+) 283.510.388,11 TL, borçlar toplamın (-)247.148.317,30 TL, özvarlığın (+)36.362.070.81 TL olduğu, şirketin 21.07.2020 tarihli 3. Konkordato ( revize ) projesinde yer alan proforma gelir tablosuna göre Covid 19 etkisi altındaki 2020 yılı ilk 6 aylık dilim dikkate alındığında 31.195.699,40 TL satış ve (-) 1.071.314,59 TL zarar olarak gerçekleştiği, 31.12.2019 tarihi itibariyle 706 kişi çalıştıran şirketin dönem itibariyle 173.113.747,58 TL tutarında net satış gerçekleştirerek 3.584.249,19 TL kar elde ettiği, şirketin 30.06.2020 tarihi itibariyle 381 kişi çalıştırdığı, revize konkordato projesinin en önemli kaynağının şirketin faaliyet karlılığı olduğu, gerek nakit akım tablosunda gerekse proforma gelir tablosunda görüleceği üzere şirketin 2020 yılında 1.135.000,00 TL, 2021-2025 yıllarını kapsayan 5 yıllık dönemde ise 157.998.000 TL net karı öngördüğü, bugün şirketin yaptığı iyileştirme çalışmaları ve gider azaltıcı önlemler ile birlikte sağlamış durumda olduğu, yeni uygulamaya konulan bayilik sistemi kuralları ile franchise sisteminin yaşanan pandemiye rağmen güç kaybetmeden yürütülmeye çalışıldığı, proforma tabloya göre ortalama %11,15 karlılık öngörüldüğü, şirket zarar pozisyonunda olsa da revize projede belirtilen karlı olan mağazalar ile devam edilmesi, giderlerin azaltılmasına dair yönelik tedbir alınması planlanan aksiyonlar ve yeni iş modeli dikkate alındığında, revize projenin hayata geçirilmesi noktasında ve bunun değerlendirilmesi için yeterli sürenin geçmediği, projenin başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı yönünde bir kanaat belirtilmesinin rapor tarihi itibariyle mümkün olmadığı, ancak bu haliyle tedarikçilerin de açık beyanları dikkate alınarak projenin gerçekleşme ihtimalinin mümkün olabileceği, sonuç olarak, şirketin mali tablolarındaki rakamsal veriler dikkate alındığında iflas tasfiyesi neticesinde alacaklıların eline geçecek tutarın adi konkordatoda teklif edilen Haziran 2021 ‘den Aralık 2025’e kadar sürede gerçekleştirilecek %50 tenzilat oranındaki anapara ödemesinden ve ortak alınmasına ilişkin %100 oranındaki anapara ödemesinden daha az olacağı, şirket kaynaklarının alacaklılara yapılacak ödeme ile orantılı olması ilkesi dikkate alındığında, şirketin revize konkordato projesindeki nakit akit tablosunda 2020-2025 yılları arasında nakit girişleri ( ön görülen kaynaklar ) toplamı 1.436.317.000,00 TL olduğu, nakit çıkışları toplamının ise 1.407.126.000,00 TL olduğu ve kaynakların yapılacak ödeme ile orantılı olduğunun görüldüğü, diğer yandan şirketin konkordatoya tabi borçlarının toplamı 163.264.646,08 TL ‘nin revize projede teklif edildiği hali ile yarısı olan toplam tutarın 81.632.323,04 TL olmasına rağmen şirket revize projesinde ödemeler toplamının 80.363.000,00 TL olarak belirlendiği, İİK 305 son fıkrası gereğince bu kapsamda 1.269.323.04 TL eksik kalan tutara ilişkin olarak proje değişikliği yapılmasının mahkemenin takdirinde olduğu, revize konkordato projesinin alacaklılar tarafından kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini aşacak şekilde olumlu oy verilmiş olması nedeniyle kabul edildiği, mühlet içinde komiserin izniyle kaydedilmiş borçların olmadığı, İİK m.206’nın birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların açıkça feragat ettiklerini gösteren belgelerin komiser heyetine sunulmadığı, yargılama gideri ve tasdik harcının tasdik kararından önce borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması gerektiği, İİK 302. madde gereğince konkordato projesinin kabul edildiği, revize konkordato projesinin tasdikinin İİK m.305 son fıkra hükmüne göre 1.269.323,04TL eksik kalan tutara ilişkin olarak proje değişikliği yapılması ve İİK m.395/d bendi kapsamında teminat koşulunun yerine getirilmesi şartıyla uygun olduğu belirtilmiştir. 15.09.2020 tarihli komiser heyeti raporunda, sonuç olarak, İİK m.305/d hükmü uyarınca, 206. maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklarının alacaklarının tam olarak ödenmesinin alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması gerektiğinden hareketle hesaplanan tutarın 4.851.160,61 TL olduğu, işleyebilecek faizlerde dikkate alınarak işçi alacaklarının güvence altına alınabilmesini teminen 4.851.160,61 TL ‘den daha yüksek bir tutardaki teminatın sağlanmasının gerekli olduğu, bu kapsamda 14.09.2020 tarihli davacı vekili tarafından “ … “ markası üzerine rehin konulması için ilgili kuruma müzekkere yazılmasına dair dilekçeleri doğrultusunda markanın teminat olarak kabul edilmesi talebinin mümkün olabileceği belirtilmiştir.Mahkemece, yukarıda ayrıntılı şekilde belirtildiği üzere, konkordato talebinin kabulüne ve konkordatonun tasdikine karar verilmiştir. Konkordato komiser raporları, dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli ve özellikle mahkeme heyet talebi doğrultusunda, heyetin takdirine bırakılan görüş olarak bildirilmiş olduğundan, buna dair istinaf nedenlerinin isabetli olmadığı kanaatine varılmıştır.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 305. madde başlığı ise “ Konkordatonun tasdiki Şartları “ dır. Madde 305-(Değişik :28/2/2018-7101/33 md):“ 302’nci madde uyarınca yapılan toplantıda ve iltihak süresi içinde verilen oylarla kabul edilen konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine bağlıdır: a) Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme halinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın İflas yoluyla tasfiye halinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması. b) Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması ( bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder ).c) Konkordato projesinin 302’inci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması. d) 206’ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302’nci maddenin altıncı fıkrası kıyasen uygulanır ).e) Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması. Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını isteyebilir “dir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 289/3. fıkrası gereğince, bir yıllık kesin mühlet kararı ile birlikte mahkemenin, yeni bir görevlendirme yapılmasını gerektiren bir durum olmadığı takdirde geçici komiser veya komiserlerin görevine devam etmesine karar verileceği ve dosyanın komisere tevdi edileceği düzenlenmiştir. Bu tarihten itibaren komiser veya komiser heyeti tarafından kanunen olan görevleri kapsamında, kesin mühlet içerisinde borçlunun iflasına dair karar verilmediği takdirde, İİK 298. maddede ifade edildiği üzere, görevlendirme ile birlikte borçlunun mevcudunun defterini yaparak, mallarının kıymetlerini takdir eder, başka yerde malların bulunması halinde ise bu muameleyi İcra Dairesi marifetiyle yaptırabilir. 299. madde gereğince, alacaklılara alacaklarını bildirmeye davet eder, 300. madde kapsamında, alacaklar hakkında borçlu beyana davet edilir, komiser alacakların varit olup olmadığı hakkında borçlunun defterleri ve belgeleri üzerinde gerekli incelemelerde bulunarak bunların neticesini 302’nci madde gereğince vereceği raporda belirtir. 301. madde kapsamında alacaklılara, konkordato projesini müzakere etmek üzere toplantıya davet eder. Toplantının, ilandan en az on beş gün sonra olmak zorundadır. İlanda alacaklıların, toplantıdan önceki yedi gün içinde belgeleri inceleyebilecekleride bildirilir. Mahkeme komiserlere bu görevleri dışında başka görevlerde verebilir. Komiser heyeti, kendilerine verilen görevler ve yasanın tanımladığı görevler kapsamında, gerekli olan tüm işlemleri yerine getirerek ayrıca toplantı sonrasında, İİK 305.maddede düzenlenen konkordatonun tasdik şartlarını ayrı ayrı ve ayrıntılı şekilde değerlendiren raporlarını dosyaya ibraz etmiştirler. Bu anlamda, itiraz eden alacaklı vekilinin, istinaf konusu yapmış olduğu, komiser heyet raporunun usul ve yasaya uygun olmadığı iddiasının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Açıklanan nedenlerle ve özellikle, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun ilgili hükümleri kapsamında usulüne uygun şekilde gerçekleştirilen konkordato yargılaması neticesinde verilen hüküm usul ve yasaya uygun bulunduğundan istinaf edenlerden itiraz eden alacaklı …Bankası A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun reddine, istinaf eden alacaklı … Ticaret Limited Şirketinin ise istinaf talebinin, itiraz eden alacaklılardan olmadığından ve istinaf kanun yoluna başvurusunda hukuki yarar bulunmadığından reddine dair karar verilmesi gerekmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1- Alacaklı … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin istinaf kanun yolu başvurusunun, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 308/a maddesi gereğince itiraz eden alacaklılardan olmadığından ve istinaf talebinde hukuki yarar bulunmadığından REDDİNE, 2- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/36 Esas, 2020/587 Karar ve 17.09.2020 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan itiraz eden alacaklı … Bankası A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b/1. bendi gereğince esastan REDDİNE,3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 91,10 TL başvuru harcı ile istinaf kanun yolu başvuru harcı 162,10 TL olmak üzere toplam 253,20 TL harçtan alacaklılar tarafından ayrı ayrı karşılanan 203,00 TL harçların mahsubu bakiye 50,20 TL harcın her iki istinaf kanun yoluna başvuran alacaklılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ve davanın niteliği gereği vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına,5-İstinaf kanun yoluna başvuran alacaklıların yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 308/a maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.28/01/2021