Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi 2018/1133 E. 2020/1050 K. 12.10.2020 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2018/1133
KARAR NO: 2020/1050
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/03/2018
NUMARASI: 2017/253 Esas, 2018/277 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 12/10/2020
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı iş bedelinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, taraflar arasında tekstil konusundaki ticari ilişki kapsamında oluşan cari hesap borcunun müvekkiline ödenmediğini, davalı aleyhine Bakırköy … İcra Dairesinin … Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, müvekkilinin ekli tabloda bulunan kumaşları işlemek üzere davacıya teslim ettiğini, davacı tarafından işlenen kumaşların müvekkiline gönderildiğini, kumaşlarda kabul edilebilir oranın üzerinde fire bulunduğunu, davacı tarafından yapılan işlemlerin hatalı olduğu konusunda tarafların mutabakat sağlaması üzerine 06.06.2016 tarihli 5.156,00-TL’lik fire farkına ilişkin faturanın düzenlenerek davacıya gönderildiğini, faturanın davalı kayıtlarında işlendiğini, ancak davalının 2017 yılının Ocak ayında aynı miktar faturayı düzenleyerek müvekkiline gönderdiğini, müvekkilininde faturayı iade ettiğini, edimin ifasında açık ayıp bulunduğunun davacının da kabulünde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacı tarafından davalıya teslim edilen kumaşlardaki fire oranının ortalamanın üzerinde olması nedeniyle davalı tarafından kesilen iade faturasının davacının defterlerine kaydedilmesi ile tarafların ayıp ve ayıp bedeli konusunda mutabakat oluştuğu, davacı tarafından daha sonra düzenlenen ve kendi defterlerinde kayıtlı olan reklamasyon faturasının davacı lehine alacak doğurmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, müvekkili ile davalı arasında reklamasyona ilişkin bir anlaşma bulunmadığını, İstanbul Ticaret Odası’nın her yıl belirlediği fire oranları dikkate alındığında, müvekkili şirket tarafından yapılan firenin normal olduğunu, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davalıdan 5.156,60 TL alacaklı oldularını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.
Taraflar arasında; kumaş işlenmesi konusunda eser sözleşmesi bulunduğu ihtilaf dışı olup, uyuşmazlık, davacı tarafından teslim edilen kumaşlarda olması gerekenin üstünde fire bulunup bulunmadığı, bulunması halinde fire farkından kaynaklanan bedelin ne kadar olduğu, taraflar arasında fire farkı ve bedeli konusunda mutabakat oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre; “Fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami “yedi gün” içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK’nın 21/1. maddesindeki ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” düzenlemesi de faturanın mal ve hizmet teslimi üzerine düzenleneceğini ortaya koymaktadır. Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; ayıp nedeniyle indirim gereken miktar için kesilen reklamasyon (yansıtma) faturası bizzat yapılmış bir teslim ve iş görme olgusunu ispatlamadığından ve 6102 sayılı TTK’nın 21. maddesi anlamında fatura olmadığından, aynı maddenin 2. bendi gereğince 8 gün içinde itiraz edilmemiş olması, içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz (Yargıtay 15. HD. T.03/05/2016, E.2016/402, K.2016/2522; T.09/12/2015, E.2015/4557, K.2015/6289; T.03/05/2016, E.2016/402, K.2016/2522 sayılı içtihatları da aynı yöndedir.). Bu nedenle mahkemece, teslim edilen ürünlerdeki fire farkından dolayı davalı tarafından düzenlenen 5.156,60 TL reklamasyon faturasının davacının ticari defterlerine işlenmesi ile taraflar arasında, davacı tarafından davalıya teslim edilen kumaşlardaki fire farkı miktarı ve fire farkı bedeli noktasında mutabakat oluştuğunun kabul edilmesi hatalı olmuştur. Bilirkişi kurulu tarafından sunulan 15.02.2018 tarihli raporda, davacı tarafından davalıya teslim edilen kumaşlarda, tekstil sektöründe kabul edilebilir fire oranının üzerinde 533,71 TL zarar hesaplanmıştır. Fazla fire nedeni ile davalının zararının 533,71-TL olduğu, bu miktarın mahsubu sonrası davalının 4.622,89 TL alacağının bulunduğu anlaşıldığından, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin ve alacağın yargılama ile belirlenmesinden dolayı şartları oluşmayan icra inkar ve kötü niyet tazminatı taleplerin reddine dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK’nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptali ile takibin 4.622,89 TL alacak bakımından devamına, fazlaya ilişkin talebin ve icra inkar tazminatı talebinin reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE, 2-Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 21/03/2018 tarih ve 2017/253 Esas, 2018/277 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3- Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının Bakırköy … İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 4.622,89 TL’si yönünden İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Yasal şartları oluşmadığından tarafların icra inkar ve kötüniyet tazminatı taleplerinin REDDİNE,
B) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN 1-Alınması gereken 315,79 TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 62,27 TL harcın mahsubu ile bakiye 253,52 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL başvurma harcı ile 62,27 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan 111,00 TL tebligat ve posta gideri, 1.400,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.511,00 TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre takdiren 1.354,61 TL’nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye miktarın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 3.400,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 533,71 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde yatıran tarafa İADESİNE,
C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE, 2-Davacı tarafından yapılan 98,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 31,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 129,10 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK’nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 12/10/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.