Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/904 E. 2023/37 K. 18.01.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/904
KARAR NO: 2023/37
DAVA : Ticari Şirket (Bilgi Alma Ve İnceleme Hakkı İhlali)
DAVA TARİHİ: 16/11/2022
KARAR TARİHİ: 18/01/2023
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Bilgi Alma Ve İnceleme Hakkı İhlali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin —- uyarınca davalı —– olduğunu, ayrıca —– davalı şirketin—– oranında pay sahibi olduğunu, —- gerçek kişi temsilcisi—— vefatı nedeniyle TTK madde 364/I —— üyesi olan tüzel kişi, kendi adına tescil edilmiş bulunan kişiyi her an değiştirebilir.” maddesi uyarınca Müvekkil ——– gerçek kişi temsilci olarak dava dışı—– seçtiğine ilişkin kararı davalı —– numaralı ihtarı ile bildirildiğini, ihtara rağmen müvekkilinin—–temsilci ataması yapılmadığını, —- gerçek kişi temsilci olarak görevlendirilen dava dışı —-tescil ve ilan olunması diğer —— tarafından yasal dayanağı olmayan çeşitli sebepler sunularak fiilen engellendiğini, bu süreçte —– ve şirket işleri bu hukuka aykırı ve ihmalkar davranışlar sebebiyle aksadığını, müvekkilinin —- tüzel kişi temsilci olarak seçilen dava dışı—– yasal dayanağı olmayan sebeplerle tescil ve ilan olunmaması sebebiyle TTK madde 359-(2) maddesi gereğince yönetim kurulu üyesi ve başkanı sıfatıyla iş ve işlem yapmasının hukuken değil ama fiilen- imkansız hale geldiğini, mevcut durumda —- müvekkilinin —- gerçek kişi temsilcisi tescil ve ilan olunmadığından TTK m. 366 uyarınca davalı şirketin yönetim kurulu başkan vekili —–vekalet etmesi, bir başka deyişle başkanlık yetkilerini kullanması söz konusu olduğunu, —- numaralı ihtarı ile —– müvekkil——– gerçek kişi temsilcisi seçildiğinin bildirildiğini, davalı —-vekili ve diğer yönetim kurulu üyeleri ile yapılan görüşmeler sırasında müvekkil —— tüzel kişi temsilcisi olarak bir mütevelli heyet üyesi atanmasının talep edildiğini, gelinen aşama itibarı ile bu talep doğrultusunda müvekkilinin———tarafından alınan —–davalı —–temsilci olarak ——-seçilmesine karar verildiğini,—- üyesi başkanı olan ancak gerçek kişi temsilcisi tescil ve ilan olunmayan müvekkilinin ——– tarafından —- tarihinde, —— yevmiye nolu ihtarname keşide edilerek bilgi alma ve inceleme hakkı talebi ile yönetim kurulu toplantısı yapılması talep edildiğini, ihtarnamede —- olarak dava dışı —— karar verildiğini, TTK uyarınca bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmasının – hangi konularda kullanılmak istendiği açıkça belirtilerek talep edildiğini,—- tarihinde toplanması başta olmak üzere birtakım hususlar ihbar ve ihtar edildiğini, buna karşılık—- tarihli, —- yevmiye no.lu ihtarname ile müvekkilinin bilgi alma ve inceleme talebinin, —-yapılması talebi ve diğer yönetim kurulu üyelerinin taleplerine uygun olarak seçilen ———— gerçek kişi temsilcisi olarak tescil ve ilanı talebi yine mevzuata ve hukuka aykırı şekilde reddedildiğini, müvekkilinin ——- tarafından diğer yönetim kurulu üyelerinin talepleri doğrultusunda gerçek kişi temsilci seçilen kişide değişikliğe gidilmiş ancak buna rağmen taleplerinin diğer yönetim kurulu üyeleri tarafından yine yasal dayanağı olmaksızın reddedildiğini, müvekkilinin tüzel kişi temsilci atama talebinin reddedilemeyeceğini, değiştirilmesinin sadece müvekkil—– kişiliğinin iradesine tabii olup ne davalı —— ne de diğer yönetim kurulu üyelerinin onay yahut tasvibi gerekli bulunduğunu, ——tarafından müvekkilin taleplerinin reddedilmesi üzerine müvekkili ———numaralı kararıyla işbu davanın açılmasına karar verildiğini, müvekkilinin yönetim kurulu üyesi sıfatıyla ileri sürdüğü bilgi ve inceleme taleplerinin reddedildiğini, yönetim kurulu üyelerinin görevlerini tam ve eksiksiz ifa edebilmeleri için şirketle ilgili bilgilere doğrudan ulaşabilmelerinin önem arz ettiğini, dolayısıyla yönetim kurulu üyelerinin görevini gereği gibi ifa edebilmesi için bilgi sahibi olmasının söz konusu olduğunu, zorunludur. İşbu sebeple yönetim kurulu üyelerinin bilgi alma ve inceleme hakkı Türk Ticaret Kanunu’nun 392.maddesinde detaylı olarak düzenlendiğini, hükmün emredici olarak düzenlendiğini, esas sözleşmeyle yönetim kurulu üyeleri aleyhine değiştirilmesi dahi söz konusu olmadığını, yönetim kurulu üyelerinin bilgi alma ve inceleme hakkı kısıtlanamaz ve kaldırılamaz olduğunu, müvekkilinin —- davalı —— olduğunu, müvekkilinin bilgi alma ve inceleme istemi, yönetim kurulu başkan vekili ve diğer yönetim kurulu üyeleri tarafından herhangi bir toplantı yapılmaksızın reddolduğunu, müvekkilinin daha önce yönetim kurulu toplantısı yapılması taleplerini defaatle iletmelerine rağmen, uzun süreden bu yana yönetim kurulu toplantısı yapılamadığını, yönetim kurulu toplantısı yapılamaması nedeniyle müvekkilinin, şirketçe yapılan iş ve işlemlere dair gerekli bilgileri edinemediğini, yönetim kurulu toplantısı yapılamaması nedeniyle müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkını kullanamadığını, davalı ——- vekili ve diğer yönetim kurulu üyelerinin tamamından yönetim kurulu toplantısı yapılması ve bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmasını talep edildiğini, buna rağmen hukuka aykırı gerekçelerle müvekkilimin talepleri diğer yönetim kurulu üyeleri tarafından reddedildiğini, müvekkilinin —– hem yönetim kurulu üyesi (başkan) hem de davalı şirkette pay sahibi olduğunu, bu sebeple gerek TTK madde 392 gerekse de TTK madde 437 kapsamında bilgi ve inceleme talep hakkının mevcut olduğunu, Türk Ticaret Kanunu’nun 392. maddesinde ve 437. maddesinde bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmak isteyen yönetim kurulu üyelerinin ve pay sahiplerinin bu talebi reddedildiği takdirde hangi usulün izleneceği ilgili kanun maddelerinde detaylı olarak düzenlendiğini, buna rağmen davalı şirket yönetim kurulu başkan vekili ve diğer üyeler tarafından müvekkillinin taleplerinin reddedildiğini, başkaca hiçbir işlem yapılmadığını, TTK’da açıkça söz konusu istemin reddedilmesi halinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine başvurabileceğinin düzenlendiğini, bu sebeple müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmalarına karar verilmesini talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu belirterek re’sen gözetilecek nedenlerle ———- son iki yıllık bilanço, gelir-gider tablosu ve diğer tüm finansal tabloları ile kümülatif ve tüm kırılımları ile detay mizanının ve kar-zarar durumuna ilişkin tüm bilgiler, —-maddi ve maddi olmayan sabit varlıkların kayıtlı olduğu amortisman listeleri,—-en son düzenlenmiş olan tam tasdik —— en son onaylı ——– ve ekleri,—- yılı için tasdik edilmiş ve kullanılmış olan yevmiye numaraları ile diğer bilgileri, —- kanuni takipteki alacaklarının listesini bunların hukuki durumlarını ve diğer dava ve takipleri gösteren dava ve icra raporları, — son ——– sonra imzalanmış tüm sözleşmelerin birer örneği, —— kurulu toplantısından sonra yapılmış sözleşmeli ve sözleşmesiz yapılan inşaat, onarım, satın alma ve diğer iş ve işlemlerine ilişkin bilgiler ile iş bazında rakamsal bilgilerin ve hak edişi tamamlanmamış sorunlu ve ihtilaflı işlerin bilgileri, —— tüm çalışanların maaş zam detayı, prim ödeme detayları, —– gerçekleştirilmiş organizasyon ve yönetim değişiklikleri, işbu bendin a, b, c, ç, d, e, f, g, ğ ve h bentleri kapsamında yapılan iş ve işlemlere hangi muhatap tarafından onay verildiğinin ve hangi muhatap tarafından ilgili belgelerin imza edildiği hususlarında bilgi alma ve inceleme hakkının kullanmasına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını vekaleten talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin usul ve esas bakımından yasaya aykırı olduğunu, öncelikle HMK 114/d ve 115. maddelerine göre davacının dava ve taraf ehliyeti, —– mütevelli heyeti ve —— olmadığından kısaca —— eksikliği nedeniyle dava şartı bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, organ eksikliğinin giderilmesi ve kayyum tayini talebi ile davalar açılmış olup yargılamaların devam ettiğini, ——– organ eksikliği mevcut iken avukata verilen vekaletname ve imza sirküleri de geçerli olmadığını, davanın usul ve esas bakımından reddinin gerektiğini, müvekkilinin şirkette —- pay sahipliğinin —- ait olduğunu, müvekkilinin —— kurulduğu —— yılından ——- üyeleri gerekse hissedarlar uyum içinde olmuşlar ve sahip oldukları eğitim kurumu —— tanınmış bir marka haline getirdiklerini, şirketin —– beri vefat, azil ve istifalar nedeniyle mütevelli heyet sayısının azaldığını, bu nedenle ————- senedine göre toplantı ve karar yeter sayısının sağlanamadığını, —– mütevelli heyeti —– üyeden oluşması gerekirken üye sayısı —–düştüğünü, davacı—–mütevelli toplantı ve karar yeter sayısı olmamasına, yönetim kurulu bulunmamasına rağmen —-üye ile kararlar aldığının görüldüğünü, müvekkili şirketin defter ve kayıtlarının incelenmesine dair —–tarafından alınan karar da bu kapsamda yok hükmünde olduğunu, mütevelli heyet üye sayısının —– uygun olarak artırılması amacıyla davacı —– tarafından —– dava açıldığını, yargılamanın devam ettiğini, bozma kararı sonrası—-sayısı ile yeni dosya numarası aldığını, dava dilekçesinde belirtilen davacı——- temsilciliğine —-seçilmesine, müvekkil şirketin —— seçilmelerine dair mütevelli heyet ve —- kararları da geçersiz ve yok hükmünde olduğunu,—– mütevelli heyet organ eksikliği nedeniyle davayı açmakta taraf sıfatı, dava ehliyeti bulunmamakta olduğunu, müvekkilinin davacının ihtarına rağmen defter ve kayıtlarını göstermemesi, davacının taleplerini reddetmesi açıklanan haklı sebeplere dayandığını, bu durumun davacı ——— ihtarnamesine cevaben —— tarafından ——- ihtarnamesi ile bildirildiğini, ——–sayılı dosyası kesinleşip —— mütevelli heyeti oluşup bu konuda geçerli bir karar almadan müvekkil şirket kayıt ve defterlerinin gösterilmesi telafisi imkansız zararlara yol açabileceğini, ——- tarafından davacı ——ilgili belirttiğimiz konularda inceleme yapılarak, davacı———- dosyası ile kayyım tayin edilmesi talebinde bulunulduğunu, müvekkili şirket aleyhine davacı ——– heyet organ eksikliğine rağmen seçilen ——tarafından da yine şirket defter ve kayıtlarının gösterilmesinin izin verilmesine dair—— dosyası ile dava açıldığını, taleplerin mükerrer olduğunu, usul ekonomisi bakımından HMK 166. Maddesi gereği her iki davanın da birleştirilmesini talep ettiklerini, görülmekte olan davada ve —– Mahkemesinin dosyasına davacı adlarını değiştirmek suretiyle bire bir aynı dava dilekçesini verdiğini, talep edilen belgeler ve talepler her iki davada da aynı olduğunu belirterek HMK 166. maddesi gereği işbu dava ile———–sayılı dosyasının birleştirilmesine, davanın usul ve esas bakımından haksız ve yasal dayanaktan yoksun olan davanın reddine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, hukuki niteliği itibariyle TTK.nun 437. madde hükmü gereğince bilgi v e alma ve inceleme hakkı tanınması istemine ilişkindir.
Bilgi alma veya inceleme istemeleri devamsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibi, reddi izleyen 10 gün içinde, diğer hallerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesine başvurarak bilgi alma ve inceleme hakkının tanınmasını isteyebilir.
Bilgi alma ve inceleme hakkı genel başlığını TTK ‘nun 437.madde hükümlerinde bilgi alma ve inceleme hakkı birlikte düzenlenmiştir.
İnceleme hakkı aktif bilgi alma hakkını tamamlayan ve teyit eden nitelikte bir hak olduğu, TTK 437/1’de düzenlenen pasif bilgi alma hakkı finansal tabloların konsolide finansal tablolarını, yıllık raporun ve kar dağıtımlarının pay sahiplerinin incelenmelerine hazır tutulmaları anlamındadır.
Pay sahibinin haklarını bilinçli bir biçimde kullanabilmesi ve genel kurulda iradesini doğru verilerle kullanabilmesi amacına hizmet eden bilgi alma hakkının konusunun, yönetim ve denetim faaliyetleri içinde değerledirilebilecek bir işler ve işlemler oluşturur.
Bu çerçevede bilgi alma hakkı şirketin ekonomik ve mali durumunun egemenlik ilişkilerinin ve çoğunluğu oluşturan ve şirkete hakim olan pay sahiplerinin elde ettiği menfaatlerin tam olarak anlaşılması ve bu yolla hakların bilinçli olarak kullanabilmesi amaçlarına hizmet eder, pay sahiplerinin şirketin faaliyetleri ve içinde bulunduğu finansal ve ekonomik durumdan haberdar olma ihtiyaçları ve yönetimin karar ve işlemleri ile şirket hesaplarının denetlenmesine ilişkin bu hususlar ve faaliyet raporunun kapsamına giren mevcut ve geleceğe ilişkin personel politikası, yapısal değişiklikler ve organizasyon değişikliklerine ilişkin işletme stratejisi, araştırma ve geliştirme kolları bilgi alma hakkının kapsamında kabul edilir.
Bilgi alma ve şirket defter ve muhaberatının incelenmesi talebi gündeme bağlılık prensibinin istisnasını oluşturur. Bilgi alma ve inceleme hakkı gündemde yer almasa bile genel kurulda da ileri sürülebilir.
Bilgi alma hakkı, bu hakkın kullanıldığı genel kurul toplantısının gündemindeki konular dahil sınırlı olmadığı gibi yönetim kurulu şirket işleri hakkında bilgi verip ve bilgi alma gündem ile sınırlı değildir.
Bilgi alma hakkı, bireysel, bağımsız, vazgeçilemez ve devredilemez müktesep bir haktır.
Davacı taraf bu hakkın kullanılması babında iş bu davayı açmıştır. Davalı taraf ——-kayıtlı dava ile aynı istemli talepli bulunulduğunu, bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmasının talep edildiğini, bu nedenle dosyaların birleştirilmesini istediği görülmekle, birleştirme talebine konu edilen——– Esasında kayıtlı dava dosyasının —- üzerinden celbolunarak yapılan incelenmesinde; dosyamızdaki dava dışı —– tarafından davalı şirket aleyhine aynı gerekçelerle bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması istemli dava açtığı yargılamanın devam ettiği, duruşmasının ——gününe atılı olduğu görülmüştür.
HMK 166/1. Maddesi; “Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar…” hükmü düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı, sunulan deliller ve——– dava dosyası incelendiğinde; her iki davanın davacılarının farklı olduğu ancak davalısının aynı olduğu , davaya konu edilen istemin gerekçe ve sonuç kısmının da aynı olduğu görülmekle, her iki dava dosyası arasında HMK 166. maddesinde belirtilen hukuki ve fiili bağlantının bulunduğu, davaların birlikte görülmesinde taraflar yönünden hukuki yarar bulunduğu gibi birleştirme kararının usul ekonomisine uygun olacağı kanaatine varılarak iş bu dava dosyasının—– sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine, yargılamanın bundan sonra——- sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin iş bu dava dosyasının HMK 166/1 maddesi uyarınca hukuki ve fiili bağlantı nedeni ile —— sayılı dava dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Yargılamanın bundan sonra —————- sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine,
3-Mahkememiz esasının bu şekilde KAPATILMASINA,
Dair, TTK 410-412. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olarak oybirliğiyle karar verildi. 18/01/2023