Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/391 E. 2022/66 K. 10.02.2022 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/391 Esas
KARAR NO: 2022/66
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/06/2021
KARAR TARİHİ: 10/02/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Müvekkil Davacı ile Davalı arasında——–imzalanmıştır. Müvekkil Davacı, Davalıya ait taşınmazların üçüncü kişilere satışına aracılık etmek suretiyle aracılık hizmet bedellerine hak kazanmıştır. Müvekkil Davacı mezkur
sözleşmeler kapsamında bedele hak kazandıkça Davalı tarafından kendisine ödemeler yapılmış; ancak, işbu dava konusu fatura alacakları ödenmemiştir. Davalı, iş bu dava konusu borcunu ödemeyince, Davalı aleyhinde icra takibi başlatılmıştır. Davalının itirazı üzerine takip durmuş ve işbu haklı davamız ikame olunmuştur. Borca itiraz gerçeği yansıtmamaktadır. Müvekkil Davacı, icra takibine konu ———–mezkur sözleşmeler gereği verdiği hizmete karşılık düzenlemiş; ancak, Davalı faturalara karşı hiçbir itirazda bulunmamıştır. Davalı faturaları kabul etmiş durumdadır. Davalı, fatura tutarlarını ödemeyerek sözleşmeye aykırı davranmıştır. Taraflar arasında akdedilen Ek Sözleşmenin aracılık hizmet bedeli ödemeleriyle ilgili maddeleri şu şekildedir;
—- bedelinin tahsilatları şu şekilde gerçekleştirilecektir; —-maddede belirtildiği gibi yapılan satışlarda; Satış bedelinin —- peşinatı müşteriden tahsil edildiği an, —- tümü için fatura tanzim edecektir. Fatura bedelinin — tarihini müteakiben —- fatura tarihini müteakiben —–sonra, kalan—-fatura tarihini müteakiben ——–nakden ödenecektir. •Satış bedelinin tamamı peşin ya da banka kredili satışlarda, Müşterinin kullandığı kredinin ve
varsa peşinatın tümü Müşteri tarafından —– banka hesabına ödenecektir. Müşterinin kullandığı kredi tutarının veya peşinatın ——-hesabına geçmesini müteakip ayın başında ——–doksanıncı günde ödenecektir.
—- yapılan taşınmaz satış sözleşmesinin her ne sebeple ve kim tarafından yapılmış olursa olsun fesih ya da iptal olması veya sözleşmeden dönülmesi halinde dahi, —- bedelini alacak; ancak, takip eden ilk satıştaki hizmet bedelinden mahsup/takas edecektir. Feshin/iptalin/dönmenin, herhangi bir haklı sebebe dayanmaksızın —– kaynaklı bir sebeple gerçekleşmesi halinde ve/veya sözleşmenin feshi/iptali ya da sözleşmeden dönülmesi sebebiyle ——-müşteriye iade edeceği tutar içerisinden herhangi bir kesinti yapacak olması halinde ise ,—- hizmet bedeli mahsup/takas edilmeyecek, —- söz konusu satıştan kaynaklı hizmet
bedelini eksiksiz alacaktır.” 3Yukarıda izah ettiğimiz üzere, Müvekkil Davacının alacağı likit ve somut bir alacaktır. Davalı borcunu ödemediği için işbu haklı davamızı açma zarureti hasıl olmuştur. Fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davamızın kabulü ile, Davalının icra takibine vaki tüm
itirazlarının iptaline ve takibin devamına, Davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve Davalıdan alınıp Müvekkil Davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı görüldü. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin maliki olduğu —–satışına aracılık edilmesi hususund———- anlaşmaya varmış ve hizmetin şartları——- tarihli sözleşmeler ile hüküm altına alınmıştır. Davacı tarafça ibraz edilen Sözleşmeler dava konusu faturaların tanzim tarihinden önce feshedilmiştir. Davacı taraf ile hizmet ilişkini düzenleyen bu —–tarihli Fesih Protokolü başlıklı anlaşma ile mutabakata varılmak suretiyle feshedilmiştir. Dava konusu faturalar taraflar arasındaki sözleşmelerin —– feshedilmesinden
sonra—- tarihinde tanzim edilmiştir. Bu sebeple, bu faturalara ilişkin feshedilmiş olan sözleşme hükümlerinin uygulama imkanı bulunmadığını öncelikle belirtmek isteriz. Dava konusu —– bedelli faturaya istinaden düzenlenen iade faturasına davacının itirazı bulunmamaktadır. —-bedelli faturaya konu satış
sözleşmesi dava dışı Alıcı tarafından ——– tarihinde feshedilmiştir. Bu sebeple, söz konusu satışa ilişkin davacının hizmet bedeli alacağı bulunmadığından, müvekkil şirket tarafından —– bedelli iade faturası tanzim edilmiştir. Bu iade faturasına ise davacı taraf herhangi bir itirazda bulunmamıştır. Yine dava konusu ——–bedelli faturaya konu satışa ilişkin dava dışı Alıcının müvekkil şirkete olan ödemeleri halen devam etmekte olup, Alıcı tarafından ödeme yapılmayarak bu konutun müvekkil şirkete iade edilmesi halinde davacı taraf hizmet bedeline hak kazanamayacağından ödeme yapılmamıştır. Neticede Davacı tarafın ———-faturasına herhangi bir itirazının bulunmaması ile birlikte müvekkil şirketin bu aşamada davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep etme zorunluluğu doğmuştur. Arz ettiğimiz nedenler ve Sayın Mahkemenizce resen göz önünde bulundurulacak sebepler doğrultusunda müvekkil şirketin davacıya borcunun bulunmaması sebebiyle davanın reddine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından verilen cevaba karşı beyan dilekçesinde özetle; — tarihli olsa da fesih tarihinden sonra———-kadar yapılan taşınmaz satışları feshin ve müvekkil —– tarihine kadarki satışlardan aracılık hizmet bedeli almaya hak kazanmıştır. Faturalar ——-tarihli olsa da faturalar konu hizmet bedelinin hak edildiği satışlar çok daha önce yapılmıştır. Satışlar yapıldığında sözleşme yürürlüktedir. —- bedelli fatura konusu —— tarihlidir. Davalı faturalara itiraz etmeyerek kabul etmiştir. —– fatura davalı tarafından itiraz görmemiştir. Tarafımıza ulaşmış ve kayıtlarımıza girmiş iade faturası bulunmamaktadır. —- hizmet bedeli faturasına konu taşınmazın satışı dava dışı —–yapılmış ve müvekkil hizmet bedeline hak kazanmış ve fatura tanzim etmiştir. Daha sonra satış ——-tarafından—- temlik edilmiştir. Bu temlike onay veren davalının kendisidir. Temlik tarihinde sözleşmeler yürürlükte değildir. Ek sözleşmenin 4.5. Maddesi;” Müşteri ile yapılan taşınmaz satış sözleşmesinin her ne sebeple ve kim tarafından yapılmış olursa olsun fesih ya da iptal olması veya sözleşmeden dönülmesi halinde dahi,——, hak
ettiği hizmet bedelini alacak; ancak, takip eden ilk satıştaki hizmet bedelinden mahsup/takas
edecektir. Feshin/iptalin/dönmenin, herhangi bir haklı sebebe dayanmaksızın ——- kaynaklı bir sebeple gerçekleşmesi halinde ve/veya sözleşmenin feshi/iptali ya da sözleşmeden dönülmesi sebebiyle—- müşteriye iade edeceği tutar içerisinden herhangi bir kesinti yapacak olması halinde ise ,—– hizmet bedeli mahsup/takas edilmeyecek, —-, söz konusu satıştan kaynaklı hizmet bedelini eksiksiz alacaktır.” Davalı satış sözleşmesini fesheden müşteriden para kesintisi yapmıştır. Davalı ——– bedelli faturayı kabul etmiştir. Zira davalının müşteri henüz ödemesinin bitirmediğinden bahisle hizmet bedelini ödememe hakkının olmadığını beyan etmiştir. Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişiye tevdi edilmiş, teknik bilirkişiler ayrıntılı raporunda;
1)Taraflar arasında ——-
Sözleşmesinin imzalandığı ve bu sözleşme ile davalının ürettiği konutların hizmet bedeli
karşılığı davacı tarafından pazarlanmasının ve satılmasının kararlaştırıldığı,
2) Taraf ticari defter ve kayıtlarının delil vasfının bulunduğu, davacının davalıya vermiş olduğu satış ve pazarlama hizmetleri sonucunda, davacının davalı adına takip dayanağı —— bedelli olmak üzere——– faturayı düzenlediği, bu faturaların davacının delil vasfı bulunan ticari defter ve cari hesap kayıtlarında kayıtlı bulunduğu, davacı kayıtlarında takip dayanağı faturalardan davacının davalıdan ——–alacaklı gözüktüğü,
2) Davacının davalıya vermiş olduğu satış ve pazarlama hizmetleri sonucunda, davacının davalı adına düzenlediği takip dayanağı ———— faturanın davalının delil vasfı bulunan ticari ticari defter ve cari hesap kayıtlarında kayıtlı bulunduğu, ancak davalının takip dayanağı——– bedelli fatura ile ilgili olarak davacı adına ——– bedelli iade faturasını düzenlediği ve davalı kayıtlarında takip dayanağı —— bedelli faturadan davalının davacıya ——- borçlu gözüktüğü,
3) Davalı davacı adına ——–tutarlı iade faturasını düzenleyerek kayıtlarına almış ise de davalının iade faturasını davacıya gönderdiğini ve davacıya tebliğ ettiğini ispatlayamadığı, iade faturasının davacı kayıtlarında kayıtlı bulunmadığı,
4) Davacı kayıtlarında kayıtlı bulunan davacının davalı adına düzenlediği takip dayanağı ——– faturanın davacı tarafından taraflar arasındaki ek ——- uygun olarak davacının davalıya vermiş olduğu satış ve
pazarlama hizmetleri sonucunda düzenlendiği ve nitekim davalı tarafından da kayıtlarına alındığı, daha sonra davalının davacı adına —– tutarlı fatura ile ilgili olarak—– bedelli iade faturasını düzenlediği, ancak davalı
tarafından düzenlenen iade faturası taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak düzenlenmediği gibi iade faturasının davalı tarafından davacıya tebliğ edilmemiş olduğu ve iade faturasının davacı kayıtlarında da kayıtlı olmadığı,
5) Yukarıdaki tespit ve değerlendirmeler sonucunda, davacının davalı adına düzenlediği takip dayanağı —– bedelli hizmet bedeli faturasından davacının davalıdan ———alacaklı olduğu kanaatine varılmış olunup, taraflar arasındaki ek ——-hükmü uyarınca davalının ek sözleşmenin——- belirtilen vade tarihlerinden
itibaren temerrüde düştüğü bu kapsamda yapılan hesaplamalar sonucunda; Davacı——-takip tarihi itibariyle talep ve tespitlerimiz gibi —- asıl alacak ve tespitlerimiz gibi —- işlemiş faiz olmak üzere toplam — alacaklı
olduğu,—- asıl alacak tutarına ——— takip tarihinden itibaren——-değişen oranlarda avans faizi talebinde bulunulabileceği, hususlarında rapor takdim edildiği görüldü.
Davacı vekilinin —– tarihinde talep arttırım dilekçesi sunmuş olduğu görüldü, ıslah dilekçesi ile ; — tarihli bilirkişi raporuna karşılık beyanlarımızı tekrar ile, fazlaya ilişkin her türlü hakkımız ile ıslah hakkımız saklı kalmak kaydıyla, eş —- maddi tazminat bedelinin —- arttırılarak toplam —- destekten yoksun kalma tazminatı bedelinin temerrüt tarihi olan —- Tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61, 2918 sayılı KTK’nın 88. Ve Türk Borçlar Kanunu’nun 163. maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca) davalıdan müştereken müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına fazlaya ilişkin haklarımız ve ıslah hakkımız saklı tutularak karar verilmesini talep ettiği ve ıslah harcının yatırıldığı görüldü.
DELİLLER
*Tarafların —–
*Teknik Bilirkişi raporu,
*—–
İnceleme ve Gerekçesi:
Dava; İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) talebine ilişkindir.
Davya konu uyuşmazlığın tespiti: Davacı ile Davalı arasında—-bu sözleşmenin eki olan —- imzalandığı, iş bu sözleşmeler uyarınca davacının, Davalıya ait taşınmazların üçüncü kişilere satışına aracılık etmek suretiyle aracılık hizmet bedellerine hak kazanıp kazanmadığı, davalıdan bu hususta —– tutarlı fatura alacağının bulunup bulunmadığı konularında uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmaktadır.
——– sayılı icra dosyası celp edilerek incelenmiştir.
Taraflara ticari defterlerini sunmak üzere ihtaratlı kesin süre verilmiş, davacı ve davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını sunmuştur.
6100 sayılı HMK ; Madde 222 – (1): “Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.”
(2):”Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.”
(3):”İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. —— Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4):”Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.”
(5):”Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.
“Türk Ticaret Kanunu madde 64- (1): ——- Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir.”
(2):”Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür.”
Madde 83- (1): “Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir.”
Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.
Ticari defterlere anılan Kanun’larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.
Tacirle, Türk Ticaret Kanunu’nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).
Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1’de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re’sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re’sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)
Davacı taraf bir ticaret şirketidir. Davalı taraf da bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır.
Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Somut olayda; Taraflar arasında—- tarihli Taşınmaz Pazarlama – Satış İşbirliği Sözleşmesinin imzalandığı ve bu sözleşme ile davalının ürettiği konutların hizmet bedeli karşılığı davacı tarafından pazarlanmasının ve satılmasının kararlaştırıldığı, taraf ticari defter ve kayıtlarının delil vasfının bulunduğu, davacının davalıya vermiş olduğu satış ve pazarlama hizmetleri sonucunda, davacının davalı adına takip dayanağı —- bedelli olmak üzere — adette toplam —– faturayı düzenlediği, bu faturaların davacının delil vasfı bulunan ticari
defter ve cari hesap kayıtlarında kayıtlı bulunduğu, davacı kayıtlarında takip dayanağı faturalardan davacının davalıdan—- takip tarihi itibariyle —- alacaklı gözüktüğü, Davacının davalıya vermiş olduğu satış ve pazarlama hizmetleri sonucunda, davacının davalı adına düzenlediği takip dayanağı —– bedelli olmak üzere 2 adette toplam —- faturanın davalının delil vasfı bulunan ticari ticari defter ve cari hesap kayıtlarında kayıtlı bulunduğu, ancak davalının takip dayanağı —– bedelli fatura ile ilgili olarak davacı adına —— bedelli iade faturasını düzenlediği ve davalı kayıtlarında takip dayanağı —- bedelli faturadan davalının davacıya —takip tarihi itibariyle —- borçlu gözüktüğü, Davalı davacı adına —- tutarlı iade faturasını düzenleyerek kayıtlarına almış ise de davalının iade faturasını davacıya gönderdiğini ve davacıya tebliğ ettiğini ispatlayamadığı, iade faturasının davacı kayıtlarında kayıtlı bulunmadığı, davacı kayıtlarında kayıtlı bulunan davacının davalı adına düzenlediği takip dayanağı —- faturanın davacı tarafından taraflar arasındaki ——hükümlerine uygun olarak davacının davalıya vermiş olduğu satış ve pazarlama hizmetleri sonucunda düzenlendiği ve nitekim davalı tarafından da kayıtlarına alındığı, daha sonra davalının davacı adına ——— bedelli iade faturasını düzenlediği, ancak davalı tarafından düzenlenen iade faturası taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak
düzenlenmediği gibi iade faturasının davalı tarafından davacıya tebliğ edilmemiş olduğu ve iade faturasının davacı kayıtlarında da kayıtlı olmadığı, yapılan tespit ve değerlendirmeler sonucunda, davacının davalı adına düzenlediği takip dayanağı—– bedelli hizmet bedeli faturasından davacının davalıdan ———-alacaklı olduğu kanaatine varılmış olunup, taraflar arasındaki ———-hükmü uyarınca davalının———maddesinde belirtilen vade tarihlerinden itibaren temerrüde düştüğü bu kapsamda yapılan hesaplamalar sonucunda; davacı —- davalı —-asıl alacak ve —— alacaklı olduğu anlaşılmakla davalının takibe yapılan itirazın kısmen iptaline karar vermek gerekmiştir. Yapılan hesaplamalar sonucunda davacının fazladan istediği işlemiş faizin reddine karar vermek gerekmiştir.Alacağın likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
-Davalının—– sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin —— alacak ve işleyecek faiz yönünden asıl alacağı takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle devamına, fazlaya ilişkin işlemiş faizin reddine,
2-Hükmedilen asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde alınması gerekli 17.345,54-TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan 3.326,75TL başvuru harcından mahsubu ile bakiye 14.018,79-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A-(11) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ——– bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan başvuru gideri, tebligat gideri, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 825,50-TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre belirlenen 760,90-TL sini ve davacı tarafça yatırılan başvuru harcı 59,30-TL, peşin harç 3.326,75-TL, vekalet harcı 8,50-TL toplam 3.394,55 TL’ nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan tebligat gideri, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 200-TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 15,65- TL sinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre ve kabul oranına göre belirlenen 26.222,62- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre ve ret oranına göre belirlenen 5.100- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,
İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ———-Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/02/2022