Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/584 E. 2018/879 K. 28.11.2018 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/584 Esas
KARAR NO : 2018/879
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/05/2016
KARAR TARİHİ: 28/11/2018
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma davalı firmadan… abone numarası ve … sayaç numarası üzerinden elektrik satın aldığını, davalı firma müvekkili firmaya aboneliği süresince elektrik satın alma hizmetine istinaden faturalar tahhakkuk ettirdiğini, müvekkili firma söz konusu faturaların tamamını süresi içerisinde ödediğini, müvekkili firma bir süre sonra adı geçen faturaların içeriğinde kendisinden aktif enerji tüketim bedeli dışında ve hizmet bedeli karşılığı olmayan “Kayıp Kaçak Bedeli, Dağıtım Bedeli, İletim Bedeli, Perakende Hizmet Bedeli, Sayaç Okuma Bedeli ve Enerji Fonu Bedeli” adı altında tahsilatlar yaptığını tespit ettiğini, faturalarda tüketicilerce kullanılan ¸
aktif enerji bedeli dışında bir hizmet bedeli karşılığı olmadığını, bu bedellerin dürüst abolenere yansıtılması hakkaniyete aykırı olduğunu, bu nedenlerle davalı yan tarafından davacı müvekkili firmadan aboneliği süresince aktif enerji bedeli dışında kalmakla beraber haksız ve hukuka aykırı olarak tahsil edilmiş olan; Kayıp Kaçak Bedeli, Dağıtım Bedeli, İletim Bedeli, Parakende Hizmet Bedeli, Sayaç Okuma Bedeli ve Enerji Fonu Bedeli adı altında yaptığı kesintilere ilişkin şimdilik 5.000,00-TL fazlaya ilişkin tüm talep ve dava haklarının saklı kalması suretiyle ve uzman bilirkişi tarafından hesaplandığında fazla çıkması halinde artırılmak üzere dava tarihinden itibaren işlemiş avans faizleri ile birlikte davalı Yan’dan tahsili ile dava müvekkiline verilmesini, yargılama giderlerinin davalı Yan’a tahmiline dair karar ittihazını talep ile dava açtığı görüldü.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava taraf 24.04.2009 tarihinde “…” adresinde bulunan iş yeri için elektrik aboneliği sözleşmesi imzalandığını, elektrik kullanımına konu mala ticarethane olduğunu, davacının abonesi bulunduğu … nolu tesisata ait KHL marka… seri numaralı sayaç üzerinden elektrik kullandığını, davacı dava dilekçesinde kendisinden alınan kayıp-kaçak, dağıtım bedeli, iletim bedeli, perakende hizmet bedeli, sayaç okuma bedeli ve enerji fonu bedellerinin haksız olarak alındığını ve söz konusu bedellerin iadesini iddia ve talep ettiğini, işbu davanın muhatabı Satış Lisans Sahibi müvekkil …değil Dağıtım Lisans Sahibi şirket olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 04/06/2016 kabul 17/06/2016 resmi gazete yayım tarihli kanun değişikliği gereği davanın usulden reddini, davanın belirsiz alacak davası açılması şartlarınnı taşımdığından usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte olması halinde müvekkili kurumun iş bu huzurdaki davaya konu alacaklarda yetki ve sorumluluğu dahilinde olmadığını, bu sebeple davannı husumet yokluğu nedeniyle reddini, perakende hizmet sunan şirketlerin EPDK mevzuat ve tarifelerini uygulayıp uygulamama yönünde tercih hakkı bulunmadığından, müvekkili kurum mevcut mevzuat ve tarifelere uygun işlem yapıyor diye cezalandırılamayacağından esasen EPDK mevzuat ve tarifelerinin hukuka uygun olmadığı iddia edildiğinden ihtilaf abonelik sözleşmesi kaynaklı olmayıp EPDK’nın düzenleyici işlemlerine ilişkin olduğundan ve davanın idari yargı yolu içerisinde görülmesi gerektiğinden yargı yolu itirazımız nedeniyle davanın reddini, hak düşürücü ve zamanaşımı yönünden davanın usulden reddini, davacının açmış olduğu haksız davanın ve kayıp-kaçak bedeli ve sair adlar altında alınan bedellerin dava tarihinden işlemiş avans faizi ile birlikte iadesine ilişkin istemin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava genel tabirle elektrik aboneliği dolayısıyla davalı tarafından faturalara tahakkuk edilip davacıdan tahsil edilen kayıp kaçak vb. adlar altında tahsil edilen bedellerin tahsilinin haksız olduğu iddiasıyla, bu bedellerin iadesi talepli olarak açılmış olan alacak davasıdır.
6719 sayılı Kanunun yürürlük tarihi 17.06.2016 tarihi gözetildiğinde yasanın uzun zamandır yürürlükte olduğu, bunun yanı sıra, İstanbul… Asliye Ticaret Mahkemesinin, 14.3.2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’na, 4.6.2016 tarihli ve 6719 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle eklenen geçici 20. maddenin (1) numaralı fıkrasının iptaline karar verilmesi için 24.06.2016 tarihli iptal talebinin, Anayasa Mahkemesinin… E. sayılı dosya üzerinde kaydı yapılsa da,bugüne kadar başvuru ile ilgili esastan karar verilmediği anlaşılmıştır. Halbuki, Anayasa Mahkemesi, işin kendisine noksansız olarak gelişinden başlamak üzere beş ay içinde kararını vermeli ve açıklamalıdır.( Anayasa m. 152,III; An. Mah. m. 28,IV c,2). Anayasa Mahkemesi,bu süre içinde kararını veremezse, Anayasa Mahkemesine başvurmuş ve onun kararını beklemekte olan mahkeme, beklemeye son vererek, davayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandırır .Aynı konuda mevcut bir başvuru varken bu dava dosyası içinde ayrıca iptal başvurusu yapmanın dosyaya bir katkısı olmayacağı gibi, açıklanan gerekçelerle, Anayasa Mahkemesi kararı beklenilmeden, mevcut yasal düzenlemelere göre değerlendirme yapılmıştır.
İncelenen dosyada 30/03/2013 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6446 sayılı elektrik piyasası kanununda 6719 sayılı kanun ile yapılan değişiklikler kapsamında, 6719 sayılı kanunun 15. Maddesi ile 6446 sayılı kanunun tanımlar ve kısaltmalar başlıklı 3. Maddesinin 1. Fıkrası (şş) bendi eklenmiş ve anılan bu bentte teknik ve teknik olmayan kayıp dağıtım sistemine giren enerji ile dağıtım sisteminde tüketicilere tahakkuk ettirilen enerji miktarı arasındaki farkı oluşturan ve maliyeti etkileyen teknik kayıp ve-veya kaçak kullanım gibi sebeplerden kaynaklanan ve teknik sebebe dayanmayan kaybı ifade edeceği hüküm altına alınmıştır.
Yine 6446 sayılı kanunun 17. Maddesinde değişiklik yapan 6719 kanunun 21. Madddesi ile 17. Maddenin 4. Fıkrasında ilgili faaliyete ilişkin tüm maliyet ve hizmet bedellerini içeren kurul onaylı tarifelerin hüküm ve şartları, bu tarifelere tabi olan tüm gerçek ve tüzel kişileri bağlar hükmüne yer vermiş olup, 17. Maddeye eklenen 10. Fıkra hükmünde ise kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi bu bedellerin kurum düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır düzenlemesini getirmiştir.
6719 sayılı kanun ile 6446 sayılı kanuna eklenen geçiçi 20. Madde de kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş, dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi dava ve başvurular hakkında 17. Madde hükmünün uygulanacağı belirlenmiştir.
6446 sayılı kanunda yapılan ve 6719 sayılı kanun değişikliği ile kurul tarafından belirlenen esaslara göre hazırlanan, kurul tarafından onaylanan tarifelere uygun şekilde tahakkuk ettirilen faturalarda yer alan kayıp kaçak, perakende satış hizmeti maliyeti vs. Gibi kanunda sayılan kalemler bakımından 17. Maddeye eklenen 10. Fıkra hükmü mahkemece yapılacak incelemenin kurumu düzenleyici işlemlerine uygunluk ile sınırlı olduğunu ifade etmiş ve eklenen geçiçi 20. Madde de bu hükmün mevcut davalara da uygulanacağı belirlenmiştir.
Davada tahakkuk ettirilen dava konusu edilen bedellerin kurum düzenleyici işlemlerine aykırı olduğu ileri sürülmediği gibi bu alacak kalemlerine tahsil edilmesinin hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir, mahkemenin taleple bağlılık ilkesi gereği, davacının uygunluk oranlarına itirazı söz konusu olmadığından mahkememizce bu husus değerlendirme dışı tutulmuştur.
Davada; tahakkuk ettirilen ve dava konusu edilen bedellerin Kurum düzenleyici işlemlerine aykırı olduğu ileri sürülmemiş, bu alacak kalemlerinin tahsil edilmesinin hukuka aykırı olduğu iddia edilmiş olmakla, Kurum düzenleyici işlemlerine aykırılık bulunduğu yönünde bir iddia mevcut olmadığından, 6446 sayılı Kanunun 6719 sayılı Kanunla değişik 17.maddesi 10 fıkra hükmü ve Geçici 20. maddesi doğrultusunda davanın reddi gerektiği kanaatine varılmıştır. Öte yandan, 6719 sayılı yasa dava tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olup, dava tarihindeki mevcut mevzuat hükümleri ile gerek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından verilen kararlar ve gerekse Yargıtay … H.D. tarafından verilen kararlarda kayıp-kaçak bedelinin istenmesi mümkün olduğundan, davanın açıldığı tarih itibarıyla haklılık durumu ve davadan sonra yapılan ve yürürlüğe giren kanun değişikliği karşısında, davacı tarafın yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiği kanaatine varılarak bu yönde aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. Aynı şekilde 6719 sayılı kanunla yapılan değişiklik sonrası dava tarihindeki hükümler ve Yargıtay uygulaması dikkate alınarak davacının dava açılmasına zorlandığı kanaatine varıldığından vekalet ücreti yönünden de davalı vekili hakkında karar verilmemiş, dava tarihi itibari ile haklı olan davacı lehine vekalet ücreti takdir olunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 35,90 TL harcın peşin yatırılan 85,39 TL harçtan mahsubu ile fazla alınmış olan 49,49 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacının yaptığı peşin harç gideri 35,90 TL, tebligat ve posta gideri 40,10 TL olmak üzere toplam 76,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-6719 sayılı kanunla yapılan değişiklik sonrası dava tarihindeki hükümler ve Yargıtay uygulaması dikkate alınarak davacının dava açılmasına zorlandığı kanaatine varıldığından davalı lehine vekalet ücreti hususunda karar verilmesine yer olmadığına,
5- Yukarıda açıklanan gerekçelerle, davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-HMK.120 maddesi gereğince; taraflarınca yatırılan gider avansı ile varsa delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yanlara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek veya başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf’a kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Katip …
¸e-imzalıdır
Hakim …
¸e-imzalıdır