Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/27 E. 2023/704 K. 27.09.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/27 Esas
KARAR NO : 2023/704

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 11/01/2023
KARAR TARİHİ : 27/09/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 11/01/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; 04/03/2018 tarihinde … sevk ve idaresindeki … plaka sayılı aracın seyir halinde iken sürücü … sevk ve idaresindeki … plaka sayılı araç ile çarpışma neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeni ile müvekkilinin yaralandığını, taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğunu, … plaka sayılı araç sürücüsünün 2918 sayılı K.T.K’nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında … plaka sayılı aracın … Hesabı’nın sorumluluğunda olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin söz konusu trafik kazası nedeniyle Kahramanmaraş … Üniversitesi Hastanesinden 13/08/2021 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %10 malul kaldığını, müvekkilinin mağdur edilmeye devam edildiğini, açıklanan bu nedenlerle; davasının belirsiz alacak davası olarak kabulü ile maluliyet oranı dahil olmak üzere fazla hakları saklı kalmak kaydıyla 6.000,00 TL sürekli iş görememezlik, 1.000,00 TL Geçici iş Göremezlik, 500,00 TL bakıcı gideri, 500,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 8.000,00 TL kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 01/02/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın kesin hüküm sebebiyle reddi gerektiğini, davacı tarafından davadan önce aynı uyuşmazlık hakkında Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvurunun sigortasız aracın kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiğini, o halde Sigorta Tahkim Komisyonu hakem heyeti kararının huzurdaki dava bakımından kesin hüküm teşkil etmesi nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, davadaki taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının davadan önceki başcuruda kazaya sigortasız aracın kusuru ile neden olduğunu ispatlamış olması zorunlu olduğunu, soruşturma aşamasında davacı ve şikayetçi olunmadığını, bu nedenle tazminat talep hakkı bulunmadığını, davacının iddia ettiği kalıcı maluliyet oranının tespiti için sağlık kurulu raporu alınması gerektiğini, geçici iş görememezlik zararından müvekkili olduğu kurumun sorumlu olmadığını, bakıcı giderleri, tedavi giderlerinden müvekkil kurumun sorumluluğu bulunmadığını, açıklanan nedenlerle; davanın öncelikle kesin hüküm nedeniyle ve başvuru şartlarının oluşmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddini, aksi kanaat halinde ise cevap dilekçelerin diğer nedenlerle ve ispatlanamayan davanın esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: SGK yazı cevabı, davacı tarafın hastane raporu, Sigorta Tahkim Komisyonunun 06/12/20021 tarih ve … sayılı başvuru dosyası, … CBS …soruşturma sayılı dosyası, Arabuluculuk Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı ve tedavi giderlerinin tazmini davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04/03/2018 tarihinde 04/03/2018 tarihinde dava dışı … sevk ve idaresindeki … plaka sayılı araç ile sürücü … sevk ve idaresindeki …plaka sayılı araç ile çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiği, bu kaza nedeniyle davacının yaralanıp malul olduğunu, kazaya sebep olan aracın poliçesine ulaşılamadığı, bu kapsamda davalı kuruma başvuru yapıldığı ancak ödeme yapılmadığı ve bu kapsamda geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin tazminini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Davacı vekilinin trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle sürekli işgöremezlik tazminatı davasını, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesine olanak bulunmadığından HMK’nin 107’nci maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde açması, dava değerini ise yalnızca ödenecek harcın belirlenmesi bakımından belirtildiği görülmekle, davanın HMK madde 107 kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/12.maddesinde; “Beş bin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. Beşbin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları bu madde uyarınca süresinde itiraz başvurusunda bulunulmaması hâlinde kesinleşir.Bu uyuşmazlıklar hakkında bu madde uyarınca yapılan itiraz üzerine verilen karar kesindir. Kırk bin Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen kararlar için temyize gidilebilir. ” düzenlemesi yer almaktadır.
Aynı Kanununun 30. maddesinin 23. fıkrasında, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı belirtilmiş, karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK’nın tahkim usulüne ilişkin tebligatı düzenleyen 438. maddesinde de, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça tebligatın 11/02/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacağı düzenlenmiştir. Bu itibarla hakem kararı kendisine verilen mahkeme, hakem kararının kendisine verildiğini ve kararın neden ibaret olduğunu iki tarafa da yazılı olarak tebliğ etmelidir. Her iki taraf hakkında da temyiz süresi ancak bu tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/8205 E. 2020/6039 K. Sayılı kararı).
Dava şartlarını düzenleyen 6100 sayılı HMK’nın 114/1. maddesinin (ı) bendinde; “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması” şeklinde ifade edilen derdestlik dava şartlarındandır. Buna göre önceden açılmış bir dava devam etmekte iken aynı konuda yeniden dava açılamaz, buna rağmen açılırsa yeni dava usulden reddedilir. Derdestlikten söz edilebilmesi için, daha önce açılmış olan davanın tarafları ile konusunun ve dava sebebinin aynı olması gerekmektedir.
Dava dosyasında yer alan hasar dosyası ekinde yer alan kayıtlardan, eldeki davanın 11/01/2023 tarihinde açılmasından önce aynı kaza nedeniyle davacının davalıya karşı ilk olarak 06/12/2021 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurduğu, bedensel zararı nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000,00 TL tazminat talep ettiği, Uyuşmazlık Hakeminin … tarih … sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verilmiş, başvuru sahibi vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 09/07/2022 tarih ve 2022/İHK-34616 sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği ve başvuru sahibinin itirazının reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
Eldeki dava ile Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin … tarih ve … karar sayılı kararına konu başvurunun, işbu davanın tarafları ile konusunun ve dava sebebinin aynı olduğu, Tahkim Heyeti tarafından verilen kararın dava tarihi itibariyle kesinleştiği anlaşılmaktadır. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 12/10/2022 tarih, 2021/5182 Esas ve 2022/6949 Karar sayılı ilamı). Anlatılan kapsamda eldeki davada başka bir dava şartı olan kesin hüküm söz konusu olduğundan HMK 114 ve 155. madde gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektici nedenlere göre;
1-Davanın HMK madde 114/1-i ve 115/2 gereği kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcının mahsubu ile bakiye 89,95 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE irad kaydına,
3-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan miktar üzerinden hesaplanan 8.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13 ve 14. Maddeleri ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE irad kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/09/2023

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır