Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/320 E. 2023/654 K. 13.09.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/320 Esas
KARAR NO : 2023/654

DAVA : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle)
DAVA TARİHİ : 22/06/2015
KARAR TARİHİ : 13/09/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin içerisinde yolcu konumunda bulunduğu … yönetimindeki … plakalı traktörün direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesi neticesinde meydana gelen kazada müvekkilinin yaralanarak sakat kaldığını, kazaya karışan traktörün kaza tarihinde zmms poliçesinin bulunmadığını, bu sebeple muhatabın davalı olduğunu, davalı … Hesabına başvuruda bulunulduğunu, davalı tarafından müvekkiline 25/02/2015 tarihinde 13.976,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, ancak müvekkilinin gerçek zararını karşılamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ilk aşamada sürekli / kalıcı maluliyet için 100,00 TL ve geçici iş göremezlik tazminatı için 100,00 TL’nin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine dair karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili 26/09/2019 tarihli dilekçesi ile, kalıcı maluliyet tazminatını 65.430,16 TL, geçici işgörmezlik tazminatını 13.515,82 TL olmak üzere toplamda 78.945,98 TL olarak ıslah etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça davadan önce müvekkili kuruma başvuruda bulunulduğunu, müvekkili … Hesabı nezdinde açılan 118811 sayılı hasar dosyalarına iletilen evrak çerçevesinde aktüeryal hesaplama yaptırıldığını, söz konusu hesap sonrası, davacıya 23.02.2015 tarihinde 13.976,00-TL, maddi tazminat ödendiğini, yapılan ödeme karşılığında müvekkili kurumun, davacı tarafından ibra edildiğini, davacı tarafa ödenen tazminatın ibraname mukabilinde ödendiğini, müvekkili kurumun başkaca bir sorumluluğunun bulunmadığını, davanın bu sebeple reddinin gerektiğini, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde kabul anlamına gelmemekle birlikte, kazaya sebebiyet veren … plakalı aracın, kaza tarihini kapsar şekilde, geçerli trafik poliçesi bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davaya konu kazaya karışan aracın sürücüsünün kusur oranının tespitinin yapılması gerektiğini, davacının daimi maluliyet durumunun tespiti adına Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden maluliyete ilişkin sağlık raporu alınması gerektiğini, davaya konu maluliyet tazminatının uzman bilirkişilerce hesaplanması gerektiğini, davacı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddi gerektiğini, hatır taşımasının varlığı halinde hesaplanacak tazminatta indirime gidilmesi gerektiğini, davacının müterafik kusurunun varlığı halinde, bu hususun da ayrıca indirim sebebi olduğunu, sosyal güvenlik kurumu tarafından davacıya ödenmiş veya ödenen rücuya tabi tazminat miktarının tespit edilerek müvekkili kurum tarafından ödenecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, … Hesabı’nın sorumluluğunun kaza tarihinde poliçedeki teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz talebinin haksız olup ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 2015/690 Esas – 2019/1052 Karar sayılı 25/11/2019 tarihli “…Dava ve talep arttırım dilekçelerine göre davanın kabulü ile, 65.430,16 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 13.515,82 TL geçici iş göremezlik tazminatı toplamı 78.945,98 TL maddi tazminatın 23/02/2015 ödeme tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,…” dair kararı, davalı vekilinini istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi’nin 2020/964 Esas – 2022/399 Karar sayılı 24/03/2022 tarihli kararı ile, “…Dava, trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 16/02/2013 tarihinde davacının yolcu konumunda bulunduğu … yönetimindeki … plakalı traktörün; sürücünün direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesi neticesinde meydana gelen kazada davacının yaralandığı, müteakip davacının; kaza tarihinde … plakalı traktörün ZMMS poliçesi bulunmadığından … Hesabından geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemi ile eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır. Görülmekte olan davada davalı vekili tarafından, meydana gelen olayda hatır taşımasının ve davacının müterafik kusurunun bulunduğu iddiasında bulunularak tazminatlardan bu sebeplerle indirim yapılması isteminde bulunulmuş, karar veren ilk derece mahkemesince “olayda hatır taşımasının bulunmadığı ve davacının somut bir kusurlu davranışı ileri sürülmediğinden davacının müterafik kusurunun bulunmadığı” kabul edilerek hüküm ittihaz olunmuş, hatır taşıması ile müterafik kusur iddialarına ilişkin; bir tartışma yapılmadığı gibi uygun bir gerekçede yazılmadığı ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesinden anlaşılmıştır. Oysa mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. (Anayasa m.141/3). İlke, adil yargılanma hakkı kapsamında ve kamu düzenine ilişkin bulunmaktadır. (Anayasa m. 36/1 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.6). Mahkeme kararlarının gerekçe bölümünde; sav ve savunmaların özeti, çekişmeli ve çekişmesiz noktalar ile ret ve üstün tutulma nedenleri; sabit görülen olgulardan çıkarılan sonuçlar ile hukuki nedenin gösterilmesi gerekir. (HMK m. 297/1-c). Bundan ayrı, HMK’nun 297/2 madde hükmüne göre; hakim, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar etmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakları açıkça bildirmesi gerekir. Gerekçe, mahkemenin benimsediği olgular ile hüküm bölümü arasındaki yasal bağ niteliğinde olup; taraflar nezdinde ve yasa yolu incelemesi bakımından denetim olanağı sağlamalı ve kararın kendi içerisinde herhangi bir çelişki içermemesi gerekmektedir. Yukarıda belirtilen Anayasal ve yasal hükümler kapsamında ilk derece mahkemesi kararının taraflar nezdinde ve yasa yolu incelemesi bakımından denetim olanağı taşımadığı açık olup, usulüne uygun bir kararın varlığından söz edilemez. Hal böyle olunca da açıklanan şekilde oluşan durum kamu düzenine ilişkin olup, istinaf edenlerin sıfatı ve istinaf nedenleriyle bağlı olmaksızın resen gözetilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK’nın 353/1-a/6.maddesi hükmü uyarınca diğer istinaf başvuru nedenleri incelenmeksizin kaldırılmasına…” ifadelerine yer verilerek kaldırılmıştır.
Davacı tarafından açılan dava, haksız fiil (trafik kazası) den kaynaklanan kalıcı ve geçici iş göremezlik tazminatlarına ilişkin maddi tazminat davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu aracın tek taraflı yaptığı kaza sonucu maluliyete uğrayıp uğramadığı, uğramış ise maluliyet oranının ne kadar olduğu, davalı … Hesabının davacıya ödemiş olduğu tazminatın yeterli olup olmadığı ve davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı hususlarındadır.
Deliller toplandıktan sonra Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılmış, İstanbul Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Kurulu tarafından maluliyete ilişkin düzenlenen raporda özetle; … oğlu, 15/12/1949 doğumlu …’in 16/02/2013 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanması nedeniyle, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak %39.2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin 16/02/2013 tarihinden itibaren on sekiz aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir.
Maluliyete ilişkin rapor aldırılmasının ardından dosyamız aktüeryal bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi … tarafından mahkememize hitaben düzenlemiş olan raporda özetle; PMF-1931 yaşam tablosunun kullanıldığı, 16.02.2013 tarihinde meydana gelen ve davalı … hesabının sorumluluğunda olan araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu kazada yolcu konumunda bulunan davacının yaralandığı, KTK uyarınca kazaya sebebiyet veren … plakalı araç sürücüsünün kusuru nispetinde davalı … Hesabının sorumluluğunun bulunduğu dikkate alınarak hesap yapıldığı, KTK m. 93 hükmü gereği kaza tarihinde cari 250.000, 00 TL limit ile gerçek zarardan sorumlu olduğu esası benimsenerek, teminatı aşan miktarlarda davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilemeyeceği, davacının kaza tarihinden 60 yaş üzeri ve emekli olduğunun anlaşıldığı, Yerleşik Yargıtay Kararları da dikkate alındığında, pasif dönemde herhangi bir işte çalışılmasa bile ekonomik bir değer taşıyan salt yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesi sebebiyle emsallerine göre fazla efor sarf edeceği ve bu durumun sigortalı bakımından zarar oluşturacağı açık olup bu sebeple pasif devre zararının da hesaplanması ve bu hesaplamanın fiili bir çalışmanın olmadığı gözetilerek asgari geçim indirimi nazara alınmaksızın belirlenecek asgari ücret esas alınarak yapıldığı, trafik sigortası yapılan ödemenin davacının zararının %28,63’lük kısmını karşıladığı, 34.833, 52 TL zarar kaldığı, 23/02/2015 tarihinde davalı … Hesabının 13.976 TL ödeme yaptığı, ödemenin güncellenerek zarardan ndirildiği, davalının sorumlu olduğu ve tazmin etmesi gerektiği bir meblağın varlığı tespit edildiği takdirde tazminat ödemesinin yapıldığı tarih olan 23.02.2015 tarihinden itibaren yasal faizi işletilmesi gerektiği, davacının talep edebileceği bakiye sürekli iş göremezlik zararının 65.430,16 TL, geçici iş göremezlik zararının 13.515,82 TL olduğu beyan edilmiştir.
Dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişli Maluliyet ve Aktüerya Raporları çerçevesinde,16/02/2013 tarihinde meydana gelen ve kaza tarihinde zmms poliçesi bulunmadığı için davalı … Hesabının sorumlu olduğu … plakalı araç şoförünün tek taraflı olarak sebebiyet verdiği trafik kazası nedeni ile davacının %39.2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybettiği ve iyileşme süresinin 16/02/2013 tarihinden itibaren on sekiz ay olduğu, trafik sigortası tarafından yapılan ödemenin davacının zararının %28,63’lük kısmını karşıladığı anlaşılmış, ülkemizin ekonomik koşulları ve asgari ücret miktarı dikkate alındığında yapılan ödemenin yeterli olmadığı anlaşılmış, davanın kabulü ile, 65.430,16 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 13.515,82 TL geçici iş göremezlik tazminatı toplamı 78.945,98 TL maddi tazminatın 23/02/2015 ödeme tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Hatır taşıması yönünden, davaya konu trafik kazasında yaralanan davacı …’in taşındığı traktörün işleteninin… olduğu, olay günü davacının da içlerinde olduğu birkaç kişinin tarlada ücret karşılığı çalıştırılmak üzere evlerinden alınarak sürücü … yönetiminde tarlaya götürülürken kazanın meydana geldiği olayda taşımanın işletenin çıkarına ve yararına oluğu anlaşıldığından hatır taşımasının bulunmadığı kabul edilmiştir.
Müterafik kusur yönünden, davacının ve traktörde bulunan diğer yolcuların tarım işçisi oldukları dikkate alındığında, davacının çalışacağı tarlaya götürüldüğü aracı seçme ve araçta bulunan kişi sayısını azaltma ya da güvenlik önlemi alma ya da sürücünün sürücü belgesi bulunmadığı bilgisine sahip olma imkanı bulunmadığı kanısı ile davacının müterafik kusurunun bulunmadığı kabul edilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
Dava ve talep arttırım dilekçelerine göre davanın kabulü ile, 65.430,16 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 13.515,82 TL geçici iş göremezlik tazminatı toplamı 78.945,98 TL maddi tazminatın 23/02/2015 ödeme tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davanın aracın sürücüsü … mirasçılarına ve aracın işleteni …’ye ihbarına,
Harçlar Kanununca alınması gerekli 5.392,79 TL ilam harcından peşin yatırılan 27,70 TL ile 269,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 5.096,09 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 9.034,06 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davacı tarafından yapılan 27,70 TL peşin harç, 27,70 TL başvuru harcı, 269,00 TL ıslah harcı, 687,00 TL İstanbul Adli Tıp Kurumu fatura ödemesi, 700,00 TL bilirkişi ücreti, 216,90 TL tebligat ve müzekkere giderlerinden oluşan toplam 1.928,30 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/09/2023

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır