Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/118 E. 2018/121 K. 13.02.2018 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2014/118 Esas
KARAR NO : 2018/121

DAVA : İtirazın İptali
BİRLEŞEN DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 08/04/2014
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 30/04/2015
KARAR TARİHİ : 13/02/2018

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; davalı borçlulardan … A.Ş.’ne ait … adresinde bulunan üç katlı binanın birinci katında 23/04/2012 tarihinde çıkan yangın neticesinde aynı bina içerisinde kiracı bulunan ve … A.Ş. Tarafından … nolu İşyerim Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı … Ltd. Şti.’ne ait emtiada meydana gelen hasara karşılık …. nolu hsar dosyası ve … nolu poliçe kapsamında sigortalıya …. tarihinde ödenen 19.564,88-TL sigorta tazminat bedelinin zarar sorumlusu bina maliki firma ile binayı sigortalayan sigorta şirketi ile yangında sorumluluğu bulunan kiracı firmalardan müştereken ve müteselsilen, rücuen tazmini için … 1. İcra Müdürlüğü’nün … esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, icra takibine karşı … Ltd. Şti., … A.Ş., … A.Ş., … A.Ş.’nin itiraz ettiğini ve itiraz sonucunda icra takibinin durduğundan bahisle davalılar adına kayıtlı bulunan menkul ve gayrimenkuller üzerine yargılama sonuna kadar kötü niyetli devirlerin önlenmesi amacı ile HMK 389 vd. maddeleri gereği ihtiyati tedbir konulmasına, fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydı ile haksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazın iptaline ve takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına, takip tarihi itibari ile ana rakam ve ticari faiz alacaklarının davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; meydana gelen yangın olayı ile müvekkili şirketin bir ilgisi olmadığını, müvekkilinin dava konusu olay sonucunda mağdur olduğunu, ilgili yangının meydana gelmesinde davalılardan … A.Ş.’nin kusursuz sorumluluğunun bulunduğundan bahisle müvekkili yönünden davanın öncelikle husumetten reddine, aksi halde esastan reddine, davacının icra inkar tazminat talebinin reddi ile müvekkili şirkete yapılan haksız takipten dolayı %20’den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … A.Ş. vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; davanın zamanaşımı yönünden reddine, görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğundan bahisle görev yönünden reddine, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine, müvekkili sigorta şirketi aleyhine davanın haksız ve hukuka aykırı açılmış olmasından dolayı reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … A.Ş. vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; zamanaşımı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğunu, davaya konu yangının elektriksel bir nedenden kaynaklanmadığını, binanın ortak alanlarında çıkmadığını ve binanın bakım ve gözetimine bağlı bir nedenden kaynaklanmadığını, müvekkilinin bina maliki olmasından kaynaklanan kusursuz sorumluluğunun yangına neden olan 3. şahısların ağır kusuruyla ve mücbir sebep teşkil eden aşırı rüzgarın etkisiyle kesildiğini, müvekkilinin sorumsuz olduğundan bahisle yangının kiralama ilişkisi ile zilyetliği 3. şahıslara devredilen bölgeden çıktığını ve yangının büyümesinde de hiçbir kusuru bulunmayan müvekkilinin binada her tür gerekli önlemi de almış olduğundan kusursuz olan müvekkili aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … A.Ş. vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; kira sözleşmesinden kaynaklı sorumluluktan doyı davalıların tümünün dava edildiği dikkate alınarak mahkemenin önce görev yönünden dosyayı ele alması gerektiğini, davacının talebinin hukuki ve maddi dayanaktan yoksun olduğunu beyan etmiş olup davanın HMK 4-1/A maddesi uyarınca görev yönünden reddine, İİK 67 maddesi gereğince süresinde açılmayan davanın süre yönünden reddine, haksız ve hukuki dayanağı olmayan davanın reddine, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
… 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin … E.K. Sayılı birleştirme kararı ile iş bu dava dosyası ile birleştirilen davada davacı … vekili tarafından davalı … aleyhine açılan davanın dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinin müvekkili hakkında … 1. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyasında yaptığı icra takibinde sigortalısına ödediği yangın sigortasına iliişkin tazminatı kendilerine rücu ettiğini, oysa davacının ilgili yerde sadece kiracı olarak bulunduğunu, yangının çıkışında herhangi bir kusurunun bulunmadığını bu nedenle zuhulen kesinleşen icra takibine konu tazminat isteminden kaynaklı olarak borçlu bulunmadıklarının tespitine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Birleşen davada davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; olayla ilgili ceza dosyasının derdest olduğunu, davalının da olaydan kaynaklı kusur ve sorumluluğunun bulunduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Somut olayda uyuşmazlık 6102 sayılı TTK’nun 1472 md. uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın haksız fiile sebebiyet veren davalıdan rücuen tahsili talebine ilişkindir. Yargıtay İçtihatı Birleştirme Genel Kurulunun 22/03/1994 tarih ve 37 E-9 K. R.G. 03/07/1944 sayılı kararında bu husus “Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir, bu nedenle halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz, bu dava aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir, sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı var ise aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.” şeklinde vurgulanmaktadır. Davacı sigorta şirketi olup davacının haklarına halef olduğu sigortalısı ile davalılardan … A.Ş. arasında kira ilişkisi bulunup uyuşmazlık kira ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Kira ilişkisinden kaynaklanan her türlü dava 6100 sayılı HMK’nun 4. maddesi uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesi’nin görevindedir. Dosyada mevcut Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin 2015/8620-10523 E.K. sayılı emsal ilamı da bu yöndedir. Öte yandan diğer davalılar aleyhine açılan dava ile davalı … A.Ş. aleyhine açılan davada HMK’nun 57. maddesinde düzenlenen ihtiyari dava arkadaşlığı olup, bu nedenle davalar arasında bağlantı vardır. HMK 114. maddesinde mahkemenin görevli olmasının dava şartı olarak gösterildiği, HMK 115. Maddesinde de dava şartlarının mevcut olmaması halinde davanın usulden reddi gerekeceğinin ifade edildiği, ayrıca görevin kamu düzenine ilişkin olup mahkemece re’sen dikkate alınması gerekmekte olup, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, HMK 114/1-c ve HMK 115/2 md. uyarınca davanın usulden reddine,
2-HMK 20/1 md. uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık hak düşürücü süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurularak talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine, aksi takdirde talep halinde mahkememizce ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
3-HMK 331/2 md. uyarınca yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti hususlarında görevli mahkemece karar verilmesine, mahkememizce ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti hususunda da karar verilmesine,
Dair; Davacı-birleşen davanın davalısı … A.Ş. vekilinin, davalı … vekilinin, davalı … vekilinin, davalı … A.Ş. vekilinin, birleşen davanın davacısı … vekilinin yüzüne karşı davalı .. Ltd. Şti. vekilinin yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
15/02/2018

Katip 187172
E-İmza

Hakim 37392
E-İmza