Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/353 E. 2021/564 K. 06.07.2021 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/353 Esas
KARAR NO : 2021/564 Karar
DAVA : Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/12/2018
KARAR TARİHİ : 06/07/2021

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılamalar neticesinde ;
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı 14.07.2017 tarihli 5 yıl süreli Bayilik Sözleşmesi ile Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) dağıtım şirketi olan davacının bayiliğini yaptığı, sözleşmeye göre sona erme tarihinin 14.07.2022 olduğu, taraflar arasındaki sözleşme devam ederken EPDK nezdindeki LPG-BAY/941-54/15399 sayılı LPG Otogaz Bayilik Lisansının 04.07.2018 tarih ve … sayılı kararı ile sonlandırıldığı, yapılan inceleme neticesinde davalının kendi talebiyle lisansının sonlandırıldığı, Sözleşmenin 2.maddesine göre davalının bayilik lisansım sonlandırmasının sözleşmeye aykırı olduğu, davalının sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmesinden dolayı Sözleşmenin 32.maddesine göre müspet zararın karşılanması gerektiği gibi yine Sözleşmenin 32.maddesirıe göre cezai şartı ödemekle yükümlü olduğu, Taraflar arasında imzalanan 07.07.2017 tarihli ek protokole göre bayilik sözleşmesinin sona ermesi halinde bayi, davacıdan aldığı Peştemaliye Bedelini kendi banka hesabına giriş tarihinden itibaren işletilecek reeskont faiz oranının iki katı faizi ile birlikte davacıya 7 gün içinde geri ödeyeceği, ayrıca sözleşme imzalanırken davalıya ariyeten teslim edilen emtialar olan 4 tabancalı LPG Dispanseri, … pompa, Elektrik Panosu (Modemli), … Pompa için Motorların iade edilmesi gerektiği, kar mahrumiyeti olarak bilirkişi tarafından hesaplandığında artırılmak üzere şimdilik 10.000 TL, cezai şart olarak bilirkişi tarafından hesaplandığında artırılmak üzere şimdilik 90.000 TL, davalıya ödenen Peştemaliye bedeline istinaden daha sonra artırılmak üzere şimdilik 50.000 TL, ariyet olarak teslim edilmiş emtianın davacıya iadesine, emtianın iadesinin mümkün olmaması halinde rayiç bedelinin davalıdan tahsiline olmak üzere şimdilik toplam 151.000 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, vekalet ücretinin davalıya yükletil meşine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı taraf davaya karşı cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Davadaki uyuşmazlık;Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin sözleşmeye aykırı şekilde davalı şirketçe sonlandırılıp sonlandırılmadığı, kar mahrumiyetinin oluşup oluşmadığı, cezai şart koşullarının oluşup oluşmadığı, var ise miktarının ne kadar olduğu, peştamaliye bedelinin olup olmadığı, iade şartlarının oluşup oluşmadığı, emtia iadesinin gerekip gerekmediği ve iadeye konu emtiaların hangilerinin olduğu hususlarında toplandığı görülmüştür.
Davalı şirketin bağlı bulunduğu … … Vergi dairesine müzekkere yazılarak davalı şirkete ait 2017-2018 dönemlerine ait yıllık gelir beyannameleri ile şirketin aktif pasif alacakları ve öz varlıklarını gösteren belge bilgilerin celp edilip dosya arasına alındığı görülmüştür.
Mahkememizden verilen ara karar gereği nihai rapor için bilirkişi incelemesine karar verilmiş olup bilirkişiler tarafından verilen 09/03/2020 tarihli kök raporda; Davalının açık bir irade beyanı ile sözleşmeyi sona erdirmemekle beraber, Otogaz Bayilikleri EPDK lisansı olmadan icra edilemeyecekleri için davalının lisansının iptal edildiği tarih olan 04.07.2018 tarihi itibarıyla bayilik edimini ifa edemeyecek hale gelerek temerrüde düştüğü ve fiilen sözleşmenin, davalı tarafından sona erdirildiği, davacının mahrum kaldığı kar sebebiyle makul süre olarak 3 ay karşılığı kar mahrumiyeti için yapılan hesaplama nazara alındığında 10.795,68 TL, sözleşme sonuna kadar yapılan hesaplama nazara alındığında ise 172.730,72 TL müspet zarara uğramakla beraber, taleple bağlı kalınarak, davalıdan 10.000 TL müspet zararını talep edebileceği, davacının sözleşmede düzenlenmesi sebebiyle 243,092,73 TL cezaî şart isteyebileceği, bununla beraber taleple bağlı kalınarak, davalıdan 90.000 TL cezai şart talep edebileceği, ilgili belgelerin tevsiki halinde davacının ödemiş olduğu 121.834,39 TL peştemaliye bedelinin kıstelyevm tatbiki neticesinde 98.137,20 TL sini davalıdan isteyebileceği, bununla beraber taleple bağlı kalınarak davalıdan 50,000 TL peştemaliye talep edebileceği, iadesi veya bedeli talep edilen emtianın davalıya teslim edildiğine dair vesika bulunması durumunda bu emtianın da öncelikli olarak iadesi/davacı tarafından teslim alınması, iade edilmesi /teslim alınması mümkün değilse, bedelinin davacıya ödenmesi gerektiği, ilgili emtianın değerinin tespiti için heyetimiz dışında bir rapor alınması gerekebileceği, sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişi kök raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup davacı vekili 26/03/2020 tarihinde bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi sunmuştur.
Mahkememizden verilen ara kararda davacı vekilinin kar mahrumiyeti ve peştemaliye bedeline ilişkin yaptığı itirazlar doğrultusunda mevcut bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Bilirkişi tarafından sunulan ek raporda özetle; Davacının bilirkişi raporuna itirazları, mahrum kalınan karın miktarı ve süresi ile pcştemaliye bedeli üzerinde toplandığı, miktar bakımından yoksun kalınan kâr hesaplamalarında kıyasen Türk Borçlar Kanununun 408.maddesinde gösterilen kesinti yönteminin uygulandığı, bu yöntemde sözleşme ifa ile bitse idi zarar görenin elde etmesi muhtemel bütün gelirlerden, yapması gereken bilcümle zorunlu harcama kalemleri ile sözleşme süresinden evvel feshedildiğinden süresinden evvel fesih sebebiyle sağladığı yani tasarruf ettiği haklar ve yine bu süre içerisinde başka işten sağlayacağı veya kasten sağlamaktan kaçındığı kazanç miktarları toplamı indirilerek bulunduğu, elde edilecek fark net kar kabul edilerek yoksun kalınan karın miktarı belirlendiği, bu bakımdan kök raporda, sözleşmenin cari olduğu bir yıl içerisinde elde edilen net kar 12 aya bölünerek, davacının aylık olarak 3,598,56 TL net kar elde ettiğinin hesaplandığı süre bakımından kar mahrumiyeti hesaplanırken zarar görenin ilgili bölgede aynı şartlarla yeni bir bayiyi ne kadar zamanda bulabileceğinin göz önüne alınarak makul sürenin tespit edildiği, dava konusu olay bakımından EPDK ve akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren dağıtım şirketlerinin genelinde tüm pazar faaliyetleri il bazında değerlendirildiğinden makul sürenin tespit edileceği bölge ya da mahal sınırının da, bayilik tesis edilen il olarak kabul edildiği, yine makul süreye tesir eden yeni bir bayi bulunma imkanı için de sektör tutum ve davranışları dikkate alındığı, bu sebeple kök raporda davacının dava konusu istasyonun bulunduğu “il’de” (… ve İLÇELERİ), herhangi bir Otogaz istasyon bayiliği anlaşması yapabilmek için, makul sürenin 3 (üç) ay olarak kabul edildiği, bu üç aylık makul süre nazara alınarak, davacının kar kaybı (3.598.56*3= 10.795,68) 10.795,68 TL olarak hesaplandığı, Peştemaliye Bedeli bakımından, taraflar arasındaki sözleşmeye göre 255.000 TL+K.D.V Peştemaliye Bedelinin belirlenip davalı tarafından da aynı bedel üzerinden davacıya fatura kesilmekle beraber, dosya içerisinde yer alan dekontta davalıya 121.834,39 TL ödendiği, ödemeye ilişkin başkaca belgeye rastlanılmadığından kök raporda kıstelyevm ile sözleşmenin dolmasına kalan 1.470 gün günlük bedel ile günlük peştemaliye bedeli çarpılarak, davacının 98.137.20 TL peştamaliye bedelini davalıdan talep edebileceğinin hesaplandığı, sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişi ek raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davacı vekili 20/10/2020 tarihinde bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi sunmuştur.
Mahkememizden verilen ara karar gereği davacı tarafın itirazları ve cezai şart alacağının davalının ekonomik yıkımına sebep olup olmayacağı hususlarında mevcut bilirkişiye tevdi ile ek rapor aldırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 2. Ek raporda özetle; “Davalı … Tic. Ltd. Şti.’nin eski unvanının … Ltd. Şti. olduğunu belirtir, … Ltd. Şti.’nin teslim ve tesellüm belgesini işbu dilekçemiz ekinde Sayın Mahkemeniz bilgilerinize sunarız.” Yazılı olduğu, yazı ekinde Teslim ve Tesellüm belgesinde 05.09.2013 tarih ve … Ltd. Şti. kaşe ve imzasının var olduğu, 09.03.2020 tarihli bilirkişi kök raporumuzda “İadesi veya bedeli talep edilen emtianın davalıya teslim edildiğine dair vesika bulunması durumunda bu emtianın da öncelikli olarak iadesi/davacı tarafından teslim alınması, iade edilmesi/teslim alınması mümkün değilse, bedelinin davacıya ödenmesi gerektiği, ilgili emtianın değerinin tespiti için heyetimiz dışında bir rapor alınması gerektiği” yazılı olduğu, dolayısıyla davacının talep ettiği emtiaların davalıya teslim edildiğinin ve iade alınmasının değerlendirilmesinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, 2016 yılından 2018 yılına Aktif büyüklüğün içindeki …’ ın giderek azaldığı ve kısa vadeli borçların giderek arttığı, Net Satışların 2016 yılına göre 2017 yılında % 5 arttığı ve 2018 yılında % 85 oranında azaldığı ve şirketin 2016 ve 2017 yıllarında karlı, şirketin son yıl olan 2018 yılında zararda olduğu, davada istenen cezai şartın davalının ekonomik olarak mahvına sebep olup olmayacağı değerlendirmesinin Sayın Mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Bilirkişi heyeti 2. ek raporunun taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görüldü. Davacı vekili 03/02/2021 tarihinde bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi sunmuştur.
Mahkememizin 02/03/2021 tarihli duruşma celsesinin 2 nolu ara kararı gereğince, davaya konu ayriyeten teslim edilen emtiaların iadesi mümkün olmazsa rayiç bedellerinin tahsiline ilişkin talepler yönüyle dosyanın (makine mühendisi lpg-akaryakıt alanında uzman) bilirkişiye tevdi edilerek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup dosya bilirkişilere tevdi edilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 16/04/2021 tarihli raporda özet olarak, davacının beyanına göre hesaplamalar neticesinde emtiaların toplam bedelinin 18.750,00 TL olarak hesaplandığı, dosya kapsamında yer alan belge değerlendirilerek yapılan hesaplama neticesinde emtialar bedelinin 10.500,00 TL olduğu tarafların diğer iddia ve taleplerinin sayın mahkeme takdirinde olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Bilirkişi heyeti raporunun taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görüldü. Davacı vekili 04/05//2021 tarihinde bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi sunmuştur.
Mahkememizce yapılan tüm yargılamalar neticesinde, taraf iddia ve savunmaları, takip dosyası, alınan bilirkişi ek ve kök raporları ve tüm dosya içeriğine göre; ticari defterlerin kanıt olması, bu defterlerin Ticaret Kanunu’nun öngördüğü şartlar içinde tacirin lehinde veya aleyhinde olarak kullanılması ve ticari bir uyuşmazlığında hükme esas teşkil etmesidir. Böylelikle ticari bir uyuşmazlıkta ticari defter kaydı, uyuşmazlığın çözümünde yazılı bir kanıt aracıdır. Tacirin tuttuğu bütün defterlerdeki kayıtların birbirine uygun olması, birbirini tutması ve doğrulaması şarttır. Ayrıca ticari defterlerin kanuna uygun olarak tutulmuş olması yanında tasdike tabi olan ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin de Ticaret Kanununda belirtilen sürelerde ve şekillerde yapılmış olması gerekmektedir. Aksi takdirde defterler, sahipleri lehine kanıt olma niteliklerini kaybederler. Bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacağın olduğunu iddia eden taraf yazılı belgeler ile ispat etmesi gereklidir. İspatın konusu, ispat yükünün kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğu HMK 187,190 ve 200. Maddeleri ayrıca HMK Madde 222 de Ticari defterlerinin ibrazı ve delil olması açısından ilgili düzenlemeler mevcuttur. Somut uyuşmazlıkta davacı şirket defterleri usulüne uygun tutulmuş ve davalı şirket geçerli bir mazeret sunmaksızın ticari defterlerini ibrazdan kaçınmış ve davacı şirket ticari defterleri davalı şirket aleyhine delil olarak değerlendirilmiştir.
Kâr mahrumiyeti süresinin hesabında, öncelikle davacının dava konusu taşınmaz için yeni bir bayilik sözleşmesi yapıp yapmadığı ve yeni bir istasyon kurup kurmadığı tespit edilmeli, yeni bir bayilik ilişkisi kurulmamış ise kâr mahrumiyeti süresinin, fesihten sözleşmenin sonuna kadar olan bölüm için değil, davacının aynı bölgede benzer bir bayilik kurabilmesi için gerekli makûl süre belirlenerek ve brüt kâr değil net kâr dikkate alınarak hesaplanması gerekir(Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nin 11.04.2019 tarihli 2018/2661 E., 2019/2508 K. sayılı ve 15.12.2015 tarihli 2015/3689 E., 2015/16904 K. sayılı emsal kararları). Somut olayda, sektörel bilirkişinin de yer aldığı bilirkişi heyetince yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda mahrum kalınan kâr alacağına ilişkin olarak, üç aylık makul süre nazara alınarak mahrum kalınan kâr net kar dikkate alınarak hesaplanmıştır.
Cezai şart borçlunun, asıl borcunu ilerde, hiç veya gereği gibi ifa etmediği takdirde alacaklıya karşı ifa etmeyi önceden taahhüt ettiği edime denir. Bu nedenle cezai şart, asıl borca bağlı olarak ve ancak bu borcun ihlâli ile doğabilecek olan ferî bir edimdir. Borçlu cezai şart ödemeyi taahhüt etmişse, artık alacaklı herhangi bir zarara uğradığını iddia etmek veya zararının şümulünü ispat etmek zorunda kalmadan, tazminat elde etme imkânını bulacaktır. Zira cezai şart borcun ihlâli hâlinde verilmesi gereken, önceden kararlaştırılmış kesin miktarlı (maktu) bir tazminattır. Cezai şartın kararlaştırılabilmesi için asıl borcun mahiyeti önemli değildir; bir verme borcu kadar, yapma veya yapmama borçlarında da cezai şart kararlaştırılabilir (Tekinay, S.S./Akman, S./Burcuoğlu, H./Altop, A.; Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 1993, s. 341-343). Ayrıca cezai şartın esas itibariyle iki temel amacı bulunmaktadır. Bunlardan biri, borçluyu ifaya zorlamak ve böylece asıl borcun ifasını teminat altına almak; diğeri de, borcun ifa edilmemesinden doğacak zararı önceden ve götürü şekilde tespit etmektir. Bu iki temel amacı dışında, cezai şartın diğer bir amacı da, ifayı engelleyen cezai şartta (dönme cezasında) borçlunun cezai şartı ödemek suretiyle sözleşmeden kolayca dönmesini sağlamaktır (Kocaağa, K.: Türk Özel Hukukunda Cezai Şart (BK. m. 158-161), Ankara 2003, s. 40-42). Somut uyuşmazlıkta; davalı şirketin 2016 yılından 2018 yılına aktif büyüklüğü içindeki Öz Kaynak’ ın giderek azaldığı ve kısa vadeli borçların giderek arttığı, Net Satışların 2016 yılına göre 2017 yılında % 5 arttığı ve 2018 yılında % 85 oranında azaldığı ve şirketin 2016 ve 2017 yıllarında karlı, şirketin son yıl olan 2018 yılında zararda olduğu göz önüne alındığında davalının ekonomik mahvına sebebiyet vereceğinden takdiren %80 indirimle 48.618,55 TL davalının cezai şartı ödemesi gerekeceği sonucuna varılmıştır.
Peştemaliye Bedeli; sektör geneli uygulamalarda, taraflar arasında akdedilmiş 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi süresi boyunca, bayilik verenin (davacının) bayiye (davalıya) vermeyi taahhüt ettiği, satış geliştirme masraflarına ilişkin yatırım bedeli anlamına gelmektedir. İlgili belgelerin vürudu halinde, 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi karşılığı olarak, davacı tarafından ödenen Peştemaliye bedelinin, taraflar arasındaki sözleşmenin son bulması sonrası, kullanılmayan süreye karşılık gelen bedelin, kıstelyevm usulü hesap edilerek davacı tarafından talep edilebileceği kanaatine varılmıştır. Bütün bu değerlendirmeler ışığında, dava dilekçesinde peştemaliye bedeli için şimdilik kaydıyla, sadece 50.000 TL talepte bulunmak ve herhangi bir faiz talebine de rastlanılmadığından ayrıca bir faiz hesabı yapılmamakla beraber bilirkişi raporunda denetime elverişli şekilde hesaplanan peştemaliye bedeli olarak 98.137,20 TL’ yi davacının talep edebileceği kanaatine varılmıştır.
Somut olayda, … Tic. Ltd. Şti. İle … A.Ş. arasında 14/07/2017 tarihli ” LPG ile Çalışan Karayolu taşıtları için ikmal istasyonu bayiliği sözleşmesi” imzalandığı, davalının EPDK bayilik lisansını iptal etmesi sonucu dava dilekçesindeki taleplerle bağlı kalınarak 10.000 TL Kar mahrumiyeti alacağının davalıdan alınarak dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile beraber davacıya verilmesine, cezai şart alacağı yönüyle davalının ekonomik mahvına sebebiyet vereceğinden takdiren %80 indirimle 48.618,55 TL ‘nin davalıdan alınarak dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile beraber davacıya verilmesine, Peştemaliye alacağı yönüyle 50.000 TL’nin davalıdan alınarak dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile beraber davacıya verilmesine, Ayriyeten teslim edilen mallardan sadece bilirkişi raporuyla tespit edilen; A Tipi … Metreli 4 tabancalı (tabanca ve hortumlar dahil) 2A Müh. Markalı 1 adet; elektrik kumanda panosu (modem markalı atem markalı) emtinanın AYNEN DAVACIYA İADESİNE , aynen iade mümkün olmazda İİK 24 uyarınca taleple bağlı kalınarak 1.000 TL rayiç bedelinin davalıdan alınarak dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile beraber davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen gerekçeler uyarınca;
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın taleple bağlı kalınarak KISMEN KABULÜ İLE;
Taleple bağlı kalınarak 10.000 TL Kar mahrumiyeti alacağının davalıdan alınarak dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile beraber davacıya verilmesine,
Cezai şart alacağı yönüyle davalının ekonomik mahvına sebebiyet vereceğinden takdiren %80 indirimle 48.618,55 TL ‘nin davalıdan alınarak dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile beraber davacıya verilmesine,
Taleple bağlı kalınarak Peştemaliye alacağı yönüyle 50.000 TL’nin davalıdan alınarak dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile beraber davacıya verilmesine,
Ayriyeten teslim edilen mallardan A Tipi … Metreli 4 tabancalı (tabanca ve hortumlar dahil) 2A Müh. Markalı 1 adet; elektrik kumanda panosu (modem markalı atem markalı) emtinanın AYNEN DAVACIYA İADESİNE , aynen iade mümkün olmazda İİK 24 uyarınca taleple bağlı kalınarak 1.000 TL rayiç bedelinin davalıdan alınarak dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile beraber davacıya verilmesine,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre hesaplanan 14.363,76-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Alınması gereken 7.488,00-TL harcın peşin alınan 2.578,71 -TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 4.909,20 -TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.578,71-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı vekili tarafından yapılan posta-tebligat gideri toplamı 154,20 -TL ile 4 adet bilirkişi ücreti 3.700,00.-TL, 35,90.-TL başvuru harcı, 5,20.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 3.895,30-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/07/2021

Katip …
¸e-imzalıdır

Hakim …
¸e-imzalıdır