Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/251 E. 2019/677 K. 09.07.2019 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2017/251 Esas
KARAR NO: 2019/677

DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 14/03/2017
KARAR TARİHİ: 09/07/2019

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı… adına kayıtlı diğer davalı … A.Ş’den ZMMS yapılan … plakalı araç kontrolsüz bir şekilde tali yoldan ana yola çıkarken ana yoldan gelen …’a ait,…A.Ş’den ZMMS yapılan … plakalı araca çarptığını, kazanın etkisi ile… plakalı aracın müvekkiline ait ve arka arkaya park halinde olan … ve … plakalı araçlara çarpıp büyük hasar verdiğini beyan ederek, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak üzere müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesi için davalılar tarafından kullanılan ve maliki olunan aracın sebep olduğu kaza neticesinde öncelikle KUSUR DURUMUNUN BELİRLENEREK müvekkilinin aracında oluşan şimdilik 5000,00’er TL değer kaybının(belirsiz alacaktır) ve 8.891,00 TL(belirli alacaktır) onarım bedelinin her dört davalıdan kusur sorumlulukları oranında müteselsilen alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı… A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; … plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde … numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 01/08/2016-2017 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zarar halinde araç başına azami sorumluluk limiti 31.000,00-TL olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında ve zarar nispetinde müvekkilinin sorumlu olduğunu, davacının değer kaybı ve diğer talepleri poliçe teminatı kapsamında kalmadığını, davacı vekilinin talep etmesi gereken faizin yasal faiz olduğunu beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı… A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle dava dilekçesinde talep edilen tutarın 18.891-TL olmasına rağmen, 13.891-TL üzerinden harç yatırıldığını, eksik harcın tamamlanması gerektiğini aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faizin istenebileceğini beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı…’a ve…’a dava dilekçesi ve ekleri usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen, davalıların cevap dilekçesi ibraz etmediği görüldü.

DELİLLER VE GEREKÇE :
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli ve değer kaybının davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizce araçların trafik tescil kayıtları, davalı sigorta şirketlerinin oluşturduğu hasar dosyası celp edilerek dosya arasına konulmuştur.
Mahkememizce davacıya ait araçlarda, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranlarının tespiti noktalarında bir sigorta, bir trafik kusur ve bir makine mühendisi bilirkişisinden bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir.
Alınan bilirkişi raporunda özetle; … plakalı aracın sürücüsü…’un Karayolları Trafik Kanununun 47/d, 57/b-s bendinde, 84/h maddelerini ihlal ederek davaya konu kazanın meydana gelmesinde %60 oranında kusurlu olduğu, … plakalı aracın sürücüsü…’ın Karayolları Trafik Kanununu 47/d, 52/a-b ve 84/1 madde hükümlerini ihlal ederek davaya konu kazanın meydana gelmesinde %40 oranında kusurlu olduğu, … ve … plakalı araçların sahibi mehmet…’in kazada kusurunun olmadığı, dosyadaki belgeler ile davacıya ait araçların değer kaybının hesaplanamayacağı, söz konusu kaza ile hasar durumunun uyumlu ve makul seviyede olduğu ifade edilmiştir.
Mahkememizce değer kaybının olup olmadığı hususunda aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş, alınan raporun incelenmesi sonucunda kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur durumunun kök rapordaki belirlemeler ile aynı olduğunu, … plaka sayılı aracın kazadan önceki 2.el kazasız piyasa rayiç değerinin 240.000,00TL olduğunun, söz konusu araçta hasar geçmişi, kullanılmışlık kat sayısı(km), hasar durumu vb. Etkenler baz alınarak değer kaybı hesaplaması yapılması gerektiğinin, bu kapsamda değer kaybı hesaplamasının yapılmasının mümkün olmadığının, dosya muhteviyatında sunulan 1.811,00TL bedelli faturanın hasar miktarına dahil edilmesi gerektiğinin, ifade edildiği görülmüştür.
Mahkememizce araç değer kaybı yönünden değerlendirme yapılması için aynı bilirkişi heyetinden 2.kez ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Alınan bilirkişi 2.ek raporunda özetle; dosya kapsamındaki belgelere göre değer kaybı hesaplamasının yapılmasının mümkün olmadığı ifade edilmiştir.
Mahkememizce araç değer kaybı yönünden değerlendirme yapılması için aynı bilirkişi heyetinden 3.kez ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Alınan raporda özetle; … plakalı, … motor nolu, … şase nolu, araçta 5.310,00TL hasar oluştuğu, söz konusu aracın kaza tarihinde 49.740KM de olduğu, söz konusu kaza ile hasar durumunun uyumlu olduğu, söz konusu kazalı aracın onarım süresinin 3 iş günü olacağı, dava konusu aracın kazadan önceki 2.el kazasız piyasa rayiç değerinin 240.000,00TL civarında olduğu, söz konusu aracın Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtlarına göre değer kaybını olumsuz etkileyecek geçmiş hasar kaydının bulunmadığı, … Müşteşarlığı’nın 14/05/2015 tarih ve … nolu Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren tebliği ve 26/04/2016 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Trafik Kanunu değer kaybı hesaplaması genel şartlar esaslarına göre değer kaybının 3.964,95TL olduğu, dava konusu aracın kazadan sonraki onarılmış 2.el kazalı piyasa değer kaybının 7.000,00TL olduğu ifade edilmiştir.
Alınan bilirkişi 3.ek raporunun devamına özetle; 2013 model vokswagen jetta marka, … motor nolu, … şase nolu araçta 1.770,00TL hasar oluştuğu, dosya muhteviyatında sunulan faturalarda sadece boya işçiliğine yönelik faturalar ibraz edildiği, söz konusu aracın 113.113KM de olduğu, söz konusu kaza ile hasar durumunun uyumlu olduğu, aracın onarım süresinin 5 iş günü süreceği, dava konusu aracın kazadan önceki 2.el kazasız piyasa rayiç değerinin 80.000,00TL olduğu, söz konusu aracın Sigorta Bilgi ve Gözetim kayıtlarına göre 3 adet hasar kaydının bulunduğu, ancak söz konusu hasarların değer kaybının hesaplanmasında olumsuz etkisinin bulunmadığı, … Müsteşarlığı’nın 14 Mayıs 2015 tarih 29355 no ile Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren tebliği ve 26/04/2016 tarihinde yürürlüğü giren Karayolları Trafik Kanunu Değer Kaybı Hesaplaması Genel Şartlar esaslarına göre hesaplanan değer kaybının 2.919,51TL olduğu, dava konusu aracın kazadan sonraki onarılmış 2.el kazalı piyasa rayiç değerinin yine 77.000,00TL olduğu, piyasa şartlarına göre oluşan değer kaybının 3.000,00TL olduğu ifade edilmiştir.
Davacı vekili 27/11/2018 havale tarihli dilekçesi ile her iki araç için toplam 5.000,00TL değer kaybının ve 8.891,00TL onarım bedelinin sigorta şirketine ihbar tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tüm davalılardan kusur oranlarına göre müteselsilen tahsili ile ıslah edilen tutar olan 3.442,22TL nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen ve yine davalıların kusur oranlarına göre tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… plakalı aracın … AŞ den… poliçe numarası ile 19/06/2016/2017 vadeli ZMS Trafik Sigortası ile sigortalı olduğu görülmüştür.
…plakalı aracın …AŞ den …poliçe numarası ile 01/08/2016/2017 vadeli ZMS Trafik Sigortası ile sigortalı olduğu görülmüştür.
Kaza her iki sigorta şirketinin poliçe vadelerinin süresi içerisinde 05/01/2017 tarihinde meydana gelmiştir.
Müteselsil sorumluluk, (zincirleme sorumluluk, birlikte sorumluluk) sorumluluk hukukunda önemli bir yeri bulunmaktadır. Müteselsil sorumluluk, aynı zararın oluşmasında rolü olan ancak zararın hangi kısmından sorumlu olduğu tespit edilemeyen birden fazla kimsenin, niteliği itibariyle bölünmeye elverişli başka bir deyişle çoğunlukla para ediminden oluşan tazminat ediminin tamamını ifa etmekle yükümlü olduğu, alacaklı zarar görenin de dilediği sorumludan edimin tamamını veya bir kısmını talep yetkisine sahip olduğu, sorumlulardan biri ödeme yaptığı oranda diğerlerinin de sorumluluktan kurtulduğu bir birlikte sorumluluk türüdür. Sorumlulukta müteselsillik ilkesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda yer verilmiştir. Müteselsil sorumluluk gerek zarardan sorumlu olanların zarar görene karşı sorumluluğunda gerekse zarardan sorumluların birbirlerine rücu ilişkisinde bazı ilkeler getirmiştir. İşte bu ilkeleri bir bütün olarak müteselsil sorumluluk ilkesi olarak kavramlaştırılmıştır.
Birden çok kişinin aynı zarara birlikte sebep olmalarından doğan zarar aynı sebebe dayanan zarardır. Müteselsil sorumluluğu doğuran “aynı sebep” veya “birlikte sebep” kusur olabileceği gibi sözleşme veya kanundan doğabilir.
Müteselsil sorumluluk zarar görene karşı zarardan sorumlu olanların sorumluluğunun kapsamı ve niteliği yönünden kendine has ilkeler getirmiştir. Normal şartlarda bir zarar birden fazla kişinin fiili ve sorumluluğu ile doğuyorsa o kişilerin sorumluluğu kendi fiillerine yada kusurlarına isabet eden zarar miktarından sorumlu olmalarıdır. Ancak haksız fiilden zarar görenin zararını en kısa, en kolay yoldan tazminini sağlamak amacı ile müteselsillik ile kendine has sorumluluk ilkeleri benimsenmiştir.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 88. maddesinde “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur” düzenlemesine yer verilmiş olup; motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; ayrıca, birden fazla kişinin zararı tazmin ile yükümlü olması durumunda, zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.
Yine 6098 sayılı TBK’nun 61. maddesinde “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır” demekle birden çok kişinin zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır.
Müteselsil sorumluluk, kanundan doğan bir sorumluluk türü olup müteselsil sorumluların birinden talepte bulunan hak sahibinin, tüm ilgililer bakımından müteselsil sorumluluğa dayandığını ifade etmesine de gerek yoktur. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, araçta yolcu olarak bulunan davacının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmamasına göre, zararın tamamını, isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir. ( YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2016/7214 E, 2019/2775K-2016/7805 E,2019/3209 K )
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları hem kaza tarihinden, hem de sigorta poliçelerinin düzenlendiği tarihten önce olarak 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
ZMSS Genel Şartlar A.5/1-a maddesine göre, “…Sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında değer kaybı, talep edilmesi halinde ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından tespit edilir. Değer kaybının tespiti bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre yapılır.”
Söz konusu hüküm dikkate alındığında, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının Genel şartlar ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerekmektedir.
Nitekim Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2018/1270 Esas ve 2018/1980 Karar sayılı ilamında; “mahkemece, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren trafik sigortası genel şartlarından sonra meydana gelen kaza sebebiyle, yine bu tarihten sonra düzenlenen poliçeye dayalı olarak değer kaybı talebinde bulunan davacının aracında oluşan değer kaybının belirlenmesi bakımından 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları hükümleri gözönünde bulundurulmak ve ayrıca davacının ilk olarak yaptığı tek taraflı kaza sebebiyle aracında meydana gelebilecek hasar da dikkate alınmak suretiyle hesap yapılması gerekirken, bundan zuhul ile farklı şekilde hesap yapan ve davacının ilk olarak yaptığı kaza ile ilgili değerlendirme içermeyen rapora dayalı olarak hüküm kurulması usule, yasaya, 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a maddesine aykırı olup, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü…” ifadelerine yer verilmiştir.
Dava konusu olayın dosya kapsamı itibariyle incelenmesi sonucunda davaya konu kazanın 05/01/2017 tarihinde gerçekleştiği, … plakalı araç sürücüsü…’un KTK 47/d, 57/b-5.bent ve 84/h maddelerini ihlal ettiği ve kazanın meydana gelmesinde %60 oranında kusurlu olduğu,… plakalı aracın sürücüsü …’ın KTK 47/d, 52/a, 81/d-e, 84/L madde hükümlerini ihlal ederek kazanın meydana gelmesinde %40 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araçlara yönelik dosya muhteviyatına sunulan 1.811,00TL bedelli faturanın ve 7.080,00TL bedelli faturanın araçlar için temin edilen malzemelere yönelik olduğuna, meydana gelen kaza ile uyumlu olduğuna karar verilmiştir.
Kaza tarihinin ve davalılara ait araçlara ilişkin olarak düzenlenen ZMMS poliçelerinin tanzim tarihinin, 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren trafik sigorta şartlarından sonra meydana geldiği gözetilerek, dava konusu araçlarda meydana gelen değer kaybının genel şartlar hükümleri gözönünde bulundurularak hesaplamasına mahkememizce karar verilmiştir….plakalı, … model … markalı araçta kaza kaynaklı ana parçalarda düzeltme işlemi yapıldığı ve aracın km gözönünde bulundurularak bu araçta 3.964,95TL değer kaybı meydana geldiği, … plakalı … model,… marka araçta arka çamurlukta düzeltme, bazı kaporta aksamında düzeltme, bazısında değişme ve bir kısmında boya işlemi yapıldığı ve aracın km’si göz önünde bulundurularak, bu araçta oluşan değer kaybının 2.919,55TL olduğuna karar verilmiştir.
Davalı sigorta şirketlerinden … A.Ş.’nin faizden sorumluğunun 2918 sayılı KTK’nın 98/1 ve 99/1 maddeleri ile ilgili poliçe genel şartları uyarınca “rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonrasında” başlayacağı düzenlenmiş olduğu, davalı sigorta şirketine 02/02/2017 tarihinde başvurunun yapılmış olması neticesinde 8 iş günü ilavesi ile 15/02/2017 tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmiş ve bu tarihten itibaren kabul edilen kısma davacının talebi doğrultusunda yasal faiz işletilmesine, davalı sigorta şirketlerinden… A.Ş.’nin faizden sorumluğunun 2918 sayılı KTK’nın 98/1 ve 99/1 maddeleri ile ilgili poliçe genel şartları uyarınca “rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonrasında” başlayacağı düzenlenmiş olduğu, davalı sigorta şirketine 01/02/2017 tarihinde başvurunun yapılmış olması neticesinde 8 iş günü ilavesi ile 14/02/2017 tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmiş ve bu tarihten itibaren kabul edilen kısma davacının talebi doğrultusunda yasal faiz işletilmesine, davalı … yönünden ise dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş, davalı… dava devam ederken vefat etmiş, davacı vekiline…’un mirasçılarını davaya dahil etmesi için süre verilmiş ise de davacı vekili …’un mirasçılarını davaya dahil etmemiş, bu nedenle bu davalı yönünden taraf teşkili sağlanmadığından davanın usulden reddine karar verilmiş olup; aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM :Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davacının davasının… yönünden usulden REDDİNE
2-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile
8.891,00TL hasar bedeli, … plakalı araç yönünden 3.964,95TL değer kaybı, …plakalı araç için 2.919,55TL değer kaybı olmak üzere toplam 15.775,50TL nin davalı … AŞ yönünden 14/02/2018 davalı … AŞ yönünden 15/02/2018 tarihinden itibaren davalı … yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 1.077,62 TL- karar ilam harcından peşin alınan 237,23-TL ile ıslah harcı olarak alınan 60,00TL nin düşümü ile eksik kalan 780,39-TL bakiye ilam harcının davalılar …, … AŞ ve… AŞ’den müteselsil ve müşterek alınarak hazineye gelir kaydına,
4- Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 273,23 -TL davetiye posta gideri: 678,45- TL, bilirkişi ücreti: 1.800,00-TL, ıslah harcı: 60,00TL olmak üzere toplam: 2.811,68- TL yargılama giderinden kabul/red oranı (% 91 ) üzerinden hesaplanan 2.558,62- TL yargılama giderinin davalılar …, … AŞ ve … AŞ’den müteselsil ve müşterek alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT 13/2 maddesi uyarınca hesap ve takdir olunan 2.725,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı … AŞ ve …AŞ kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT 13/2 maddesi uyarınca hesap ve takdir olunan 1.557,72-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak … AŞ ve … AŞ’ne verilmesine,
7-Davalı… kendisi vekil ile temsil etmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı tarafça yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ve davalı vekillerinin yokluğunda kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır

TASHİH ŞERHİ

Hüküm kısmının 2.maddesinde sehven ” … AŞ yönünden 14/02/2018 davalı … AŞ yönünden 15/02/2018 tarihinden itibaren yazılmış ise de ” … AŞ yönünden 14/02/2017 davalı … AŞ yönünden 15/02/2017 tarihinden itibaren” olarak düzeltilerek tashihine karar verilmiştir.

Katip Hakim