Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/720 E. 2019/232 K. 21.03.2019 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/720
KARAR NO : 2019/232
DAVA : Tespit
DAVA TARİHİ : 03/08/2017
KARAR TARİHİ : 21/03/2019

Mahkememizde görülmekte olan tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26.07.2017 tarihinde davalı Şirketin 2015 ve 2016 yıllarına ilişkin genel kurul toplantısının yapıldığını, toplantıdan önce müvekkili tarafından … Noterliğinin 20.02.2017 tarih ve … yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edilerek davalı şirkete ait bilanço ve gelir tablolarını içeren tüm finansal tabloları ile ticari defter ve kayıtlarının incelenmek üzere gönderilmesinin talep edildiğini, ancak talebin sürüncemede bırakıldığını, genel kurul kararı ile müvekkilinin talep ettiği bilgi alma ve inceleme hakkının gerekçe gösterilmeden reddedildiğini, ancak bu durumun kanunun amir hükmüne aykırı olduğunu, muris …’ın vefatından sonra davalı şirketin ne şekilde yönetildiğinin bilinmediğini, şirketin almış olduğu ilk sermaye artırım kararının …. Asliye Ticaret Mahkemesinin … E. sayılı dosyasında verilen karar ile iptal edildiğini, ancak müvekkilinin talebine rağmen kararın infazına yönelik herhangi bir işlem yapılmadığını, infaz durumunda sermaye artırımına konu taşınmazlar iade edileceğinden şirketin bütün ekonomik tablolarının değişeceğini, görevini layığı ile yerine getirmeyen yöneticiler tarafından yönetilen şirketin, muris …’ın vefatından sonraki finansal tablolarının ne durumda olduğunun bilinmediğini ve şirketin çok kısa bir süre içinde ciddi zararlar ile karşılaşacağını, bu nedenlerle muris …’ın vefat ettiği 2006 yılından sonraki dönemlere ilişkin olarak davalı şirketin tüm finansal tabloları ile ticari defter ve kayıtlarının taraflarına verilmesini veya söz konusu evrakların bilirkişi marifeti ile incelenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının doğru olmadığını, bilançoların kendisine sunulduğunu ve ayrıca dilekçelerinin ekinde de ibraz edildiğini, şirketin tüm ticari defterlerinin şirket merkezinde olduğunu ve kanunun öngördüğü şekilde her zaman incelenebileceği halde davacının inceleme yapmak üzere gelmediğini, davacının dava dilekçesi ve ihtarnamedeki taleplerinin Türk Ticaret Kanununun 437. maddesi kapsamı dışında olduğunu, madde hükmünün ticari defterlerin şirket merkezinde hazır bulundurulacağını düzenlediğini, bu koşulun müvekkili şirket tarafından yerine getirildiğini, davacının talep ettiği ticari defterlerin gönderilmesi isteminin 437. madde kapsamında dayanağının olmadığını, hukuken geçersizlik yanında fiilen de imkansızlığın soz konusu olduğunu, ticari defterlerin aslının gönderilmesi isteminin dayanaksızlığını açıklamaya gerek bile olmadığını, defterlerin kapsamı ve büyüklüğü nazara alındığında gönderilmesinin mümkün olmadığını, kanunun bunların yerinde incelemesi imkanını tanıdığını, talebin Medeni Kanunun 2. maddesi kapsamında iyi niyetli bir talep olmadığını, davacının önceki dönemlere ilişkin talepte bulunma hakkı bulunmadığını,ayrıca …. Asliye Ticaret Mahkemesinin … E. sayılı dosyasına ilişkin beyanlarının doğru olmadığını, anılan davada hükümsüzlük kararı verilmiş ise de; dosyaya ilişkin yargılamanın iadesi talebinde bulunulduğunu, infazının bundan sonra mümkün olacağını, ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Mahkememizce delillerin ibrazını müteakip celbi gereken deliller de celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce; dosya üzerinde gerektiğinde ilgili şirketin kayıtları da incelenerek dava dilekçesinde ileri sürülen bilgi alma ve inceleme hakkının ayrıntısına girilmemek suretiyle davacı tarafın TTK’nun 437 maddesi kapsamında bilgi alma ve inceleme hakkının yasal şartlarının bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkin olarak bilirkişi … marifetiyle inceleme icra edilerek konuya ilişkin 20/11/2018 tarihli rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişi anılı raporunda özetle;
”6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı” başlıklı 437. maddesi;
“(1)Finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi, genel kurulun toplantısından en az onbeş gün önce, şirketin merkez ve şubelerinde, pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulur. Bunlardan finansal tablolar ve konsolide tablolar bir yıl süre ile merkezde ve şubelerde pay sahiplerinin bilgi edinmelerine açık tutulur Her pay sahibi, gideri şirkete ait olmak üzere gelir tabiosuyla bilançonun bir suretini isteyebilir
(2)Pay sahibi genel kurulda, yönetim kurulundan, şirketin işleri; denetçilerden denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında bilgi isteyebilir Bilgi verme yükümü, 200. madde çerçevesinde şirketin bağlı şirketlerini de kapsar. Verilecek bilgiler, hesap verme ve dürüstlük ilkeleri bakımından özenli ve gerçeğe uygun olmalıdır. Pay sahiplerinden herhangi birine bu sıfatı dolayısıyla genel kurul dışında bir konuda bilgi verilmişse, diğer bir pay sahibinin istemde bulunması üzerine, aynı bilgi, gündemle ilgili olmasa da aynı kapsam ve ayrıntıda verilir. Bu hâlde yönetim kurulu bu maddenin üçüncü fıkrasına dayanamaz.
(3)Bilgi verilmesi, sadece, istenilen bilgi verildiği takdirde şirket sırlarının açıklanacağı veya korunması gereken diğer şirket menfaatlerinin tehlikeye girebileceği gerekçesi ile reddedilebilir
(4)Şirketin ticari defterleriyle yazışmalarının, pay sahibinin sorusunu ilgilendiren kısımlarının incelenebilmesi için, genel kurulun açık izni veya yönetim kurulunun bu hususta kararı gerekir. İzin alındığı takdirde inceleme bir uzman aracılığıyla da yapılabilir.
(5)Bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibi, reddi izleyen on gün içinde, diğer hâllerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesin’e başvurabilir. Başvuru basit yargılama usulüne göre incelenir. Mahkeme kararı, bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini de içerebilir. Mahkeme kararı kesindir.
(6)Bilgi alma ve inceleme hakkı, esas sözleşmeyle ve şirket organlarından birinin kararıyla kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz,” hükmünü taşımaktadır.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirkete ait bilanço ve gelir tablolarını içeren tüm finansal tablolar ile ticari defter ve kayıtların incelenmek üzere gönderilmesini talep etmiş, Genel Kurul kararı ile müvekkilinin talep ettiği bilgi alma ve inceleme hakkının gerekçe gösterilmeden reddedildiğini, ancak bu durumun kanunun amir hükmüne aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının doğru olmadığını, bilançoların kendisine sunulduğunu, şirketin tüm ticari defterlerinin şirket merkezinde olduğunu ve kanunun öngördüğü şekilde her zaman incelenebileceğini, davacının inceleme yapmak üzere hiç bir zaman gelmediğini savunmuştur.
Davalı Şirket, 22.04.2018 tarihindeki incelememde 2016 ve 2017 yılı yasal defterleri ile 2007 ila 2016 yılı dahil kurumlar vergisi beyannamesi eki bilanço ve gelir tablolarını incelememe ibraz etmiştir.
İncelemem sonucunda davalı … İnş. San. Tic. A. Ş.’nin, davacı …’in bilgi alma ve inceleme hakkının karşılanmasında sistematik bir engelleme yapmak amacı taşımadığı, engelleme yapmadığı ve davacının bilgi alma ve inceleme hakkını karşıladığı, bu nedenle davacı taleplerinin yasal şartlarının oluşmadığı anlaşılmıştır. Takdir sayın Mahkemenindir. ” şeklinde beyan ve mütalaada bulunmuştur.
Dava; Türk Ticaret Kanunu’nun 437. maddesi kapsamında bilgi edinme ve inceleme hakkı tanınması istemine ilişkindir.
Davanın 26.07.2017 tarihinde icra edilen davalı şirketin 2015 ve 2016 yılları Olağan Genel Kurul Toplantısını takip eden 10 günlük yasal süre içinde açıldığı görülmekle davanın esastan incelenmesine geçilmiştir.
Davacı yan; genel kurul toplantısı öncesinde şirket faaliyet raporlarının ve bilançolarının ortakların incelemesi için hazır bulundurulmadığı ve inceleme imkanını tanınmadığını iddia etmiş ise de; bu hususa ilişkin herhangi bir delil ibraz edemediği, dolayısıyla anılı iddiasını kanıtlayamadığı görülmüştür.
Davacı yan; her ne kadar genel kurulda inceleme ve bilgi edinme hakkı tanınması yönündeki talebinin gerekçe gösterilmeksizin reddedildiğini ileri sürmüş ise de; Genel Kurul Tutanağının yapılan tetkikinde davacı yanın TTK 438. maddesi kapsamında özel denetçi atanması talebinde bulunduğu, bu yöndeki talebinin reddedildiği, iddia edildiği gibi TTK 437. maddesi kapsamında bilgi alma ve inceleme hakkı tanınmasına yönelik talebinin bulunmadığı görülmüştür.
Huzurdaki dava, özel denetçi atanması talebine yönelik olmayıp bilgi alma ve uzman marifetiyle inceleme hakkı tanınmasına ilişkindir. Davacı yan; genel kurul öncesinde bu hakkın tanınmadığı, faaliyet raporu ve bilançoların incelemeye hazır bulundurulmadığını kanıtlayamadığı gibi TTK 437. maddesi gereğince dava ön şartı olan bilgi alma ve inceleme hakkı tanınmasının öncelikle genel kuruldan talep edilmesi şartını yerine getirmediği, davanın bu sebeple reddinin gerektiği, aksi düşünülse dahi davacı yanın; bilgi alma ve inceleme hakkının hangi hususlara ilişkin olduğunu somutlaştırmadığı, genel çerçevede şirketin tüm kayıt ve belgelerinin incelenmesi yönünde talep de bulunduğu, TTK 437. maddesinde düzenlenen azınlık haklarının korunmasına yönelik bilgi alma ve inceleme hakkının şirketin genel ekonomik faaliyetini ve ticari hayatını engelleyecek, şirkete zarar verecek ve çoğunluğun haklarını zedeleyecek şekilde kullanılamayacağı yine davacı yanın; şirketin tüm ticari defter ve belgelerinin kendilerine gönderilmesine yönelik taleplerinin yasal dayanağı olmadığı, mübrez raporda da mahkememizce benimsenen ” davacı yanın bilgi alma ve inceleme hakkının genel kurul öncesinde karşılandığı ve sistematik bir engellemenin söz konusu olmadığı” tespitine yer verildiği anlaşılmakla;
Mahkememizce icra edilen yargılama ve tekmil dosya kapsamından edinilen vicdani kanaat gereğince; davanın reddine dair aşağıdaki hükmün kurulması cihetine gidilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçeye göre,
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davalı, kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 2.725,00TL ücret-i vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 37,50 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, verildiği andan itibaren kesin olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/03/2019

Başkan …

Üye …

Üye …

Katip …