Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1019 E. 2019/158 K. 20.02.2019 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2014/1019 Esas
KARAR NO : 2019/158

DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 08/02/2013 (Kapatılan İst 51 ATM 2013/59 Esas)
KARAR TARİHİ : 20/02/2019

Mahkememizde görülen alacak davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili, müvekkil ile davalı şirket arasındaki mal alım satım ilişkisi çerçevesinde 24/12/2009 tarihli teklif mektubu kapsamında satılan mallar karşılığında davalı tarafından müvekkiline bir kısım senetler verildiğini, senetlere binaen takip başlatıldığını, ancak icra mahkemesince senetlerin protokole bağlanması nedeniyle takibin iptal edildiğini, müvekkilinin davalı şirkete 4 adet deniz motoru satıp teslim ettiğini, diğer davalının ise kefil olduğunu, protokol kapsamında bir kısım senet ve bedellerinin ödendiğini ancak dava konusu bedellerin ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla 70.200Euro’nun temerrüt tarihi 15/09/2010 tarihinden itibaren işleyecek aylık %3 akdi faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalılar vekili, müvekkillerinden …’a yapılan herhangi bir satış söz konusu olmadığını, davacı ile bu müvekkili arasında ilişki bulunmadığından davanın husumetten reddi gerektiğini, davacı tarafından sözleşme kapsamında teslim edilen motor ve şanzımanların orijinal ve sıfır olmadığını karasal motor olup boyanmak suretiyle tekne motoru görüntüsü verilerek satıldığını, dolayısıyla motor ve şanzımanların ayıplı mal olduğunu, teklif mektubunda belirtilen özellikleri taşımadığını, davacının … ACM … Esas sayılı dosyasından nitelikli dolandırıcılık suçu nedeniyle yargılandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava hukuksal niteliği itibariyle, tekne motoru satışı nedeniyle ödenmeyen bedelin tahsiline ilişkin alacak istemidir.
24/12/2009 tarihli teklif mektubu uyarınca … model, … motors … model 4’er adet motor ve şanzımanların satışının kararlaştırıldığı bu kapsamda dava konusu kambiyo senetlerinin tanzim edildiği, davalılardan …’unda protokolünde kefil sıfatıyla imza attığı, bu kişinin aynı zamanda davalı şirketin yetkili temsilcisi sıfatıyla da imza attığı, ayrıca bonolarda da şirket adına ve kendi adına imzalarının bulunduğu daha doğrusu …’un hem şirket adına keşideci hem de kendi adına avalist olarak imza attığı tarafların kabulündedir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık satılan malın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise gizli ya da ayıplı olup olmadığı, bu konuda tarafların üzerine düşen muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, davalıların teslim esnasında ayıpların varlığından haberdar olup olmadığı ya da ayıbın varlığını bilmesi beklenebilir olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
… Asliye Hukuk Mahkemesinin … talimat sayısı ile aldırılan 26/06/2018 tarihli teknik bilirkişi raporu uyarınca teslimi gerçekleştirilen motorların orjinal türde olmadığı, deniz suyu soğutma devrelerin sonradan monte edilerek marine motor olarak yapıldığı, … teknesinin motor etiketinde motor imalat yılının 2006 yılı olarak kaydedilmesinden ötürü motorların eskiliğinden dolayı kabul edilebilir olup olmadığının alıcının takdirinde olacağı yönünde rapor tanzim edilmiştir.
Arızaya ilişkin tutulan 29/05/2012 tarihli dış servis formu incelendiğinde, yapılan kontrollerde motorların faturaya edildiği şekilde yeni ve hiç kullanılmadığı, boyaların düzgün olduğu, motorların herhangi bir revizyon görmediği, fatura edildiği günden bu yana tersanaye ait kapalı alanda muhafaza edildiği, motorların montajının müşteri tarafından yaptırıldığı, iki sene kullanılmadığından termostatları ve yakıt daireleri sökülerek kontrol edileceği, makinalar denize indiğinde çalıştırılarak stardup işlemi tekne tamamen bittikten sonra müşterilerin kendilerine 3 gün önceden bildirilmesini istendiği, formda davalının imzasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Yani teslimden 3 sene sonra dış servis formları uyarınca kontrolleri yapılmış olup davalı tacir tarafından teslim alınmasına müteakiben gerekli muayene ve kontroller bizzat yapılmamıştır, buna dair herhangi bir delil tespiti ya da benzeri delil sunulmamıştır.
Kaldı ki … ACM’nin … esas sayılı dosyasında da davalı da dahil olmak üzere mağdurların ifadelerinde ilk aldıklarında motorların ikinci el oldukları yönünde şüphelendiklerine ilişkin beyanda bulundukları görülmekle birlikte ceza davasında da tespit edilen vakıalar uyarınca malzemelerin orijinal olmadıklarının anlaşıldığı, ikinci el olduklarının şüphelendikleri ancak buna dair gerekli muayene ve kontrollerin bizzat yapılmadığı, süresinde herhangi bir ayıp ihbarı yapılmadığı, iade reklamasyon faturası düzenlenmediği anlaşılmakla davalı savunmaları yersizdir. Zira gerek davalı gerekse de diğer adı geçen mağdurlar benzer şekilde tekne sektöründe faaliyet gösteren tacir olmaları sebebiyle 818 sayılı eBK 198 (6098 sayılı TBK 223), 6762 sayılı eTTK 25/3, (6102 sayılı yeni TTK 23/1-c) maddeleri uyarınca gerekli inceleme, muayene ve ihbar külfetlerinin hiç bir şeklide yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Ceza dosyasındaki beyanlardan anlaşılacağı üzere esasen davalı ayıba ilk anda vakıf olmuş olup söz konusu ayıp niteliği itibariyle açık ayıp niteliğindedir. Kaldı ki bir an için ayıbın gizli ayıp olduğu varsayımında bile 8 gün içerisinde inceleme yükümlülüğünü davalı taraf yerine getirmediği gibi herhangi bir tespit de yaptırmamıştır. Dolayısıyla artık bu davada ayıp iddiası dinlenemez.
… Ağır Ceza Mahkemesinin … esas sayılı dosyası mahkememizce beklenmesine karar verilmiş ise de mahkemesince hile ve nitelikli dolandırıcılık eylemleri nedeniyle beraat kararı verilmiş olup karar kesinleşmemiştir. Ancak gerek ceza dosyasındaki mağdur ve davalı ifadeleri gerekse de mahkememizce yaptırılan tespitler uyarınca tacir olan davalının ayıba ilk anda vakıf olduğu ancak ihbar ve muayene külfetini hiçbir şekilde yerine getirmediği anlaşıldığından beklenmesine lüzum görülmemiştir. Zira davalı taraf şüphelenmesine rağmen aradan geçen 3 yıla rağmen hareketsiz kalarak esasında malı zımnen de olsa kabul etmiş sayılacaktır. TTK’nın 18/2 maddesi uyarınca her tacir basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle mükelleftir. Buna ilişkin yükümlüklerini yerine getirmeyen tacir ise aleyhine olan sonuçlara katlanmakla mükelleftir.
Aradan geçen 3 yıldan sonra 29/05/2012 tarihli Servis formlarına davalı taraf imza atmış olup herhangi bir çekince ya da şerh de koymamıştır. Dolayısıyla, malların teslim edildiği olgusu ile bedel ve senetler her iki tarafın kabulünde olup davacının sözleşme kapsamında alacağa hak kazandığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile;
1-70.200-EURO alacağın vade tarihi 15/09/2010 tarihinden itibaren 3095 sayılı faiz kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek ve hesaplanacak faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Alınması gereken 11.520,37 TL harçtan peşin alınan 2.880,10 TL harcın mahsubu ile, bakiye 8.640,27 TL’nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 16.068,91 TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Bu dava kapsamında davacı tarafından sarfedilen, 4.082,00 TL posta ve bilirkişi masrafı, 2.880,10 TL harç gideri olmak üzere cem’an 6.962,10 TL’den ibaret yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, davalılar tarafından sarf edilen masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-HMK’nın 333. maddesi gereğince, mahkeme veznesine depo edilen gider avansından kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesi ile birlikte yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK’nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.20/02/2019

Katip …

Hakim …

*5070 Sayılı Kanun Gereğince Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*