Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/20 E. 2022/357 K. 06.04.2022 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/20 Esas
KARAR NO : 2022/357

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 08/01/2021
KARAR TARİHİ : 06/04/2022

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ;Davaya konu yapılan çalışma /kazı esnasında gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi nedeniyle Davalı Borçlu tarafından; 14.08.2019
tarihinde, Büyükçekmece – …mah – …sok. adresinde yapılan çalışma sırasında, Müvekkil şirket enerji dağıtım altyapısına 3.826,15 TL, 08.10.2019 tarihinde, Şişli – …mah – …sok. No: 63 adresinde yapılan çalışma sırasında, müvekkil şirket enerji dağıtım altyapısına 5.801,05 TL, 05.10.2019 tarihinde, Büyükçekmece – …Mah – …yolu sok. adresinde yapılan çalışma sırasında, müvekkil şirket enerji dağıtım altyapısına 7.028,86 TL,26.08.2019 tarihinde, Beylikdüzü – … mah – … Bulv. adresinde yapılan çalışma sırasında, müvekkil şirket enerji dağıtım altyapısına 27.331,57 TL,ve 31.08.2019 tarihinde, Beylikdüzü – … mah – … cad. adresinde yapılan çalışma sırasında ise et enerji dağıtım altyapısına 16.221,18 TL tutarında hasar verildiğini, söz konusu hasarların müvekkil şirketin yüklenici şirketi tarafından giderildiğini, anılan hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz de dahil olmak üzere, davalı borçlu aleyhine, toplam 62.737,67 TL’nin tahsili amacıyla, ilamsız takibe geçilerek borçluya ödeme emri gönderildiğini, ancak ödeme emrini tebellüğ eden borçlunun; takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz oranına ve ferilerine külliyen itirazla takibi durdurduğunu, borçlunun takibi durdurmuş ise de itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, davalı her ne kadar borcunun bulunmadığı nedeniyle borca itiraz etmiş ise de icra takibine konu alacağın davalının kusuru nedeniyle oluştuğunu, tüm bu nedenlerle davalı borçlu tarafından tarafından Istanbul … İcra Müdürlüğünün,…, …, 2020 / …, 2020 /… ve 2020 / …E sayılı dosyalara yapmış bulunduğu haksız ve yersiz itirazların iptali ile takiplerin devamına borçlu aleyhine hükmolunacak meblağların, %20 sinden az olmamak kaydıyla, icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zamanaşımı, hak düşürücü süre ve görev itirazında bulunduklarını, Istanbul … İcra Müdürlüğü – … sayılı takibe dayanak yapılan ve 14.08.2019 tarihinde, Büyükçekmece – … Mah – … sok. adresinde yapılan çalışmanın, müvekkil İdare yüklenicilerinden; …A.Ş. tarafından yapılı Istanbul … İcra – …E sayılı takibe dayanak yapılan ve 08.10.2019 tarihinde, Şişli -… Mah -… sok. No:.. adresinde yapılan çalışmanın, müvekkil İdare yüklenicilerinden; … A.Ş. & … A.Ş. İş Ortaklığı tarafından yapıldığını, Istanbul… İcra Müdürlüğü – …E sayılı takibe dayanak yapılan ve 05.10.2019 tarihinde, Büyükçekmece – … Mah – …sok. adresinde meydana geldiği iddia edilen hasara ilişkin olarak, müvekkil İdare veya yüklenicileri tarafından; anılan adreste her hangi bir çalışma yapılmadığı bilgisine ulaşıldığını, Istanbul … İcra Müdürlüğü – …E sayılı takibe dayanak yapılan ve 26.08.2019 tarihinde, Beylikdüzü – … mah – …bulv. adresinde meydana geldiği iddia edilen hasara ilişkin olarak, müvekkil İdare veya yüklenicileri tarafından, anılan adreste her hangi bir çalışma yapılmadığı hususunun halen araştırıldığını, Istanbul … İcra Müdürlüğü -…E sayılı takibe dayanak yapılan ve 31.08.2019 tarihinde, Beylikdüzü – Kavaklı mah – Olimpiyat Cad. adresinde meydana geldiği iddia edilen hasara ilişkin olarak, müvekkil İdare veya yüklenicileri tarafından; anılan adreste her hangi bir çalışma yapılmadığı bilgisine ulaşıldığını, müvekkil İdare ile firmalar arasında imzalanan sözleşme eki Yapım İşleri Genel Teknik Şartnamesi Mad.9 ve 6 gereği; işin devamı süresince meydana gelecek kazalar, bu kazaların sebep olacağı can ve mal kaybı ile 3. kişilere verilecek her türlü zararlardan, yüklenici firmaların doğrudan sorumlu olduğunu, müvekkil İdare yüklenicilerinden;… Tic. A.Ş. &… A.Ş. İş Ortaklığı tarafından davacının alt yapı tesislerinin, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği’ ne uygun döşenmediği, hasar gören kablolar üzerinde işaret bandı, dolgu kumu vb. uyarı işaretlerinin bulunmadığı gerekçesiyle, haksız – mesnetsiz ve tek taraflı hasar tutanaklarına itiraz edildiğini, BK – m.50 gereği; zarar görenin, zararını ve zarar vereninin kusurunu ispatla yükümlü olduğu, hal böyle iken davacı şirketin; dava konusu zarara müvekkil İdare personeli tarafından neden olunduğuna ilişkin her hangi bir bilgi – belge ve delil sunamadığını, ayrıca tazminat sorumluluğunun doğması için, tazminat talep edilenin, zarara neden olan olayda kusurunun bulunması ve tazminat talep edilen hasar ile fiili arasında illiyet bağı bulunması gerektiğini, müvekkil İdare’ nin, iddia olunan adreste hiçbir faaliyet bulunmaması nedeniyle, gerçekleştiği iddia edilen illiyet bağı ile müvekkil İdare’ nin fiilleri arasında illiyet bağının kurulmasının mümkün olmadığını, Yargıtay – 7. HD – 2010 / 3324K sayılı Kararı gereği “… kullanılan enerji miktarı, günün değişik saatlerinde farklı olduğundan, kesinti süresinin belirlenemeyeceği ve bu nedenle satılamayan enerji bedeline hükmedilemeyeceği … ” dolayısıyla, dağıtılamayan enerji bedeli talebinin, hukuka aykırı olduğunu, davacının, alt yapı tesislerinin; Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği’ne uygun şekilde döşenmemiş olduğunun anlaşılması nedeniyle, davacının kendi kusurunun da bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, müvekkil şirketin davacıya kesinleşmiş bir borcu bulunmadığı gibi, talep edilen alacağın ise yargılamaya muhtaç bulunduğunu, dolayısıyla olay tarihinden itibaren faiz talep edilmesinin mümkün olmadığını, gerek alacağın likit olmaması ve gerekse alacağı yargılama gerektirmesi nedeniyle, icra inkar tazminatı da talep edilemeyeceğini, tüm bu nedenlerle öncelikle usule İlişkin dava şartları yönünden, davanın usulden reddini, usule ilişkin nedenlerle, red edilmediği taktirde, davanın esastan reddini, davanın, müvekkil İdare yüklenicilerinden … A.Ş. & …A.Ş. İş Ortaklığı ve…A.Ş. ye ihbarını, % 20′ den aşağı olmamak üzere, davacı aleyhine ve İdare lehine kötü nivet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan…Ltd. Şti. vekilince sunulan dilekçesinde özetle; 08.10.2019 tarihinde, Şişli – … mah…. sok. No: … ve 26.08.2019 tarihinde ise Beylikdüzü – …Mah….Bulv. adreslerinde meydana geldiği iddia edilen hasarların, müvekkil şirketin sorumluluk sahası dışında bulunduğunu, dolayısıyla anılan adreslerde müvekkil şirketin her hangi bir çalışmasının bulunmadığını, 14.08.2019 tarihinde, Büyükçekmece, 19 Mayıs mah. Gazhane sok. adresinde yapılan çalışma sırasında, davacının alt yapı tesislerine, müvekkil şirket tarafından herhangi bir hasar verilmediğini, 05.10.2019 tarihinde, Büyükçekmece ilçesi, Ulus mah. Çatalca yolu adresinde meydana gelen hasarda, müvekkil şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, ekli belgelerden de görüleceği üzere, içme suyu şebeke hattı üzerinden… onayı ve izni alınmaksızın, davacı … tarafından elektrik hattı geçirildiği ve bu durumun ise su arızalarının tamirine engel teşkil ettiği, ayrıca can güvenliğini tehdit ettiğini, bu nedenle mevcut elektrik hatlarının deplase edilmesinin talep edilmesi nedeniyle, meydana gelen söz konusu olayda müvekkil şirkete yöneltilebilecek her hangi bir kusur bulunmadığı, nitekim davalı…cevap dilekçesinde de, … tarafından döşenen kabloların, ilgili yönetmelikte belirtilen usul ve esaslara göre döşenmediğinin tespit edildiği, dolayısıyla davalı …’ nin, …’ ın kusur ve sorumluluğuna ilişkin beyanlarına aynen katıldıklarını, 31.08.2019 tarihinde Beylikdüzü, … Mah. Olimpiyat cad. adresinde meydana gelen hasarla ilgili olarak ise müvekkil şirkete herhangi bir tebligat yapılmadığı gibi, davalı …cevap dilekçesinde; gerek Müvekkil şirket ve gerekse davalı – …’ nin söz konusu mahalde herhangi bir kazı çalışmasının olmadığı hususunun açıkça belirtildiği açıklanan nedenlerle, davanın reddi ile yargılama masrafa ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan … & …Yol – Vekilince sunulan dilekçede özetle; müvekkil şirketlerin, davalıyı zarara uğratan bir eylemi ve işleminin bulunmadığını, davacının, hem kusur hem de zarar yönünden, davasını ispatla Mükellef olduğunu, davacı şirket, dava dışı bir şirket eliyle hasarın giderimini sağladığını ifade ettiği, ancak davacının; dava konusu hasarın ederinden çok daha fazla bir bedelle, hasarı tazmin yoluna gittiğini, talep edilen miktarın, fahiş bir bedel olduğunu, Hasar tutanağı ve faturaya; dağıtılamayan enerji bedeli, etüd koordinasyon bedeli gibi afaki bedeller ile KDV yansıtıldığını, ancak anılan faturanın; müvekkil şirketlere iletilmediği … tarafından döşenen elektrik hatlarında; ayırt edici uyarıcılar veya dolgu malzemesi kullanılmadığını, ayrıca nezaretçi de bulundurulmadığını, kabloların ise fen ve imara aykırı bir şekilde ve korunmasız bir şekilde yer üstüne çok yakın bir şekilde döşendiği Müvekkil şirketler tarafından bakım – onarım işleri kapsamında kamu hizmeti kapsamında, … tarafından oluşturulan iş emirlerine istinaden kazı çalışmaları yapıldığını, müvekkil şirketler ile…arasında imzalanmış sözleşmeler gereği, kazı işlemi yapılacak Mahaller için, müvekkil şirketlerin; aralarında …’ ın da bulunduğu ilgili kurum ve kuruluşlardan ruhsat talep ettikleri, ancak…’ ın kazı yapılacak alandaki elektrik kablolarına ilişkin harita verilmeden, kazıya onay verildiği, … tarafından harita verilmediği sürece ise müvekkil şirketlerin, mahalden elektrik kablosu geçtiğini bilmesinin ise mümkün olmadığını, …Anonim Şirketi (…) Genel Müdürlüğünce hazırlanan…Şebekeleri Kabloları Montaj (Uygulama) Usul Ve Esaslarını içeren şartnameye göre ” … Standart kablo kanalı derinliğinin 80 cm olacağı, ancak zorunlu hallerde bu derinliğin en az 60 cm’ düşürülebileceği, çok zorunlu durumlarda ise özel koruyucu önlemler alınmak suretiyle kanal derinliğinin, en fazla 20 cm daha azaltılabileceği … Kablonun geçeceği yer saptanırken,…ve raylı sistemler vb. gibi tesislerin kabloları, kanalizasyon büzleri, su, gaz ve petrol boruları dikkate alınarak bunlarla en yakın kablo arasındaki uzaklığın, 50 cm den az olmayacak şekilde tasarlanması gerektiği … Kablo serildikten sonra üzerine tekrar 10 cm kalınlığında kum döşeneceği, son kum tabakası üzerine arada boşluk kalmayacak ve her iki yandan kabloyu 5 cm geçecek şekilde enine olmak şartıyla koruyucu elemanlar dizileceği, Koruyucu elemanların 20 cm üzerine kanal boyunca ikaz bandı serileceği, Kablo kanallarında kullanılacak koruyucu elemanların ise Tuğla – Beton plak veya bloklar -… bloklar ve bunlarla eşdeğer nitelikte malzemeler olabileceği … “ şeklindeki açık şartname hükümlerine rağmen, Davacı tarafından dosyaya sunulan hasara ait fotoğraflarda bile, davacı …’ ın elektrik kablolarını şartnameye uygun döşemediği ve bu kapsamda; kazı yapanlar için uyarıcı nitelikte, kırmızı şerit ve kabloyu saran dolgu tuğlanın bulunmadığı ve çoğu yerde kabloların, asfaltın hemen altından geçtiğinin görüldüğünü tüm bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın … açısından esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Mahkememizde davanın, İİK’ nun 67.maddesinde yer alan hükümlere dayalı olarak itirazın iptali davası olarak açıldığı anlaşılmıştır. .
Dava dilekçesinde yer alan İstanbul …İcra Müdürlüğü’ne ait takip dosyalarının celp edilerek incelenmiş, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan dava dilekçesinde, davacı şirkete ait tesislerde; farklı adres ve farklı tarihlerde meydana gelen hasarlara ilişkin olarak her bir hasar için ayrı ayrı davalı idare aleyhine icra takibi yapıldığı, takiplere itiraz edildiği, takip dosyalarının bir araya getirilerek itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce, icra takiplerinde tamamında borçlu olarak ve mahkememiz dosyasında ise davalı olarak … idaresi gösterilmiş, başka bir tarafa yer verilmemiş olsa da, gerek her bir hasarın farklı adreslerde ve farklı tarihlerde olması gerekse dava türünün özelliği nedeniyle mahkememizce icra dosyaları yönünden davanın tefrikine karar verilmiştir.
Öncelikle davalı idareye bakıldığında; 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 3. maddesine göre bu Kanunun uygulanmasında; Belediye, belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan, idarî ve malî özerkliğe sahip kamu tüzel kişisini ifade eder.
5393 sayılı Kanun’un “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14. maddesi şöyledir:
“Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla;
a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları (Bu Kanunun 75 inci maddesinin son fıkrası, belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler tarafından, orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları ile Devlete ait her derecedeki okul binalarının yapım, bakım ve onarımı ile tefrişinde uygulanmaz.); sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır. (Mülga son cümle: 12/11/2012-6360/17 md.) (…) (Ek cümleler: 12/11/2012-6360/17 md.) Büyükşehir belediyeleri ile nüfusu 100.000’in üzerindeki belediyeler, kadınlar ve çocuklar için konukevleri açmak zorundadır. Diğer belediyeler de mali durumları ve hizmet önceliklerini değerlendirerek kadınlar ve çocuklar için konukevleri açabilirler.
b) (…) Devlete ait her derecedeki okul binalarının inşaatı ile bakım ve onarımını yapabilir veya yaptırabilir, her türlü araç, gereç ve malzeme ihtiyaçlarını karşılayabilir; sağlıkla ilgili her türlü tesisi açabilir ve işletebilir; mabetlerin yapımı, bakımı, onarımını yapabilir; kültür ve tabiat varlıkları ile tarihî dokunun ve kent tarihi bakımından önem taşıyan mekânların ve işlevlerinin korunmasını sağlayabilir; bu amaçla bakım ve onarımını yapabilir, korunması mümkün olmayanları aslına uygun olarak yeniden inşa edebilir. (Değişik ikinci cümle: 12/11/2012-6360/17 md.) Gerektiğinde, sporu teşvik etmek amacıyla gençlere spor malzemesi verir, amatör spor kulüplerine ayni ve nakdî yardım yapar ve gerekli desteği sağlar, her türlü amatör spor karşılaşmaları düzenler, yurt içi ve yurt dışı müsabakalarda üstün başarı gösteren veya derece alan öğrencilere, sporculara, teknik yöneticilere ve antrenörlere belediye meclisi kararıyla ödül verebilir. Gıda bankacılığı yapabilir.
(Ek fıkra: 12/11/2012-6360/17 md.; Değişik: 12/7/2013-6495/100 md.) Belediyelerin birinci fıkranın (b) bendi uyarınca, sporu teşvik etmek amacıyla yapacakları nakdi yardım, bir önceki yıl genel bütçe vergi gelirlerinden belediyeleri için tahakkuk eden miktarın; büyükşehir belediyeleri için binde yedisini, diğer belediyeler için binde on ikisini geçemez.
(İptal fıkra: Anayasa Mahkemesinin 24/1/2007 tarihli ve E. 2005/95, K. 2007/5 sayılı Kararı ile. )
Hizmetlerin yerine getirilmesinde öncelik sırası, belediyenin malî durumu ve hizmetin ivediliği dikkate alınarak belirlenir.
Belediye hizmetleri, vatandaşlara en yakın yerlerde ve en uygun yöntemlerle sunulur. Hizmet sunumunda engelli, yaşlı, düşkün ve dar gelirlilerin durumuna uygun yöntemler uygulanır.
Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanı belediye sınırlarını kapsar.
Belediye meclisinin kararı ile mücavir alanlara da belediye hizmetleri götürülebilir.
4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu hükümleri saklıdır.
(Ek fıkra: 1/7/2006-5538/29 md.) Sivil hava ulaşımına açık havaalanları ile bu havaalanları bünyesinde yer alan tüm tesisler bu Kanunun kapsamı dışındadır.”
5393 sayılı Kanun’un “Gelecek yıllara yaygın hizmet yüklenmeleri” başlıklı 67. maddesi şöyledir:
“Belediyede belediye meclisinin, belediyeye bağlı kuruluşlarda yetkili organın kararı ile park, bahçe, sera, refüj, kaldırım ve havuz bakımı ve tamiri; araç kiralama, kontrollük, temizlik, güvenlik ve yemek hizmetleri; makine-teçhizat bakım ve onarım işleri; bilgisayar sistem ve santralleri ile elektronik bilgi erişim hizmetleri; sağlıkla ilgili destek hizmetleri; fuar, panayır ve sergi hizmetleri; baraj, arıtma ve katı atık tesislerine ilişkin hizmetler; kanal bakım ve temizleme, alt yapı ve asfalt yapım ve onarımı, trafik sinyalizasyon ve aydınlatma bakımı, sayaç okuma ve sayaç sökme-takma işleri ile ilgili hizmetler; toplu ulaşım ve taşıma hizmetleri; sosyal tesislerin işletilmesi ile ilgili işler, süresi ilk mahallî idareler genel seçimlerini izleyen altıncı ayın sonunu geçmemek üzere ihale yoluyla üçüncü şahıslara gördürülebilir.” hükmünün yer aldığı görülmektedir.
2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un “Kuruluş” başlıklı 1. maddesi şöyledir:
“(Değişik: 7/2/1983-KHK 56/1 md.; Aynen kabul: 23/5/1984 – 3009/1 md.) İstanbul Büyük Şehir Belediyesinin su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kurulu olanları devralmak ve bir elden işletmek üzere İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü kurulmuştur
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü bu Kanunda İSKİ olarak anılır.
Genel Müdürlüğün hizmeti, İstanbul Büyük Şehir Belediyesinin görev alanı ile sınırlıdır. Ancak, şehrin yararlandığı su kaynaklarının korunmasına ilişkin hizmetler, büyük şehir belediye sınırları dışında da olsa bu kuruluş tarafından yürütülür. Ayrıca Cumhurbaşkanı anasistem ile ilgili başka belediye ve köylerin su ve kanalizasyon işlerini de bu Genel Müdürlüğe verebilir.
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi, İstanbul Büyük Şehir Belediyesine bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluştur. İSKİ personeli 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabidir.”
“Görev ve yetkiler” başlıklı 2. maddesi şöyledir:
“İSKİ’nin görev ve yetkileri şunlardır:
a) İçme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının her türlü yeraltı ve yer üstü kaynaklarından sağlanması ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için; kaynaklardan abonelere ulaşıncaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak, bu projelere göre tesisleri kurmak veya kurdurmak, kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek,
b) Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılmasıiçin abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek,
c) Bölge içindeki su kaynaklarının, deniz, göl, akarsu kıyılarının ve yeraltı sularının kullanılmış sularlave endüstri artıkları ile kirletilmesini, bu kaynaklarda suların kaybına veya azalmasına yol açacak tesis kurulmasını ve bu tür faaliyetlerde bulunulmasını önlemek, bu konuda her türlü teknik, idari ve hukuki tedbiri almak,
d) Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak,
e) Her türlü taşınır ve taşınmaz malı satın almak, kiralamak, ekonomik değeri kalmamış araç ve gereçleri satmak,…’nin hizmetleriyle ilgili tesisleri doğrudan doğruya yahut diğer kamu veya özel kuruluşlarla ortak olarak kurmak ve işletmek, bu maksatla kurulmuş veya kurulmakta olan tesislere iştirak etmek,
f) Kuruluş amacına dönük çalışmaların gerekli kılması halinde her türlü taşınmaz malı kamulaştırmak veya üzerinde kullanmahakları tesis etmek.” olarak düzenlenmiştir.
Anayasanın 125. maddesinin yedinci fıkrası şöyledir: “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasının b bendinde; idari eylem ve işlemlerden dolayı hakları ihlal edilenler tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 42. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir: “(Ek fıkra: 15/8/2017-KHK-694/8 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/8 md.) İdari yargının görev alanına giren konularda ilamsız takip yoluna başvurulamaz.”
2004 sayılı Kanun’un Geçici 13. maddesi şöyledir:
“(Ek: 15/8/2017-KHK-694/9 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/9 md.)
İdari yargının görev alanına giren konularda, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce başlatılmış ilamsız icra takipleri hakkında, talep üzerine icra müdürünce 42 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca dosya üzerinden düşme kararı verilir ve karar alacaklıya resen tebliğ edilir. Alacaklı, düşme kararının tebliğinden itibaren yedi gün içinde şikayet yoluna başvurabilir. Düşme kararının kesinleşmesinden itibaren otuz gün içinde idari yargı merciinde dava açılabilir. Düşme talebinin reddine veya düşme kararı hakkındaki şikayetin kabulüne ilişkin karar kesinleşmeden takibe devam edilemez.
Birinci fıkra kapsamındaki ilamsız icra takipleri hakkında açılmış itirazın iptali veya itirazın kaldırılması davalarında talep üzerine, karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Tarafların yaptığı takip ve yargılama giderleri ile vekalet ücreti üzerlerinde bırakılır. Bu kararın kesinleşmesi üzerine takip dosyası icra müdürlüğüne iade edilir ve takip hakkında birinci fıkra uyarınca işlem yapılır.” hükmü mevcuttur.
6100 sayılı HMK 114.maddesinde dava şartları sayılmış, 115.maddesinde ise dava şartlarının incelenmesi düzenlenmiştir. Bu maddelere göre;
“Dava şartları şunlardır:
a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.
b) Yargı yolunun caiz olması.
c) Mahkemenin görevli olması.
ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.
d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu
hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.
e) Dava takip yetkisine sahip olunması.
f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip
olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.
10894
g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.
ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.
h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.
ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.
i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.
(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.
Dava şartlarının incelenmesi
MADDE 115- (1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her
aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri
sürebilirler.
(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.
Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre
verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle
usulden reddeder.
(3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark
edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse,
başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.
” hükmü yer almıştır.
Dosya kapsamı ve yukarıda belirtilen yasal mevzuat hep beraber değerlendirildiğinde, davacı ile davalı şirket arasında TTK 16/1 maddesi anlamında, sözleşmeye dayalı bir ilişki bulunmadığı, davanın, davalı idare tarafından altyapı çalışmaları sırasında, davacı şirkete ait tesislere verilen zararın tazmini amacıyla açıldığı, davalının sorumluluğunun asıl kaynağının, kamu hizmeti yürütülmesi esnasında verilen zarardan doğduğu, İSKİ’nin kuruluş amacı verdiği kamusal hizmet düşünüldüğünde tacir olarak nitelendirilemeyeceği, kamu hizmeti yürüten idarenin bu hizmeti yürüttüğü sırada verdiği zararın tazmini istemiyle açılan dava, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesinde hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının tespitini gerekeceği, davanın ise itirazın iptali davası olarak değil “Tam Yargı” davası olarak görülmesi gerektiği, ancak tam yargı davalarını görme yetkisinin adli yargı değil idari yargıya ait olduğu, HMK 114/1-b maddesine göre “yargı yolunun caiz olması” dava şartının mevcut olmadığı, ayrıca, Uyuşmazlık Mahkemesinin 05/04/2021 tarih, 2021/28 esas, 2021/144 karar sayılı, 29/11/2021 tarih, 2021/602 esas, 2021/612 karar sayılı, 27/12/2021 tarih, 2021/608 esas, 2021/680 karar sayılı yakın tarihli ilamları ile mahkememizde görülen dava ile aynı taraf ve nitelikte bulunan davalarda içtihat değişikliğine gidildiği, her ne kadar Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarının incelenen dosyalar ile sınırlı olduğu, doğrudan doğruya mahkememiz dosyasını etkilemeyeceği söylenebilirse de, yargı kararları arasında birliğin sağlanması ve hukuki güvenlik ilkesinin tesisi anlamında, Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarının mahkememizce kabul edilebileceği kanaatine varılarak, davanın yargı yolu dava şartı yokluğundan HMK.114/1-b ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davayı görmekte idari yargı yerleri görevli olduğundan davanın HMK 114/1-b ve 115/2 maddesi uyarıca dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gerekli olan 80,70 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 928,72 TL’den mahsubu ile artan 848,02 TL’nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve taktir olunan 4.006,35 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan gider avansının davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup anlatıldı.06/04/2022

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır