Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/147 E. 2021/197 K. 12.03.2021 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2021/147 Esas
KARAR NO:2021/197

DAVA:Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))
DAVA TARİHİ:01/03/2021
KARAR TARİHİ:12/03/2021

Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin çek hesabının bulunduğu bulunduğu … Şubesinin … IBAN numaralı hesabına ait 28/02/2021 keşide tarihli 75.000,00 TL meblağlı … seri numaralı çekin şirket yetkilisinin eli ürünü olmayan imza ile piyasaya sürüldüğünü çekin takas yolu ile sorulması ile haberdar olduklarını, çekin şirket yetkilisinin bilgisi dışında doldurulduğunu, hamil gözüken şirket ile ticari ilişkilerinin mevcut olduğunu ancak bu çekin verildiğinden şirket yetkilisinin bilgisi olmadığını, imza sirküleri ve çek üzerindeki imzanın incelenmesi neticesinde durumun çıplak göz ile de belli olacağını çeklerin kötü niyetli kişilerin eline geçerek zarara uğramamak için çeklerin üzerine ödeme yasağı konulmasını dava sonunda iptalini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
İstem, 6102 sayılı TTK.nun 818/s maddesi delaletiyle 757 ve devamı maddeleri kapsamında düzenlenen zayi nedeniyle çek iptaline ilişkin çekişmesiz yargı işidir. Bu nitelikteki davanın mutlak olarak çek hamili tarafından açılması gerektiği gerek yasadaki düzenlemeler ve gerekse de Yargıtay kararları ile belirgindir
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun kıymetli evrağa ilişkin düzenlemeleri içeren genel hükümler kısmında yer alan 651/1. maddesine göre, kıymetli evrak zayi olduğu takdirde mahkeme tarafından iptaline karar verilebilir. TTK’nın 651/2. maddesinde ise kıymetli evrakın zayi olduğu veya zıyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişinin, senedin iptaline karar verilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Yasanın kambiyo senetlerine ilişkin 759/1. maddesinde, poliçeyi eline geçiren kişi bilinmiyorsa, poliçenin iptaline karar verilmesinin istenebileceği, 818/1-s maddesinde ise, poliçeye ait iptal hükümlerinin çek hakkında da uygulanacağı ön görülmüştür.
Söz konusu yasal düzenlemeler uyarınca iptal davasının şartları; senedin zayi olması, senette yer alan hakkın halen mevcut olması, iptal talep edenin hak sahibi olması, senet zilyetliğinin yeniden iktisabının mümkün olmaması ve senedin kanunen iptali mümkün bir senet olmasıdır.
Somut olayda da istemde bulunan, dava konusu çekin müvekkilinin haberi olmadan doldurulduğunu, çek altındaki imzanın müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığını, çekin takas yoluyla sorulduğunu beyan ve kabul etmiş , buna ilişkin çek suretini de dosya arasına sunmuştur. Çek sureti üzerinde yapılan incelemede çekin keşidecisinin davacı şirket olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtildiği gibi çek iptali davasını keşidecinin açma imkanı yoktur .Diğer taraftan davacının iddiasının , dava konusu çekin sahte olarak imzası taklit edilerek düzenlenmiş olduğu da dikkate alındığında yapılması gereken iddia edenin davasını istirdat davası ya da menfi tespit davası olarak ikame etmesidir. Her ne kadar hukuki nitelemenin mahkemenin yapması gerekmekte ise de , eldeki davanın hasımsız olarak açıldığı anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK’nın 114/1-h maddesine göre, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartı olup, aynı yasanın 115/1 .maddesinde yer alan düzenlemeye göre de, mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. HMK’nın 115/2. maddesine göre, mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.
Hukukî yarardan maksat, davacının sübjektif hakkına hukukî korunma sağlanması hususunda mahkemeye başvurmasında hâlihazırda hukuken korunmaya değer bir yararının bulunmasıdır. Bir başka ifadeyle, davacı hakkına kavuşmak için, hâlihazırda mahkeme kararına muhtaç bir konumda değilse onun hukukî yararının Dava hasımsız olup HMK 320.maddesinde yer alan basit yargılama usulüne tabidir. HMK 320/1 maddesinde “Mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir.” hükmü yer almaktadır.
Yukarıdaki bilgiler ışığında tüm dosya kapsamında HMK 320/1. maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde Olayda son yetkili hamilin çeki iptal davası açılmadan ibraz ettiği anlaşılmakla , zayii nedeniyle iptal hükmü verilmesinde davacının hukuki yararı olmadığı anlaşılmakla , davanın hukuki yarar yokluğundan reddine şeklinde aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-DAVANIN HUKUKİ YARAR YOKLUĞU NEDENİYLE USÜLDEN REDDİNE,
2-Alınması gereken harç peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Artan avansın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.

Katip …

Hakim …