Emsal Mahkeme Kararı Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/526 E. 2022/667 K. 26.05.2022 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/526
KARAR NO : 2022/667
HAKİM : … …
KATİP : … …
DAVACI : … – …
VEKİLİ : Av. … – [1
DAVALI : … – …
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/06/2021
KARAR TARİHİ : 26/05/2022
KARAR YAZIM TARİHİ : 07/07/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin davalıdan 5.745,02-TL (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile) cari hesap alacağı mevcut olduğunu, müvekkilinin alacağını tahsil etmek amacıyla davalıyla defalarca görüşmüş olmasına rağmen borç ödenmemiş olduğunu, borcu ödemeyen davalı aleyhine 16/03/2020 tarihinde Bursa 15. İcra Müdürlüğü’nün 2020/3049 Es. sayılı icra dosyası ile takibe geçildiğini, davalı icra dosyasındaki borcun tamamına 04/09/2020 tarihinde itiraz etmiş olduğunu, davalının yapmış olduğu itirazın tamamen takip sürecini uzatmak için yapılmış olan kötüniyetli bir itiraz olduğunu, bu nedenlerle davalının icra müdürlüğü dosyasına yapmış olduğu itirazın reddine karar verilerek, % 20’den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, beyan dilekçeleri, Bursa 15. İcra Müdürlüğünün 2020/3049 sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 16/03/2020 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 29/08/2020 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 04/09/2020 tarihinde borca itiraz etmiştir.
Mahkememiz dosyasının yargılaması sırasında mali müşavir tarafından tarafların ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde inceleme yapılarak rapor düzenlenebilmesi için defter inceleme günü verilmiştir.
Mali müşavir bilirkişinin 03/02/2022 tarihli raporunda özetle: Davacının 2019-2020 yıllarına ait yasal defterleri olan Yevmiye, Defteri Kebir defterlerinin 6102 sayılı TK nu 64/3 maddesine ve 1 Sıra nolu Elektronik Defter Genel tebliğine göre aylık olarak alınması gereken beratlar süresinde alınmış olduğu, davalının defter ibraz etmemiş olduğu, davacının 2019- 2020 yıllarına ait yasal defter bilgilerine göre icra takip tarihinde icra takip tutarı ile uyumlu olarak davacının davalıdan 5.745,02 TL alacaklı olduğu mütalaa edilmiştir.
Davalıya usulune uygun defter inceleme gün ve saatini bildirir davetiye tebliğine rağmen ticari defterlerini ibraz etmemiştir.
Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen süreye rağmen davalı ticari defterlerini ibraz etmediğinden HMK 220 ve 222/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğu ve ticari defterlerinde davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir.
O halde yukarıdaki açıklamalar, yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı şirket ile davalı tacir arasında içki alım satımına dair ticari ilişkinin kurulduğu, davacı tarafından faturaların düzenlendiği malların teslim edildiği ancak bedelinin ödenmediği ileri sürülmüş olup taraflar arasında TTK m. 89 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın verilen süresi içinde ticari defterlerini sunmadığından bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğu, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayıldığı, bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğundan bu defterlerin HMK’ nın 220 ve HMK 222/3. Maddesi gereğince kabul edilebileceği, anlaşılmakla dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 03/02/2022 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek davacının 5745,02 TL alacaklı olduğu sabit olduğundan davanın kabulu ile takibin devamına, davacının icra inkar tazminat isteminin, davacının alacağının faturaya dayalı likit alacak olduğundan haksız olarak borca itiraz sebebiyle icra ve inkar tazminatı talebinin kabulune karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın kabulü ile davalının Bursa 15. İcra Müdürlüğünün 2020/3049 esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
2-İİK67. Maddesi uyarınca icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan alacağın %20 ‘s olan 1149 TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 392,44 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 118,70 TL’nin mahsubu ile bakiye 273,74 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Maliye Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL’nin davalıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi gideri 700,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 124,50 TL olmak üzere toplam 824,50 TL yargılama gideri ve 118,70 TL peşin harç olmak üzere toplam 943,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT’ye göre belirlenen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-HMK’nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda dava konusu uyuşmazlığın HMK 341. Maddesi uyarınca 2022 yılı itibariyle 8000 Tl kesinlik sınırı altında olduğundan kesin olarak karar verildi verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/05/2022

Katip …
¸E-imzalıdır.

Hakim …
¸E-imzalıdır.

Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır.
Aslının aynı olduğu tasdik olunur.
Katip …
¸E-imzalıdır.