Emsal Mahkeme Kararı Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/539 E. 2018/320 K. 19.03.2018 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/539
KARAR NO : 2018/320

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/06/2017
KARAR TARİHİ : 19/03/2018
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/04/2018
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP; Müvekkili şirket nezdinde …NUMARALI “Trafik Sigortasi Poliçesi” ile sigortalı bulunan ve davalının maliki olduğu … plakalı sayılı araç, 24/05/2015 tarihinde tedbirsiz ve dikkattsiz bir şekilde patlayan lastiğinin tamiri sırasında yolda yedek lastiğini unutmak suretiyle… plaka sayıı aracın maddi hasarlı olarak trafik kazası yapmasına sebebiyet verdiği, söz konusu kaza nedeniyle İstanbul …. İcra Müdürlüğü …1 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, itirazın iptali ile davalının haksız itirazından dolayı %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP; Müvekkili şirket aleyhine ikame olunan davada, yürürlükte bulunan Kanun hükümleri gereğince davacının dayandığı tüm delilleri ile iddia edilen her bir vakıanın hangi delille ispat edileceğini, bildirmiş ise tanık isim ve adresleri ile tanıkları ne hususta dinleteceğini açıklayarak davalı tarafa dava dilekçesi ile birlikte tebliğ ettirilmesi gerektiği, zamanaşımı İtirazının olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu sebeple davayı ve iddiaları kabul anlamına gelmemek kaydıyla, öncelikle davanın zamanaşımı nedeni ile reddini talep ettiği, yetki itirazı olduğu, adresinin ” … Mah., … Sok., No:… Bahçelievler/İSTANBUL” olduğundan yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, müvekkili aleyhine açılan hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz davanın reddine, haksız açılan icra takibi ve işbu dava sebebi ile davacı yanın % 20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE YARGILAMANIN ÖZETİ;
Dava TTK’nun 1301. Maddesi kasapmında davacının trafik kazası soncunda dava dışı zarar görene ödenen hasar bedelinin sigortalı davalıdan ZMMS kapsamında rücuen tahsili talebine ilişkindir.
Dosyaya delil olarak,
Davaya konu trafik kazasıyla ilgili olarak taraflar arasında “Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı” dosya arasına alınmıştır.Davaya konu aracın trafik sigorta poliçesi ,Araçların tescil bilgileri, Hasar dosyası ruhsat bilgileri, hasarla ilgili ekspertiz raporu, davacının ödemeye ilişkin ödeme dekontu dosya arasına alınmıştır. Kaza Raporu Tutanağı, Ekspertiz Raporu, Yetkili Servis Faturası eklenmiştir.
HMK 266.madde kapsamında hasar bedelinin uygunluğu ve kusur tespiti bakımından Hasar ve Kusur durumunun tespiti için alınan 27.11.2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle; “3… plakalı aracın sürücüsü, aracını Tünel içerisindeki emniyet şeridine park eder etmez, geriden gelen araçları uyarmak için Tünel girişine reflektör veya flaşör lamba koymuş olsa, dava konusu trafik kazasının meydana gelmeyeceği aşikardır. Bu nedenle 2918 sayılı KTK’nun 47/d ve 81/a,d maddelerine aykırı hareket eden davalı firmaya ait … plaka sayılı araç sürücüsünün, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde %75 oranında ASLİ KUSURLU olduğu ” yönünde rapor düzenlemiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillere göre uyuşmazlık davacı sigorta şirketinin ZMMS genele şartları kapsamında A.6. TEMİNAT DIŞINDA KALAN HALLER maddesine göre davacının sigortalısına zarar görene ödediği bedelden dolayı davalı sigortalı işletenden rücu hakkının bululup bulunmadığı noktasındadır.
Dava, TTK 1483.maddeye göre Zorunlu Mali Sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, TTK.nun 1301. maddesi hükmüne dayalı olarak, davalının işleten ve dava dışı sürücüsü olduğu araç ile davacı şirket nezdinde sigortalı aracın karıştığı kaza nedeniyle, dava dışı zarar görenlere ödenen hasar bedelinin tazmini isteminde bulunmuştur. Öncelikle belirtmek gerekir ki, TTK.nun 1301. maddesinde yer alan halefiyet ilkesine dayanan rücu hakkının doğabilmesi için geçerli bir sigorta sözleşmesi teminatı kapsamında yapılmış bir ödemenin olması gerekmektedir. Eldeki olayda, araç ZMMS sigorta poliçesi ile sigortalıdır. Davacı sigorta şirketi rizikonun gerçekleşmesi ile sigortalısının uğradığı zararı tazmin ederek, sigortalının halefi durumuna geçmiştir.
Davalı işleten şirket yönünden ise 2918 sayılı Karayolları Trafik kanunu’ nun2918 sayılı KTK.nun 85/1. maddesine göre , “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüs unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüs sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”
Davalı şirket sürücünün Yasanın 85/Son maddesine göre, işleten, araç sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu açıktır.
Soruşturma aşamasında ve mahkememizde tanıklar olayla ilgili dinlenmiş buna göre
Talep, ZMSS sözleşmesine dayanılarak sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin sürücünün olay yerini terk sebebi ile hasarın oluştuğunun tespit edilmesi sebebi ile rücuen tazminat talebi olduğu dikkate alındığında Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı KTK’nın 95/2 maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur.
Kural olarak Davacı sigorta şirketi poliçe kapsamında davaya konu bedeli üçüncü kişiye ödediğine göre söz konusu bu bedeli KTK’nın 95 ve poliçe genel şartlarının 4 C maddesine göre araç maliki sigortalıya rücu etme hakkına sahiptir.
Davacı teminat dışı hal hususuna dayanmış olup TTK’nun 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Toplanan delilere göre kaza tespit tutanağı gelen yazı cevapları dikkate alındığında davalıya ait araç sürücüsünün olayda asli kusurlu olduğu anlaşılmış olsa da ZMMS poliçesi kapsamında davacı üçüncü kişilere verilen zararları karşılamakla yüküm olduğu sabit olup ancak ZMMS genel şartlarında belirtilen hallerde sigortalısına rücu imkanı bulunmakta olup davaya konu olayda ise davalı sürücüsünün iddiasıyla eldeki dava açılmış ise de tedbirsiz ve dikkattsiz bir şekilde patlayan lastiğinin tamiri sırasında yolda yedek lastiğini unutmak suretiyle … plaka sayıı aracın maddi hasarlı olarak trafik kazası yapmasına sebebiyet verdiği zarar sebebiyle talepte bulunmuş ise de olayın alkol etkisiyle meydana geldiği ya da sigortalı sürücüsünün kaza yerini terk ettiği gibi durumlar dışında sırf kazaya dikkatsiz şekilde davranıp zarar sebep olduğu tedbirsizlikle taksirle meydana gelişi sürücünün kastına ilişkin bir durum olmadığı gibi teminat dışı hal olan kasıtlı bir yelem de söz konusu olmadığı gelen tutanak ve olayın oluş şekline göre anlaşılmış olup kazadan kaçma delilleri yok etme gibi kusurlu bir davranış içinde olmadığı gibi Rizikonun Zorunlu mali sigortası teminatı kapsamında olmadığını ispat külfeti M.K.’nun 6 ve TTK.nun 1281/2.maddeleri uyarınca davalı sigorta şirketine aittir. Somut olaya göre sürücünün kaza anındaki tedbirsiz davranışı ZMMS genel şartlarına göre teminat dışı kalmasına neden olmayacağından davalının ödenen bedelden sorumlu tutulamayacağı anlaşılara kanaatine varılarak davanın reddine ve davacının takip yapmakta kötü niyeti olmadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin de reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın esastan REDDİNE,
2-Şartlar oluşmaması nedeniyle davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Yargılama harç ve giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına
4-492 sayılı harçlar yasası uyarınca alınması gereken 35,90 TL karar harcından daha önce yatırılan peşin harçtan mahsubu ile bakiye 235,55 TL harcın karar kesinleştiğinde TALEP HALİNDE davacıya iadesine
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. hükümleri uyarınca 2180 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Kullanılmayan gider avansı konusunda HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra karar verilmesine
6-HMK’nun uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereği talep halinde gerekçeli kararın tebliğine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/03/2018

Katip …
e-imzalıdır.

Hakim …
e-imzalıdır.