Emsal Mahkeme Kararı Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/381 E. 2023/395 K. 25.04.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/381 Esas
KARAR NO : 2023/395

DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 19/04/2023
KARAR TARİHİ : 25/04/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/05/2023

Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Bakırköy … İcra Müdürlüğünce ….. İflas sayılı dosyasında yapılan sıra cetveli ilanı 15.04.2023 tarihinde tarafına tebliğ edildiğini, müvekkilinin alacak kayıt talebi hakkında pay ayrılmadan sadece kaydın ihtilaflı olarak belirtilerek 4. sıraya alınmasına karar verildiğini, ancak müvekkilinin alacağı hakkında pay ayrılması gerektiğini, müvekkili borçlu müflis şirketten 01.05.2014 tarihli Konut Satım Sözleşmeleri ile “İstanbul İli, …. İlçesi, …. Köyün’de kain … nolu adada yer alan … projesindeki … Blok 1. KAT 20 nolu bağımsız bölüm ile …. Blok 14. KAT 279 nolu bağımsız bölümü” satın aldığını ve ayrıca satın alınan konutların ince işlerinin de davalı şirketçe yapılması bakımından taraflar arasında 19.03.2017 tarihli İnce İşler Yapım Sözleşmeleri akdedildiğini ve müvekkili alacaklı, sözleşmeler uyarınca tüm borçlarını zamanında ifa ettiğini, borçlu müflis şirket ise, konut satış sözleşmesine göre satmış olduğu taşınmazların tapu kaydını müvekkiline ipotek ve hacizden arındırılmış şekilde devredip borcunu ifa etmediğinden Bakırköy (…) Tüketici Mahkemesi … E. Sayılı dosyası ile taşınmazların takyidatlardan arındırılmış şekilde müvekkili adına tescili talebi ile tapu iptal ve tescil davası açıldığını, ikame etmiş olduğu tapu iptal tescil davası derdest olup bu güne kadar 2. Alacaklılar toplantısını beklediğini, bu dava kabul edildiği takdirde müvekkili hakkına kavuşmuş olacağını ancak davanın bir nedenle reddine karar verilmesi halinde ise eğer masada pay ayrılmamış ise yapmış olduğu ödemeleri de geri alamayacağı için müvekkilinin telafisiz şekilde mağdur olacağını, masaya kayıt talebinde müvekkilinin yaptığı ödemelerin “…. Kozanın borcu yoktur yazıları” sunularak sabit olduğu, bu sebeple müvekkili adına pay ayrılması ve payın nemalandırılması, tapu iptal tescil davasının beklenilmesini talep etmesine rağmen müvekkili hakkında pay ayrılmaması mağduriyete sebebiyet vereceğini, iflas masasına alacak kayıt talep dilekçesinde, toplam 890.257,00-TL alacak bildirildiğini beyanla, açıklanan nedenlerle müvekkilinin alacağı hakkında alacak kayıt talebi doğrultusunda açmış olduğu Bakırköy (…) Tüketici Mahkemesi …. E. sayılı dava sonuçlanana/kesinleşene kadar müvekkilinin alacağı bakımından iflas masasında pay ayrılmasına ve ayrılan payın en yüksek faiz ile nemalandırılmasına, ayrılan paya iflasın açılmasıyla birlikte İİK 196. maddesi uyarınca faiz işletilmesine, tapu iptal tescil davasının reddi halinde masanın bu alacağı ödemeye mahkum edilmesine, sıra cetvelinin buna göre düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
İflasın derdest davalara etkisi İcra ve İflas Kanunu’nun 194’üncü maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasına göre:
“Acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir.”
Bu ilkeler ve yasal düzenlemelerin bir arada değerlendirilmesinden ortaya çıkan sonuç şudur: Derdest bir alacak (veya itirazın iptali) davası bulunan alacaklı davalının iflası üzerine (alacağını masaya yazdırmak zorunda olmaksızın) davasına devam edebilir ve dilerse alacağının masaya kaydı için de başvurabilir. Davacının masaya başvurması başlı başına davayı konusuz bırakmaz; bu ancak alacağın nizasız olarak masaya kaydıyla mümkündür.
Davacı davasına devam etmek istiyorsa mahkeme yargılamayı ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonrasına kadar ertelemelidir. Nitekim İcra ve İflas Kanunu’nun 224’üncü maddesinde birinci alacaklılar toplanmasının görevleri arasında “muallak davalar” hakkında acele karar verilmesi de sayılmıştır. Esasen derdest davaların ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonrasına kadar duracağına dair yasal düzenleme ile (İİK.m.194/I) masa tarafından neticelendirilmesine lüzum görülmeyen iddiaların ve bu arada müflisin davacısı olduğu derdest davaların takibinin, ikinci alacaklılar toplanmasında hakkı isteyen alacaklıya devrolunmasına dair düzenleme (İİK.m.245) birlikte değerlendirildiğinde, anılan davaların olduğu gibi devam edeceğinin yani sıra cetveline itiraza dönüşmeyeceği hususunun yasa koyucu tarafından da benimsendiği anlaşılmaktadır. Bu düzenlemenin maksadı şudur: İkinci alacaklılar toplanması derdest davanın haklı olduğunu ve daha fazla gidere sebebiyet verilmemesi için bunun cetvele kabulüne karar verebilir. Beklemenin amacı da bu iradenin ne şekilde oluştuğunun görülmesidir.
Alacaklı eğer alacağını masaya yazdırmak için iflas idaresine başvurmuşsa iflas idaresi bu alacak hakkında red kararı vermeyip, bunu masaya “nizalı alacak” olarak kaydetmelidir zira ortada zaten derdest bir dava bulunmaktadır ve müflisin yerine iflas idaresince takip edilecek bu dava sonucunda verilecek karar doğrudan masaya etki edecektir. Davanın kabulü halinde niza kaydı silinecek ve bu tutar masaya kabul edilmiş olacak, davanın reddi halinde ise alacak tamamıyla sıra cetvelinden çıkartılacaktır. Bu çerçevede varılan sonuç iflas tarihinde derdest bulunan ve konusu masayı ilgilendiren bir mal ya da hak olan davaların aynen (=tür değiştirmeksizin) devam edeceğidir.
Bu noktada derdest davanın sıra cetveline itiraz davasına dönüşeceği ve dönüşmeyeceği olasılıkları çerçevesinde yapılacak yargılama ve davanın sonunda verilecek hükmün niteliği ile bunun masaya ne şekilde kaydedileceği üzerinde de durulmalıdır.
Konusu para alacağı olan derdest davaların sıra cetveline itiraz davasına dönüşeceği kabul edildiğinde ortaya çıkan ilk sorun mahkemenin görevi noktasında olacaktır. Sıra cetveline itiraz davalarında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi iken dava diğer mahkemelerde görülürken davalının iflası halinde söz gelimi sulh hukuk ya da tüketici mahkemesi görevsizlik kararı veremeyecektir.
Ortada derdest bir alacak davası varken borçlu iflas ettiğinde alacaklı masaya başvurmuş ve iflas idaresi alacağı nizalı yazmak yerine reddetmişse bu noktada alacaklı yeni bir sıra cetveline itiraz davası açmak durumunda değildir. Zira iflas idaresi yeni bir hasım olmayıp, iflas masasının yasal temsilcisi olması sıfatıyla davacının karşısında konumlanmıştır. Geniş haklar bahşeden bir alacak davası varken, aynı hukuki sebebe ve aynı konuya dayalı açılacak ve aslında daha az hak bahşeden sıra cetveline itiraz davası açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23.Hukuk Dairesi, 22/03/2023 tarih, 2023/604 Esas, 2023/546 Karar; Yargıtay 23.Hukuk Dairesi, 07/03/2019 tarih, 2016/3076 Esas, 2019/918 Karar)
Mahkememiz 24/04/2023 tarihli tensip tutanağı ile Bakırköy … Tüketici Mahkemesi’nin …. esas sayılı dosyasının ve davacı tarafın alacak kayıt başvurusunun istenilmesine karar verilmiş ise de dava dilekçesindeki anlatım dikkate alınarak davacı tarafın kayıt kabul istemine konu alacağının Bakırköy …. Tüketici Mahkemesi’nin …. esas derdest dava dosyasında yargılamasının devam ettiği sonucuna varılmakla belirtilen müzekkere cevapları beklenilmeden karar verilmiştir.
Davacı taraf, Bakırköy …. Tüketici Mahkemesi’nin …. esas sayılı dosyasına konu edilen talep yönünden de işbu davayı açtığı, devam eden dava dosyaları mevcut iken aynı alacağın bu kez de sıra cetveline itiraz davasına konu edilemeyeceği, davacı tarafın bu talepleri yönünden hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN HUKUKİ YARAR YOKLUĞU SEBEBİYLE REDDİNE,
1-Alınması gereken harç peşin alındığından tekrar alınmasına yer olmadığına,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/04/2023

Katip …
¸

Hakim ….
¸