Emsal Mahkeme Kararı Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/496 E. 2020/570 K. 16.09.2020 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/496
KARAR NO : 2020/570

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 09/07/2019
KARAR TARİHİ : 16/09/2020
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/09/2020

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı firmanın kendisine ait servis aracı ile davalı firmaya personel taşıma hizmeti karşılığında 8 adet fatura kesildiğini, davacı firmanın Gaziosmanpaşa … İcra Müdürlüğünün …. esas sayılı dosyasında icra takibini başlattığını, davalının yetkiye ve borca itirazı üzerine tekrar Bakırköy …. İcra Müdürlüğünün …. Esas sayılı dosyasında başlattığını, davalının borca itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, 30/04/2019 tarihinde …. esas sayılı arabuluculuk dosyası ile de herhangi bir anlaşmaya varamadıklarını ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, icra takibinin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatı, vekalet ücreti, arabuluculuk ve yargılama giderlerinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi ve eklerinin davalıya tebliğ edildiği, davalının cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, cari hesap sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK’nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Usulüne uygun duruşma açılmış, takibe konu icra dosyası, faturalar ve ticari defter kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re’sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bakırköy …. İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı firmanın Gaziosmanpaşa …. İcra Müdürlüğünün … esas sayılı dosyasında icra takibi başlatmış fakat davalının yetkiye ve borca itirazı üzerine tekrar Bakırköy …İcra Müdürlüğünün …. Esas sayılı dosyasında başlatılmış fakat davalı firmanın borca itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.
Davacının davalıya hizmet verip vermediği, takibe konu faturalardan dolayı alacağı olup olmadığına ve alacak miktarının belirlenmesi için davacı defterlerinde HMK 222.maddesi uyarınca bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi …. tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; davacı tarafından ibraz edilen 2017 ve 2018 yılı işletme ticari defterlerinin usulüne uygun bir şekilde açılış kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, ticari defter kayıtlarının birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, ticari defterlerinin davacı lehine delil niteliğinin mahkememiz takdirinde olduğu, davacı ticari defterlerinde, icra takip tarihi itibariyle dava konusu edilen faturalardan 3’nün kapalı diğerlerinin açık fatura olduğu, davacının davalıdan 14.733,00 TL alacaklı olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil teşkil etmesi, tacirin tutmakla yükümlü olduğu ticari defterlerin kendisi lehine kanıt teşkil etmesi, her iki tarafın da defter tutma yükümlüsü olmasına, uyuşmazlığın her iki tarafından defterlerine kaydetmesi gereken ticari bir işle ilgili olmasına, tutulması gereken tüm defterlerin tutulmuş olmasına, defterlerin usulüne uygun tutulmasına ve onaya tabii defterlerin onaylatılmış olmasına, defterlerdeki kayıtların birbirini teyit etmesine, defterlere dayanarak ispat edilmek istenen iddianın da karşı taraf delillerince çürütülememiş olmasına, defterlerine dayanan tarafın yemin etmiş olmasına bağlıdır.
Fatura ticari ilişkilerde ispat vasıtalarından birisidir. Bir faturanın borç doğurabilmesi için öncelikle faturanın karşı tarafa tebliğ ve teslim edilmesinin ispatı gereklidir. Faturadan dolayı alacaklı olduğunu ispat yükü davacı taraftadır.
Davanın niteliği gereği fatura tesliminin ispatı zorunludur. Yargıtay 19.HD.’nin 2010/9165 E. ve 2011/4317 K. sayılı ilamında; somut olayda, davalı akdi ilişkiyi inkar ettiğine göre, davacının akdi ilişkinin varlığını usulüne uygun delillerle ispat etmesi gerekir.Fatura düzenlenmesi tek başına akdi ilişkinin varlığını kanıtlamaya yeterli değildir,,.”,Yargıtay 19. HD.’ nin 2005/3425 E. ve 2005/12441 K, sayılı ilamında; ” Fatura, tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. Bu durumda davacının dava konusu malların davalıya satıp teslim ettiğini yazılı delille kanıtlama yükümlülüğü bulunmaktadır. ”Yargıtay 3.HD.’nin 2002/597 E. ve 2002/1240 K, sayılı kararında; “Davada, delil olarak sadece davalı Telekom ‘dan celbedilen fatura ve kayıtlara dayanılmıştır. Fatura, tek başına alacağın varlığını ispata yeterli olamaz. Denilmek suretiyle faturanın tek başına borç ilişkisini kanıtlamaya yeterli olmadığı sonucu belirtilmiştir.
Davalıdan talep ettiği alacak miktarı oranında alacaklı olduğunu ispat etme külfeti davacıda olup davacı tarafından kesilen faturanın davalıya teslim edildiği usulüne uygun deliller ile kanıtlanamadığından ve davacı vekili açıkça yemin deliline dayanmadığından yemin delili hatırlatılmadan ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 54,40 TL maktu ilam ve karar harcının davacı tarafından peşin yatırılan 169,93 TL harçtan mahsubuna, artan 115,53 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerine BIRAKILMASINA,
4-Gider avansından artan olur ise karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
5235 sayılı Kanunun geçici 2’nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri’nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete’de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360’ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı ve davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı. 16/09/2020

Katip …
¸e-imza

Hakim …
¸e-imza