Emsal Mahkeme Kararı Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/570 E. 2020/1015 K. 10.12.2020 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/570 Esas
KARAR NO : 2020/1015

DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 10/05/2018
KARAR TARİHİ : 08/12/2020
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkilinin daha önce çalıştığı iş yerine haciz ihbarnamesi geldiğinin kendisine haber verilmesi üzerine kendisi hakkında bir icra takibi yapıldığından haberdar olduğunu, Bakırköy ….. İcra Dairesi’nin …… Esas nolu takip ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapıldığını, takibe dayanak olarak 18/04/2015 günlü ….. seri nolu çekin gösterildiğini öğrendiğini, takibe dayanak çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, ödeme emrinin müvekkilinin eline geçmemiş olduğu için süresinde icra hukuk mahkemesinde imzaya itiraz edilmediğini belirterek, takibin tedbiren durdurulmasına, takibe konu çekteki imzanın müvekkiline ait olmaması nedeni ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Bakırköy …….İcra Müdürlüğünün …… esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının …… Tekstil İnş.San.Tic.Ltd.Şti borçluların …… Su ve Orman Ür.İnş.Gıda.Tar.San.Tic.ve Ltd.Şti, …… Su Ürünleri Gıda.Tar.Hayv.İnşaat.San.Tic.Ltd.Şti, …, …… ve …… olduğu, takibin kambiyo senetlerine özgü takip olduğu, takip dayanağının …… bank A.Ş …… şubesine ait ……. seri no’lu 19.635,00 TL’lik 18.04.2015 keşide tarihli çek olduğu, takip çıkış tutarının 21.877,69-TL olduğu görülmüştür.
Dosya Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş olup, …… bank …… Şubesi’ne ait 18/04/2015 keşide tarihli, 19.635,00 TL bedelli çekte ciranta … imzasının davacının eli ürünü olup olmadığı hususunda rapor aldırılması talep edilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen ……. no.lu 12/11/2020 tarihli raporda; inceleme konusu çekin arka yüzünde 3. Ciranta “……. .” kaşe izi zerinde yer alan imza ile …’ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla …’ın eli ürünü olmadığı hususları belirtilmiştir.
Dava dilekçesi, taraf beyanları. bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı taraf, çekte yer alan cirodaki iş yeri kaşesi üzerindeki imzanın sahte olduğu iddiasında bulunmuştur.
Bir çek üzerinde bulunan imzanın sahte olması halinde imza sahibinin bu çek ile bağlı olamayacağı sonucuna varmak gerekir. Elbette bu durum diğer imzaların sıhhatini etkilemediği halde kendisine imza atfedilen şahsen sorumlu olmasını ise engeller .
Esasen çekteki imzanın sahte olduğunun açıklanmış olması imza atfedilen kişi tarafından ileri sürülen bir def’i niteliğindedir. Bu def’inin niteliği ve imzanın sahte olmasına dayanılmış olması, bu def’in herkese karşı ileri sürülmesinin mümkün kılan bir def’idir. Nitekim doktrinde dahi kambiyo evrakı niteliğindeki belgede yer alan imzanın sahte olması halinde ileri sürülen definin herkese karşı ileri sürülebilen bir defi olduğu kabul edilmektedir.(Prof Dr. Oğuz İmregün, Kara Ticaret Hukuku Ders kitabı )
Açıklanan durum karşında davalı şahsın iyi niyetli olması dahi herhangi bir önem arzetmeyecek olup, bu def’inin adı geçen davalıya karşı ileri sürülmesi de yasal olarak mümkün olacaktır.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda yargılama konu çek üzerindeki imzasının davacının eli ürünü olmadığının belirtildiği görülerek, davacının çek sebebiyle borçlu olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KABULÜ İLE;
-Bakırköy …. İcra dairesinin …… esas sayılı takip dosyasındaki takibe esas 18/04/2015 keşide tarihli ….. bank ….. Şubesine ait ……. nolu 19.635,00-TL miktarlı çek yönünden borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2- Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 1.341,26 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 335,32 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.005,94 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYİ İRAD KAYDINA,
– Davacı tarafça yatırılan 376,42 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3- Davacı tarafından sarf edilen 519,60 TL ATK fatura ücreti, tebligat ve posta masrafı yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
– Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın (ATK fatura ücreti olan 310,00 TL ödendikten sonra) karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
4- Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1 maddesi uyarınca tayin ve takdir olunan 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.’nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluklarında karar verildi. 08/12/2020

Katip …
¸e-imza

Hakim …
¸e-imza